DOLAR 48,96160,19%
EURO 55,87100,28%
ALTIN 6.772,240,80
BITCOIN 41446111.7295%
Lefkoşa
°

SABAHA KALAN SÜRE

Uzman Öztürk, çocuklarda açıklanamayan morluk ve ateşte hekime başvurulmasını önerdi

Uzman Öztürk, çocuklarda açıklanamayan morluk ve ateşte hekime başvurulmasını önerdi

ABONE OL
25 Eylül 2026 12:09
Uzman Öztürk, çocuklarda açıklanamayan morluk ve ateşte hekime başvurulmasını önerdi
0

BEĞENDİM

ABONE OL
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2023/03/alt.jpeg

Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gülyüz Öztürk, çocukluk çağı kanserlerinde erken farkındalığın önemini vurguladı. Açıklanamayan morluk, geçmeyen ateş ve tekrarlayan bulgularda hekime başvurulmasını öneren Öztürk, her bulgunun kanser anlamına gelmediğini söyledi.

Medicana Sağlık Grubu Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gülyüz Öztürk, çocukluk çağı kanserlerinde erken farkındalığın büyük önem taşıdığını belirtti.

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Öztürk, çocukluk çağında hastalık belirtilerinin değerlendirilmesinin yetişkinlere göre farklılık gösterebildiğini aktardı.

Öztürk, çocuklarda morluk görülmesinin özellikle hareketli ve oyun çağındakilerde oldukça sık karşılaşılan bir durum olduğunu, burada morluğun varlığından ziyade nasıl ortaya çıktığının önem taşıdığını vurguladı.

Travma hatırlanmadığı halde vücudun farklı bölgelerinde giderek artan morluklara burun veya diş eti kanaması, ciltte küçük kırmızı-mor noktalarla solukluğun eşlik etmesi halinde kan hücreleri açısından değerlendirme yapılması gerektiğine dikkat çeken Öztürk, her morluğun, burun kanamasının veya halsizliğin de kanser anlamına gelmediğini kaydetti.

Öztürk, “Çocuklarda bu şikayetlerin çok sayıda farklı ve daha sık görülen nedeni olabilir. Önemli olan açıklanamayan ve tekrarlayan bulguların göz ardı edilmemesidir.” ifadelerini kullandı.

Geçmeyen ateş ve halsizliğe dikkat

Öztürk, özellikle okulların açıldığı dönemde, çocukların birbirleriyle daha fazla temas etmesinin üst solunum yolu enfeksiyonlarının artmasına neden olacağını, tek başına birkaç kez ateşlenme veya bir kış döneminde sık hastalanmanın ciddi bir hastalık göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini anlattı.

Ateşin nedeninin açıklanamaması, beklenen sürede düzelmemesi veya çocuğun genel durumunda belirgin bir değişiklik oluşturması halinde değerlendirme yapılmasının önem taşıdığını vurgulayan Öztürk, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Burada yalnızca ateşin derecesine değil, çocuğun ateş dışında genel durumuna, günlük aktivasyonuna, beslenmesine, kilo kaybı olup olmadığına, solukluk, gece terlemesi veya kolay morarma gibi başka bulguların bulunup bulunmadığına da bakılmalıdır. Çocukluk çağı kanserlerinin bazı belirtileri enfeksiyonlarla benzerlik gösterebildiği için beklenenden uzun süren veya giderek belirginleşen yakınmalarda hekime başvurmak önemlidir.”

Öztürk, çocukluk çağı lösemilerinde kemik ve eklem ağrılarının görülebildiğini ancak tek bir belirti üzerinden sonuca gidilmemesi gerektiğine işaret ederek, muayenede ağrının yeri, süresi, hareketle ilişkisi ve eşlik eden diğer bulguların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Lenf bezlerinde büyüme her zaman hastalık anlamına gelmiyor

Prof. Dr. Öztürk, çocuklarda boyunda ele gelen lenf bezlerinin özellikle üst solunum yolu enfeksiyonları sonrasında oldukça sık görülebildiğini anlatarak, bağışıklık sisteminin enfeksiyonlara verdiği yanıt nedeniyle lenf bezlerinin bir süre büyüyüp ve daha sonra küçülebildiğini belirtti.

Çocuğun boynunda bir lenf bezinin fark edilmesinin tek başına ciddi bir hastalık anlamına gelmediğini aktaran Öztürk, şu bilgileri verdi:

“Büyümenin devam etmesi, giderek belirginleşmesi, ağrısız olması veya ateş, kilo kaybı, gece terlemesi ve belirgin halsizlik gibi başka bulgularla birlikte görülmesi halinde doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir. Muayene sırasında yalnızca lenf bezinin boyutuna değil, bulunduğu bölgeye, kıvamına, hareketliliğine, ne zamandır var olduğuna ve çocuğun genel durumuna birlikte bakılmalıdır. Çocukluk çağında lenf bezi büyümesi çok sık karşılaştığımız bir bulgudur. Önemli olan bunun hangi klinik tablo içerisinde ortaya çıktığını doğru değerlendirmektir.”

Öztürk, anne ve babaların çocuklarıyla ilgili gözlemlerinin değerlendirme sürecinde önemli bilgiler sağlayabildiğini vurguladı.

Böyle durumlarda paniğe kapılmadan çocuk doktoruna başvurulması gerektiğine dikkati çeken Öztürk, “Yapılan değerlendirmeler çoğu zaman aileyi rahatlatacak sonuçlarla da tamamlanabiliyor. Bununla birlikte gerçekten araştırılması gereken bir durum varsa bunun zamanında fark edilmesi çok önemlidir.” ifadelerini kullandı.

yenibakış gazetesi-kktc son dakika

yusuffkisa

    En az 10 karakter gerekli

    Video İzle