DOLAR 46,2586 0.12%
EURO 53,5643 -0.18%
ALTIN 6.256,23-0,02
BITCOIN 29341112.70608%
Lefkoşa
°

SABAHA KALAN SÜRE

“VİLAYETLEŞTİRME POLİTİKASININ  SON ÖRNEĞİ”

“VİLAYETLEŞTİRME POLİTİKASININ SON ÖRNEĞİ”

4’ncü cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Avrupa Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şener Levent’in Kıbrıs’tan alınıp Türkiye’de hapsedilmek istenmesinin ülke olarak getirildiğimiz noktanın özeti olduğunu söyledi

ABONE OL
11 Temmuz 2025 08:27
“VİLAYETLEŞTİRME POLİTİKASININ  SON ÖRNEĞİ”
0

BEĞENDİM

ABONE OL
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2023/03/alt.jpeg
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2024/03/300-x-250-1.jpg

4’ncü cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, bizim hukuk mevzuatımızın buna engel olduğunu, ancak kendi Anayasasını bile çiğneyen bir rejimin söz konusu olduğunu belirtti

 

 

Bize bakış açısının, “Türkiye’nin herhangi bir yerinde rejime karşı ağzını açan, iki satır eleştiri yazan içeri sokulduğu gibi “Kıbrıs vilayetinde” de aynısı olacaktır” şeklinde olduğunu söyleyen Akıncı, Burası ayrı devletmiş, ayrı kurumları varmış, hem de iki devletli çözüm isteniyormuş vs. Hepsi hikaye. Daha önce de birçok defa ifade ettiğim gibi gerçekte yürürlükte olan bir vilayetleştirme politikasının Bu da son örneklerden biri” dedi

 

 

Akıncı, “Henüz ayakta kalmayı başarabilmiş Kıbrıslı Türk sivil toplum örgütlerine, kendi yazarına çizerine ve aslında kendi toplumsal geleceğine sahip çıkmak için her zamankinden çok görev düşüyor” diye konuştu

 

 

 

Yeni Bakış

 

4’ncü cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Avrupa Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şener Levent’in Kıbrıs’tan alınıp Türkiye’de hapsedilmek istenmesinin ülke olarak getirildiğimiz noktanın özeti olduğunu söyledi.

 

4’ncü cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı:

“Burası ayrı devletmiş, ayrı kurumları varmış, hem de iki devletli çözüm isteniyormuş vs. Hepsi hikaye”

 

“Ne kadar güncel siyasetin dışında olsanız da bazı olaylar vardır ki sessiz kalmanız mümkün değildir. Şener Levent’in Kıbrıs’tan alınıp Türkiye’de hapsedilmek istenmesi de böyle bir durumdur ve getirildiğimiz noktanın özeti gibidir. Eminim “Bu kadarı da olmaz” diyenlerimiz çoktur ve zaten bizim hukuk mevzuatımız buna engeldir. Ancak unutmayalım, kendi Anayasasını bile çiğneyen bir rejim söz konusudur ve bize bakış açısı da şöyledir: Türkiye’nin herhangi bir yerinde rejime karşı ağzını açan, iki satır eleştiri yazan içeri sokulduğu gibi “Kıbrıs vilayetinde” de aynısı olacaktır. Burası ayrı devletmiş, ayrı kurumları varmış, hem de iki devletli çözüm isteniyormuş vs. Hepsi hikaye. Daha önce de birçok defa ifade ettiğim gibi gerçekte yürürlükte olan bir vilayetleştirme politikası. Bu da son örneklerden biri. Henüz ayakta kalmayı başarabilmiş Kıbrıslı Türk sivil toplum örgütlerine, kendi yazarına çizerine ve aslında kendi toplumsal geleceğine sahip çıkmak için her zamankinden çok görev düşüyor.”

 

 

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman:

Levent’in Türkiye Cumhuriyeti’ne iadesi hukuken mümkün değildir

 

“Sn. Şener Levent ile ilgili mahkeme kararı dolayısıyla yürütülen tartışmaları takip ediyorum.

Hukuken tartışma konusu olmayan bir ilkeyi bir kez daha hatırlatmakta yarar görüyorum. Bir KKTC vatandaşının suç sebebiyle Türkiye Cumhuriyeti’ne veya başka bir ülkeye verilmesi söz konusu değildir. Nitekim bu ilke Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 38. maddesinde de düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, “Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez”.

Dünyanın pek çok ülkesinde geçerli olan bu ilkenin Sn. Şener Levent için de geçerli olduğu yalnızca ilkesel bazda değil, mevzuat ve uygulama bazında da açık ve tartışmasızdır. Dolayısıyla Sn. Levent’in söz konusu mahkeme kararı çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti’ne verilmesi (iadesi) hukuken mümkün değildir.”

 

 

Avukat Mine Atlı:

“Bu resmen devlet eliyle tacizdir”

 

“Şener Levent elbette ki hukuken iade edilemez. Bakanlar Kurulu’nun deport kararları hiç bir zaman mevzuata aykırı olmaz dememiz mümkün olmadığı gibi, bu durumda onların bile kendi vatandaşlarını T.C’nin talebi üzerine iade edebileceklerini düşünmüyorum.

Ancak bu yazının Şener Levent kadar deneyimli ve güçlü bir gazeteci üzerinde bile yarattığı tahribatı göz ardı etmemeliyiz. Bu resmen devlet eliyle tacizdir.

Ne yazık ki bu taciz sadece TC tarafından yapılmıyor, Afrika ve ekibi KKTC Savcılığı sayesinde adeta KKTC’nin ceza mahkemelerinin müdayimleridirler.

Sirkat zanlılarının, şiddet zanlılarının arasında, kalemi dışında silaha sarılmayan bu insanlar gazetelerinden koparılıp mahkeme koridorlarına hapsoluyor.

Sadece T.C’nin değil kendi elimizle yaptığımız bu tacize de artık son verilmeli.”

 

 

Barolar Birliği Başkanı Esendağlı:

“Şener Levent’in Türkiye’ye iade edilmesi ve/veya geri verilmesi mümkün değildir”

 

“Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, Gazeteci Şener Levent’in “TC Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla Ankara’da 1 yıl hapis cezasına çarptırılmasına ilişkin açıklama yaparak “KKTC vatandaşının Türkiye’deki bir mahkemede verilmiş mahkumiyet kararı sebebiyle Türkiye’ye iade edilmesi ve/veya geri verilmesi mümkün değildir” dedi.

Esendağlı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

Güncel bir bilgilendirme:

KKTC ve TC Arasındaki Hukukî, Ticarî ve Cezaî Konularda Adlî Yardımlaşma, Tanıma ve Tenfiz, Suçluların Geri Verilmesi ve Nakli Sözleşmesi’nin 36. Maddesine göre geri verilmesi talep edilen kişi, istenilen ülkenin vatandaşı ise geri verilme talep kabul edilemez.

Dolayısı ile Şener Levent veya başka herhangi bir KKTC vatandaşının Türkiye’deki bir mahkemede verilmiş mahkumiyet kararı sebebiyle Türkiye’ye iade edilmesi ve/veya geri verilmesi mümkün değildir.”

 

 

CTP Milletvekili Asım Akansoy:

“Kendi vatandaşını iade etmeyi aklından bile geçirmek, kendini inkar etmek demektir”

 

“Şener Levent’in, kendi hukuk sistemimizde beraat etmiş olduğu davalara rağmen Türkiye’de yeniden yargılanması ve hakkında tutuklama ile iade talebinde bulunulması, hukukun en temel ilkelerine açıkça aykırı olup, tam anlamıyla bir hukuk garabetidir.

Hiçbir gerekçe, bu hukuksuzluğu mazur gösteremez. Toplumu gerilime sürükleyen, kendi kurumsal gücünü yok sayan, düşünce ve ifade özgürlüğünü hedef alan bu ve benzeri uygulamalara karşı, özellikle “egemen devlet” iddiasını yüksek sesle dile getirenlerin, yurttaşlarının temel haklarına sahip çıkma sorumluluğu bulunmaktadır. Kendi vatandaşını iade etmeyi aklından bile geçirmek, kendini inkar etmek demektir.

Hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ve insan haklarına her zamankinden fazla ihtiyaç duyduğumuz bu dönemde, adaletin siyasi hesaplara alet edilmesine izin vermemek hepimizin ortak sorumluluğudur.

Bu çerçevede dayanışmamı bildirir, hukukun çiğnenmesine asla sessiz kalmamamız gerektiğini belirtmek isterim.”

 

 

 

KİEF Başkanı Güven Bengihan:

Türkiye’deki yargı düşünce ve ifade özgürlüğünü hazım edemiyor

 

Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası Federasyonu (KİEF) Başkanı Güven Bengihan, gazeteci Şener Levent’in yazdığı yazılar ve yayınladığı bir karikatür nedeniyle Türkiye’de yargılanıp mahkûm edilmesini asla kabul edilemez olarak değerlendirdi.

Bengihan, aynı yazılarla ilgili olarak Kuzey Kıbrıs’ta açılan davalardan beraat eden bir gazetecinin Türkiye’de mahkûm edilmesinin, Türkiye’deki yargının düşünce ve ifade özgürlüğünü hazmedemediğini ortaya koyduğunu belirtti.

Kıbrıslı Türklerin demokratik, laik ve hoşgörülü kimliğini kabul etmeyenlere, korkutarak susturmaya çalışanlara karşı tek yumruk halinde mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayan Bengihan, “En temel insan hakkı olan ifade özgürlüğümüzün elimizden alınmasına, demokrasinin vazgeçilmezi olan özgür basınımızın susturulmasına asla izin vermeyeceğiz” dedi.

 

yenibakis

    En az 10 karakter gerekli

    Video İzle