DOLAR 32,5587 0.11%
EURO 34,7828 0.16%
GBP 40,1982 0.1%
ALTIN 2.439,650,30
BITCOIN 21736922,48%
“TOPLUMUN  TEMEL GÜVEN  SORUNU VAR”

“TOPLUMUN TEMEL GÜVEN SORUNU VAR”

Uzman Psikolog Deniz Erkal, üretmek isteyen ve gerçekten anlamlı bir yaşam sürmek isteyen özellikle genç kesimin artık bu coğrafyada kendilerine bir alan bulamadıklarını belirtti

ABONE OL
22 Mart 2024 09:19
“TOPLUMUN  TEMEL GÜVEN  SORUNU VAR”
0

BEĞENDİM

ABONE OL
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2023/03/alt.jpeg
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2024/03/300-x-250-1.jpg

Psikolog Deniz Erkal, göçün hiç olmadığı kadar konuşulmaya başlandığını ifade ederek, herkesin bir şekilde bir yurt dışı bağlantısı bulmaya çalıştığını belirtti. Erkal, gidebilecek imkanı olan varsa bir iş arayışına girmeye başladığını söyleyerek, yurt dışında eğitim almış ve adaya dönmüş pek çok değerli gencin ne yazık ki artık daha insani şartlarda yaşamanın mümkün olduğu ülkelere geç etme planları içinde olduğunu kaydetti

 

Erkal, ülkede göç edende de etmeyende de temel güven sorunu olduğunu belirterek, “insan içinde yaşadığı devlete ve topluma güvenmek ister. İçinde yaşadığımız evden sonra içinde yaşadığımız topluma karşı kendimizi ait hissetmek isteriz. Devlete haklarımıza sahip çıkması adına güvenmek isteriz. İçinde yaşadığımız bu düzende sanırım ki bunların hiçbiri yok” dedi

 

Erkal, temel güven sorunu yanında sosyal haklar anlamında da sorunların söz konusu olduğunu söyleyerek, “bu temel diyeceğimiz sorunlardan bile bahsedemeyeceksek o zaman burada geriye ne kaldı? Bir zamanlar doğası çok güzeldi denirdi. O da mahvoldu. Bizler depresyon tedavisinde hayatın ödül ve bedel dengesi üzerine konuşuruz. Bu denge bozulduğunda bizlerin duygu durumu çöküşe geçer. Bu durum kişinin içsel faktörleriyle alakalı değildir. İnsan içinde yaşadığı ülkeden bağımsız bir varlık değildir. Bizim toplumumuzun ödül ve dengesi bozulduysa bireyinkini nasıl koruyacağız?” diye sordu

 

 

Yeni Bakış

 

Uzman Psikolog Deniz Erkal, Yeni Bakış WEB TV’de yayınlanan Vizyon programında Meltem Sakin ile birlikte gündemi değerlendirdi. Erkal, klinik gözlemleri sonucu son günlerde sıkça gördüklerinin, içinde yaşamakta olduğumuz düzensizlikte bir şekilde var oluş kaygısının yaşanmakta olduğunu söyledi. Erkal, üretmek isteyen ve gerçekten anlamlı bir yaşam sürmek isteyen özellikle genç kesimin artık bu coğrafyada kendilerine bir alan bulamadıklarını belirtti. Deniz Erkal, göçün hiç olmadığı kadar konuşulmaya başlandığını ifade ederek, herkesin bir şekilde bir yurt dışı bağlantısı bulmaya çalıştığını belirtti. Erkal, gidebilecek imkanı olan varsa bir iş arayışına girmeye başladığını söyleyerek, yurt dışında eğitim almış ve adaya dönmüş pek çok değerli gencin ne yazık ki artık daha insani şartlarda yaşamanın mümkün olduğu ülkelere geç etme planları içinde olduğunu kaydetti. Deniz Erkal, ülke olarak çok önemli değerlerimizi kaybettiğimize vurgu yaparak, kendi klinik deneyiminde bile son zamanlarda üç danışanının ülkeden ayrıldığını söyledi. Erkal, göç edenin Avrupa’nın farklı yerlerinde yaşamaya başladığına dikkat çekerek, son 4-5 yıl içinde bu da olmaz dediğimiz problemlerle karşı karşıya kaldığımızı söyledi. Erkal, ülkede göç edende de etmeyende de temel güven sorunu olduğunu belirterek, “insan içinde yaşadığı devlete ve topluma güvenmek ister. İçinde yaşadığımız evden sonra içinde yaşadığımız topluma karşı kendimizi ait hissetmek isteriz. Devlete haklarımıza sahip çıkması adına güvenmek isteriz. İçinde yaşadığımız bu düzende sanırım ki bunların hiçbiri yok” dedi. Erkal, “Toplumsal olarak çok büyük değişimler gösteriyoruz” diyerek, bunun ucu bucağının kaçtığını, ülkeyi yönetenlerin ne ülke nüfusunu bildiğini ne de ülkeye kimin neden geldiğini bildiğini belirtti. Deniz Erkal, sokak içlerinde yaşanan çeteleşmelerin, kavgaların bizim kültürümüzün dışında maruz kaldığımız birtakım unsurlar olduğunu belirterek, bunun da güven sarsıcı olduğunu kaydetti. Erkal, hastanelerin, eğitim sisteminin, ülkeye gelenlere bu gibi hizmetleri verecek donanıma sahip olmadığını ifade ederek, “bu kadar mı kolaydır kendi vatandaşının hakkından çalıp da ucu bucağı bilinmeyen bir yapıya hizmet etmeye çalışmak?” diye sordu.

 

“Ödül ve bedel sistemini darmadağın eden bir sistemin içinde yaşıyoruz”

Erkal, temel güven sorunu yanında sosyal haklar anlamında da sorunların söz konusu olduğunu söyleyerek, “bu temel diyeceğimiz sorunlardan bile bahsedemeyeceksek o zaman burada geriye ne kaldı? Bir zamanlar doğası çok güzeldi denirdi. O da mahvoldu. Bizler depresyon tedavisinde hayatın ödül ve bedel dengesi üzerine konuşuruz. Bu denge bozulduğunda bizlerin duygu durumu çöküşe geçer. Bu durum kişinin içsel faktörleriyle alakalı değildir. İnsan içinde yaşadığı ülkeden bağımsız bir varlık değildir. Bizim toplumun ödül ve dengesi bozulduysa bireyinkini nasıl koruyacağız?” diye sordu. Deniz Erkal, ödül ve bedel sistemini darmadağın eden bir sistemin içinde yaşamakta olduğumuza dikkat çekti.

 

“Öğrenilmiş çaresizlik var”

Deniz Erkal, düzen kuruldu kurulalı bazı şeylerin kesinlikle değişim göstermediğini belirterek, ülke insanının çeşitli hayal kırıklığına uğradığını söyledi. Erkal, toplumun, çeşitli siyasilere, çeşitli siyasi partilere bel bağladığını ve hep hayal kırıklığına uğradığını belirterek, Annan Planı döneminde bambaşka bir yaşamın hayalinin kurulduğunu ve hayal kırıklığına uğradığını kaydetti. Erkal, üniversitelerin döküldüğü ve birçok kişinin tutuklandığı bir dönemde halkın sadece sosyal medyadan yeni postları izlemesi gibi bir tepkinin kabul edilebilir olmadığını söyledi. Erkal, “Başka yerde olsa yer yerinden oynardı, ancak bizde gerek toplumsal gerekse siyasi olarak çok sessiziz. Bunun tek açıklaması vardır, o da öğrenilmiş çaresizliktir” diye konuştu.

 

“Bir küçük kıvılcım gerekiyor”

Erkal, şöyle devam etti, “Seçme seçilme hakkı var. Ancak öğrenilmiş çaresizlik öyle bir şey ki birçok kişi seçimi boykot etmeye gidiyor ve bu sayı artıyor. Çünkü gelen aynı giden aynı düşüncesi ortaya çıkıyor. Şu an hala elimizde ülkemizi yönetecek olanları seçme durumumuz var. Hala kimi seçeceğimizi doğru değerler üzerinden kararlaştırabilirsek bir şeyler olabilir. Bu toplum zamanında başbakanı sandıkta bırakmış toplumdur. Bunu yapabilmiş bir toplumun bugün hala bu gücünü kullanabilmesi için bir küçük kıvılcım gerekiyor.”

 

“Bu ülkede ne yaşandığının gerçekten farkında mıyız?”

Deniz Erkal, elimizde kalan son unsurlardan da toplumu geri çeken birtakım olayların yaşandığına işaret ederek, “bu ülke problem çıkarma konusunda çok cömert. Bu ülkeyi yönetenler bunu değiştirme konusunda çok isteksiz. Bundan sağlanan rant var. Bize düşen çıkan soruna odaklanmak değil, bu sistemi çözemeyen sisteme odaklanmaktır” diye konuştu. Erkal, “ ‘Bu ülkede ne yaşandığının gerçekten farkında mıyız?’ diye bazen sorasın oluyor” diyerek, şunları söyledi, “kaç yaşında çocukların uyuşturucu kullandıklarının farkında mıyız? Bir sürü gencin fuhuş yaptığının farkında mıyız? Sosyal hizmetlerin devreye girmesi gereken yerlerde dünyadan bir haber olduklarının farkında mıyız? O kadar çok şey göz ardı ediliyor ki biz biliyorsak bunu bizi yönetenler de biliyor olmalı.”

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ

kıbrıs reklam