
03 Eylül 2026 Perşembe

Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP) Genel Sekreteri Sunalp Derviş Sencer, yaşanan gemi faciası neticesinde konuyla ilgili yetkililerin, kendi iradeleriyle görevden uzaklaşmamaları halinde, görevden alınmalarının doğru olduğunu ancak bunun sadece bir bakanla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.
Sencer yaptığı yazılı açıklamada, Başbakan Ünal Üstel’in, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın istifa etmeyeceğini bildiği için Arıklı’yı görevden aldığını ileri sürerek, “Maksadı her ne kadar has olmasa da yapılması gerekeni yaptı” dedi.
“MDP, Erhan Arıklı’nın, siyasetin de erdem ve haysiyetle yürütülebileceğini göstererek, kendi iradesiyle görevden çekilmesini bekliyordu. Maalesef bu olmadı. Aksine, Yeniden Doğuş Partisi, hükümetten çekildiğini ilân etti” diyen Sencer, “Muğlak olan husus ise şudur: YDP salt hükümetten mi çekildi koalisyondan mı çekildi?” sorusunu sordu.
YDP’nin, hükümetten çekilebileceğini fakat koalisyonu seçim arifesinde siyasi krize mahal vermemek için devam ettirebileceğini söyleyen Sencer, “Kanaatimizce YDP bu yöntemi seçmedi.” dedi.
Arıklı’nın, “iki senedir bu fırsatı bekliyordum” açıklamasına atıfta bulunan Sencer, “İki senedir Arıklı’nın/YDP’nin hükümetten ve/veya koalisyondan çekilmesine ne mani vardı ki?” diye sordu.

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ), Talim, Terbiye Dairesi ile Eğitim Ortak Hizmetler Dairesi Müdürlüğü tarafından devlet okullarında görev yapan öğretmenlere yönelik gerçekleştirilen “Yapay Zekâ Okuryazarlığı” eğitimine ev sahipliği yapıyor.
UKÜ’den verilen bilgiye göre, önceki gün başlayan hizmet içi eğitim programı 11 Eylül’e kadar devam edecek.
Hizmet içi eğitim programı, öğretmenlerin yapay zekâ teknolojilerini bilinçli, güvenli ve sorumlu bir şekilde kullanmalarına katkı sağlamayı amaçlıyor.
UKÜ akademisyenleri tarafından verilen eğitimlerde; yapay zekâya giriş, eğitimde dijital dönüşüm, etik ve güvenli kullanım ile iyi uygulama örnekleri ele alınıyor.
Öğretmenlerin günümüzün dijital dönüşümüne uyum sağlamasına destek olmayı hedefleyen programda, yapay zekânın öğretim programlarını ve pedagojik uygulamaları destekleyen bir araç olarak etkin şekilde kullanılması üzerinde duruluyor.
Dört saat olarak planlanan eğitimin ikinci bölümünde ise öğretmenlerin kendi branşlarına yönelik yapay zekâ destekli ders planları ve öğrenme etkinlikleri tasarlamalarına yönelik uygulamalara yer veriliyor.


Genç İş İnsanları Derneği (GİAD), Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasının yalnızca adli yönden değil, teknik, idari ve kurumsal sorumluluk açısından da bağımsız, kapsamlı ve şeffaf biçimde araştırılması çağrısında bulundu.
GİAD’dan yapılan açıklamada, hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı, kurtarılanlara geçmiş olsun dileğinde bulunulurken, arama kurtarma çalışmalarında görev alan ekiplere, sağlık çalışanlarına, güvenlik güçlerine ve gönüllülere teşekkür edildi.
Soruşturma tamamlanmadan kimsenin suçlu ilan edilmediği belirtilen açıklamada, sorumluluğun yalnızca gemiyi kullananlar veya işleten şirketle sınırlı tutulmaması gerektiği görüşü dile getirildi.
Yaklaşık 26 yıllık gemide 2018’de çeşitli kusur ve eksiklikler tespit edildiğine ilişkin iddialara işaret edilen açıklamada, bunların giderilip giderilmediğinin, geminin hangi kontrollerden geçtiğinin ve 30 Ağustos’ta sefere çıkmasına hangi kurumun hangi rapora dayanarak izin verdiğinin açıklanması istendi.
Son yıllarda yaşanan çeşitli olaylara da değinilen ve bunların birbirinden bağımsız “talihsiz olaylar” olarak değerlendirilemeyeceği belirtilen açıklamada, etkin denetim, kurumsal sorumluluk ve önleyici devlet anlayışının güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
FİLO JET faciasının yalnızca denizde yaşanan bir kaza olarak değerlendirilemeyeceği ifade edilen açıklamada, olayın devletin denetim mekanizmaları, kamu kurumlarının kapasitesi, izin ve ruhsat sistemleri ile idari sorumluluk anlayışının yeniden sorgulanmasını gerektirdiği görüşü dile getirildi.
-GİAD’ın talepleri
GİAD, geminin hat ve sefer izinleri, klas ve güvenlik sertifikaları, son sörvey ve bakım raporları, geçmiş teknik kusurları, yapılan onarımlar ve son denetim tutanaklarının kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.
Soruşturmanın yalnızca gemi şirketi ve mürettebatla sınırlı tutulmaması gerektiği belirtilen açıklamada, denetim, ruhsatlandırma ve izin süreçlerinde görev alan tüm kamu makamlarının sorumluluğunun da incelenmesi ve kusuru bulunanlara gerekli adli ve idari yaptırımların uygulanması çağrısı yapıldı.
Açıklamada ayrıca, yolcu taşıyan deniz araçlarından kamuya ait silo ve depolara, hastanelerden kritik kamu tesislerine, iş sağlığı ve güvenliğinden trafik altyapısına kadar ülke genelinde kapsamlı bir güvenlik ve denetim süreci başlatılması gerektiği yönünde görüş belirtildi.
GİAD açıklamasında, çağrının herhangi bir siyasi partiye karşı yapılmadığını belirterek, “Bu, kurumlarımıza ve devletimize sahip çıkma çağrısıdır.” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, güçlü devletin hatayı ortaya çıkaran, sorumlularından hesap soran ve aynı hatanın tekrar yaşanmaması için sistemini değiştirebilen devlet olduğu görüşü dile getirilerek, “İnsanlarımızı kaybetmeden önce tedbir alan, denetleyen ve önleyen bir devlet anlayışı istiyoruz.” denildi.

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, ülkedeki yönetim ve denetim mekanizmalarının çöktüğünü savunarak, hükümete istifa çağrısı yaptı.
Çeler, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı’nın görevden alınması kararının ise hem geç kalınmış hem de hükümetin bütününün siyasi sorumluluğunu karşılamaktan uzak olduğunu belirtti.
Çeler yaptığı yazılı açıklamada, ülkede yaşanan sorunların tek tek bakanlar veya münferit olaylar üzerinden açıklanamayacağını kaydederek, “Bu ülkedeki yönetememe sorunu artık hiç kimsenin inkâr edemeyeceği boyutlara ulaşmış durumdadır” dedi.
-“İş bilmezliğin ve denetimsizliğin sonuçlarını halk ödüyor”
İş bilmezlik, kural tanımazlık ve denetimsizliğin hemen her alanda ağır sonuçlar doğurduğunu belirten Çeler, devletin temel sorumluluklarından birinin etkin bir denetim mekanizması kurmak olduğunu ifade etti. Hükümetin bu sorumluluğunu yerine getirmediğini savunan Çeler, bunun sonuçlarını halkın ödediğini belirtti.
“Bu kaçıncı felakettir?” diye soran Zeki Çeler, insan yaşamının korunmasının devlet yönetiminin tartışmasız önceliği olması gerektiğini kaydetti. Çeler, “İnsan yaşamına saygının ayaklar altına alınması, denetimsizliğin ve sorumsuzluğun ülke normaline dönüşmesi kabul edilemez” dedi.
Sorumluluğun yalnızca görevden alınan bakana yüklenemeyeceğini savunan Çeler açıklamasında, “Hükümet topyekûn istifa etmek zorundadır. Başbakanın bu saatten sonra atabileceği tek doğru adım hükümetinin istifasını açıklamaktır” ifadelerine yer verdi.
TDP’nin iktidar anlayışının merkezinde, denetim ve hesap verebilirliğin olacağını belirten Çeler, şunları kaydetti:
“Denetleyeceğiz. Kim görevini yapmadıysa, kim sorumluluğunu yerine getirmediyse, kim ihmaliyle bu halkı bedel ödemek zorunda bıraktıysa hesabını soracağız.”