
14 Mayıs 2026 Perşembe

Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri, Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan bir öğretmenin Atatürk sevgisini küçümseyen, laik eğitim anlayışını hedef alan, kadın haklarına ve toplumsal eşitliğe aykırı düşünceler taşıyan bir yaklaşım içerisinde olmasının asla kabul edilemeyeceğini belirtti.
Akpınar yazılı açıklamasında, basına ve kamuoyuna yansıyan, Lefkoşa Türk Maarif Koleji’nde görevlendirilen bir öğretmenin laiklik karşıtı söylemler kullandığı, Atatürk’e yönelik kabul edilemez ifadelerde bulunduğu ve kadınların toplumsal yaşam içerisindeki yerine yönelik çağ dışı düşünceler ortaya koyduğu yönündeki iddialardan büyük rahatsızlık duyduklarını kaydetti.
Akpınar, “Daha da vahim olan, böyle bir anlayışın gençlerimizin eğitim aldığı güzide okullarımıza görevlendirme yoluyla taşınabilmiş olmasıdır.” ifadelerini kullandı.
Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesini Mustafa Kemal Atatürk’ün düşüncelerinden, çağdaşlık anlayışından ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesinden aldığı güçle sürdürdüğünü belirten Akpınar, “Bugün yaşadığımız topraklarda özgürce, onurla ve kimliğimizle yaşayabiliyorsak, bunun temelinde Atatürk ilke ve devrimlerine duyduğumuz bağlılık vardır.” dedi.
– “Öğrencilerimizin Atatürk sevgisine sahip çıkmaları hepimiz adına umut vericidir”
Adında “Milli” ifadesini taşıyan Milli Eğitim Bakanlığı’nın, Kıbrıs Türk toplumunun temel değerlerini koruma konusunda çok daha hassas ve dikkatli davranması gerektiğini belirten Akpınar, şöyle devam etti:
“Çocuklarımızın eğitim aldığı kurumlarda, çağdaşlık, bilim, laiklik, Atatürk sevgisi, kadın erkek eşitliği ve insan hakları temel değer olarak yaşatılmalıdır. Bunların karşısında duran hiçbir anlayışın eğitim sistemimiz içerisinde yeri olamaz. Yaşanan durumu okul yönetimine ve ilgili makamlara taşıyan öğrencilerimizi, velilerimizi ve duyarlılık gösteren tüm eğitim camiasını içtenlikle kutluyoruz. Öğrencilerimizin Atatürk sevgisine sahip çıkmaları, bilinçli ve demokratik bir duruş sergilemeleri hepimiz adına umut vericidir.”
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin laik yaşam anlayışını benimsemiş, kadın hakları konusunda bölgesinde örnek gösterilebilecek seviyeye ulaşmış ve çağdaş değerleri içselleştirmiş bir toplum olduğunu dile getiren Akpınar, bu toplumsal yapıyı geriye götürmeye yönelik hiçbir zihniyetin eğitim kurumlarında yer bulmasına sessiz kalınamayacağını ifade etti.
Demokrat Parti olarak beklentilerinin, Milli Eğitim Bakanlığı’nın konu hakkında kamuoyuna açık ve tatmin edici bir açıklama yapması, olayın tüm yönleriyle araştırılması ve benzeri durumların yeniden yaşanmaması adına gerekli tüm tedbirlerin kararlılıkla alınması olduğunu kaydeden Akpınar, “Laik eğitim düzeni, Atatürk sevgisi ve çağdaş toplum yapımız, Kıbrıs Türk Halkı’nın en güçlü ortak değerlerinden biridir.” dedi.
Bu değerlere sahip çıkmaya kararlılıkla devam edeceklerini belirten Akpınar açıklamasında, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller isteriz, hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir ve kadınlarını geri bırakan toplumlar geri kalmaya mahkumdur.” sözlerine de yer verdi.

Kıbrıs Türk Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB), müze ve ören yerlerinin ülkenin kültürel mirasını oluşturduğunu belirterek, özelleştirmeye ilişkin kararların sektörle istişare edilmesi gerektiğini kaydetti.
KITSAB’tan yapılan açıklamada, müze ve ören yerlerinin, ekonomik değer taşımak yanında ülkenin tanıtımında, kültürel kimliğinin korunmasında ve sürdürülebilir turizm vizyonunun güçlendirilmesinde hayati öneme sahip olduğu belirtildi.
“Bu nedenle böylesi stratejik alanlarda atılacak her adımın, ilgili tüm paydaşlarla birlikte ve yüksek düzeyde şeffaflıkla yürütülmesi gerekmektedir.” denilen açıklamada, müze ve ören yerlerinin geleceğine ilişkin kararlarda sektörle istişare edilmesinin “kaçınılmaz” olduğuna inanç belirtildi.
Özelleştirme sürecinin kapsamı, gerekçesi ve hedeflerine dair ayrıntılı bir bilgilendirme ile süreçle ilgili şartnamenin kamu yararı ve şeffaflık ilkeleri doğrultusunda sektörle paylaşılması talep edilen açıklamada, “Müze ve ören yerleri, turizm sektörünün temel bileşenleri arasında yer alıyor ve ziyaretçi akışının niteliğini doğrudan etkiliyor.” ifadelerine yer verildi.
Süreçte ülkenin tanıtımı, kültürel değerlere verilen önem, sektörün sürdürülebilirliği ve kamu yararı gözetilerek kararlar alınmasının önemine dikkat çekilen açıklamada, turizm politikalarına yapıcı katkı sunulacağı ve sektörün ortak akılla gelişmesi için destek verileceği ifade edildi.


Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO), tarım arazilerinin yasayla koruma altına alınması, ithal tarımsal ürünlerin denetim altına alınması, tüm destek ile sübvansiyelerin günün şartlarına göre düzenlenerek direkt üreticiye verilmesi gerektiğini vurguladı.
Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Erkut Uluçam, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla mesaj yayımlayarak çiftçilerin gününü kutladı ve tarımın desteklenmesi, ülkelerin en öncelikli sektörü olması gerektiğine işaret etti.
Uluçam mesajında, küçük tarımsal aile işletmelerinin farklı destekleme politikaları ile desteklenmesi ve ülkedeki tarımsal tekelleşmeye son verilmesi gerektiğini de kaydetti.
Uluçam, tarım sektörüne bakıldığında bugün ne kısa, ne orta, ne de uzun vadeli elle tutulur projelerin varlığından bahsedilebileceğini savunarak hükümetlerin tarımsal arazileri inşaat sektörüne kaydırmak için çok hevesli olduklarını ileri sürdü.
Uluçam mesajında, “Kooperatifçilik gerçek anlamda yeniden yapılandırılmalı ve üreticilerin katılımı güçlü bir şekilde desteklenmeli hem üreticilere girdi hem pazar hem de kredi sağlayan ve yılsonunda oluşan geliri üreticileri ile paylaşan bir yapıya dönüştürülmesi sağlanmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Gelecek on yıllar içerisinde iklim değişikliğinin dünyanın ve tarımın en büyük problemi olacağını kaydeden Uluçam, ” Bu konu ile ilgili ciddi projeler hükümetler, ilgili meslek odaları ve sivil toplum örgütleri ile ortak geliştirilmeli ve uygulanmalıdır.Bir kez daha çiftçilerimizin ve tarıma gönül vermiş tüm üretenlerin Dünya Çiftçiler Günü kutlu olsun.” dedi.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (KTTB) Başkanı Ceyhun Dalkan, güçlü bir sağlık sistemi için emek veren tüm eczacılara minnettar olduklarını belirterek, sağlık emekçileri arasındaki dayanışma ve ortak mücadelenin önemine dikkat çekti.
14 Mayıs Eczacılık Günü dolayısıyla mesaj yayımlayan Dalkan, toplum sağlığının korunması adına gece gündüz emek veren ve özveriyle çalışan tüm eczacıların gününü kutladı. Dalkan, “Birlik mücadeledir, mücadele dayanışmadır, dayanışma ise toplum sağlığının güvencesidir” ifadelerini kullandı.
Sağlık alanında tüm meslek grupları üzerindeki baskıların arttığını savunan Dalkan, yaşanan sorunların sağlık emekçilerinin birlik ve mücadeleyle hareket etmesini her zamankinden daha önemli hale getirdiğini belirterek, sağlıklı bir geleceğin ancak güçlü, bağımsız ve desteklenen eczacılarla mümkün olacağını kaydetti.