DOLAR 31,0708 0.17%
EURO 33,6790 -0.05%
GBP 39,4560 0.03%
ALTIN 2.032,040,76
BITCOIN 15860481,35%
Tatar’dan dünyaya Annan Planı hatırlatması: Sözünüzü yerine getirin

Tatar’dan dünyaya Annan Planı hatırlatması: Sözünüzü yerine getirin

ABONE OL
23 Nisan 2023 19:15
Tatar’dan dünyaya Annan Planı hatırlatması: Sözünüzü yerine getirin
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Annan Planı referandumunun 19’uncu yıl dönümü dolayısıyla açıklamalarda bulundu.

Tatar, başta Birleşmiş Milletler (BM) ile  Avrupa Birliği  (AB)  olmak üzere, ABD ve diğer ülkelere “Annan Planı referandumunda Kıbrıs Türk halkına verdikleri sözleri yerine getirme” çağrısı yaptı

“Aradan geçen 19 yıla rağmen verilen bu sözler yerine getirilmezken, referandumda verilen sözleri her yıl dönümünde gündeme getirip gerçek yüzlerini göstermeye devam edeceğiz.” diyen Tatar, "BM, AB ve ABD’ye çağrım; Kıbrıs’ta çözümsüzlüğe oynayan ve bütün müzakere süreçlerini dinamitleyen Rum-Yunan ikilisini desteklemekten vazgeçmeleri ve 24 Nisan 2004 referandum sürecinde Kıbrıs Türk halkına vermiş oldukları sözleri yerine getirmeleridir.” dedi.

Tatar, “Annan Planı’nın geçmişte ve tarihin tozlu raflarında” kalırken, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte belirlenen ve halkın büyük çoğunluğu tarafından desteklenen yeni ve milli siyasetten geri adım atılmayacağını ve bu yolda azim ve kararlılıkla yürümeye devam edeceklerini vurguladı.

YENİ VE MİLLİ SİYASET

Cumhurbaşkanı Tatar açıklamasında şunları kaydetti:

“Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan Annan Planı’nın 24 Nisan 2004 tarihinde referanduma sunulmasının üzerinden 19 yıl geçmiş bulunuyor. Söz konusu referandum sürecinde, ‘hayır diyen taraf cezalandırılacak, evet diyen taraf ise ödüllendirilecek’ sözü verilirken, ‘hayır’ diyen Rum tarafı, tek taraflı olarak AB üyeliğine alınıp ödüllendirilmiş, ‘evet’ diyen Türk tarafı ise cezalandırılmıştır. Verilen sözlerin bir teki bile yerine getirilmezken, Kıbrıs Türk halkına uygulanan zulüm niteliğindeki haksız ve insanlık dışı ambargolar da halen devam etmektedir.   

Ama her şeye rağmen, aradan geçen 19 yılda, bütün haksızlıklara, baskılara ve ambargolara karşın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti daha da güçlenerek yoluna devam ederken, halkımız da Annan Planı savunucuları ile sözlerini ve vaatlerini yerine getirmeyenlerin gerçek yüzlerini görmüştür.

Bu arada Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünü kaldırmayı, Türk askerini Kıbrıs’tan uzaklaştırmayı ve halkımızı Rum’un azınlığı yapmayı hedefleyen federal temele dayalı bir çözümün mümkün olmadığı, Annan Planı referandumunda ve Crans Montana görüşmelerinde bir kez daha ortaya çıkarken; Kıbrıs’ın ve bölgenin yararına olacak egemen eşit iki ayrı devletin varlığına dayalı çözüm şekli de tarafımızdan gündeme getirilmiş ve ilk kez Cenevre görüşmelerinde müzakere masasına konulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın BM’nin 77’nci Genel Kurulu’nda yaptığı tarihi konuşmada bütün ülkelere ‘KKTC’yi tanıyın’ çağrısında bulunmasıyla Kıbrıs konusunda ortaya koyduğumuz yeni ve milli siyasetimiz daha da güçlenirken, KKTC’nin Anayasal adıyla Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olarak kabul edilmesi de bu yoldaki mücadelemize büyük bir güç katmıştır.

Annan Planı, geçmişte ve tarihin tozlu raflarında kalırken, Anavatan Türkiye ile birlikte belirlenen ve halkımızın büyük çoğunluğu tarafından desteklenen yeni ve milli siyasetten geri adım atılmayacak ve bu yolda azim ve kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz.”   

"SÖZLERİ HATIRLATMAKTA YARAR VAR…"

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Annan Planı referandumunun her yıl dönümünde olduğu gibi bu yıl dönümünde de BM, AB ve ABD tarafından Kıbrıs Türk halkına verilen ve yerine getirilmeyen sözleri bir kez daha hatırlatmakta büyük yarar olduğuna vurgu yaptı.

Referandum sürecinde “Rumların hayır, Türklerin evet demesi durumunda izolasyonların kalkacağı, doğrudan ticaretin yapılacağı” sözleri verildiğini ifade eden Tatar, şöyle devam etti:

“Dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan, ‘Kıbrıs Türk halkı evet derse kazançlı çıkacak’ derken, Annan’ın özel temsilcisi De Soto ise ‘Kıbrıs Türk tarafı evet derse Kıbrıs Türklerine uygulanan tecridinin sona ereceği’ sözünü vermişti.

AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Verheugen de ‘Rumlar olumsuz bir tavır içerisine girerse uluslararası baskı görecek. Referandumda Türklerden evet, Rumlardan hayır çıkması halinde Kuzey Kıbrıs’taki insanların cezalandırılmaması için yeni girişimlerde bulunarak ekonomik izolasyona son verilmesi için çaba sarf edilecektir’ sözünü veriyordu.

ABD Dışişleri Bakanı Powell, ‘referandumda Rum tarafı hayır, Türk tarafı evet derse izolasyonların kaldırılacağı’, ABD Dışişleri Bakanlığı Özel Koordinatörü Weston, ‘Rum tarafı referandumda hayır derse Kıbrıs siyasetlerini gözden geçirecekleri’ ve ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Boucher ise ‘kuzeyde evet, güneyde hayır çıkarsa Kıbrıs Türklerinin açıkta ve soğukta bırakılmayacağı’ sözünü vermişti.

Aradan geçen 19 yıla rağmen verilen bu sözler yerine getirilmezken, referandumda verilen sözleri her yıl dönümünde gündeme getirip gerçek yüzlerini göstermeye devam edeceğiz. Yeni oyunlara, boş sözler ile vaatlere karşı halkımızın dikkatli ve uyanık olmasını sağlamak görevimdir, bu görevi de yerine getirmeye devam edeceğim.    

BM, AB ve ABD’ye çağrım, Kıbrıs’ta çözümsüzlüğe oynayan ve bütün müzakere süreçlerini dinamitleyen Rum-Yunan ikilisini desteklemekten vazgeçmeleri ve 24 Nisan 2004 referandum sürecinde Kıbrıs Türk halkına vermiş oldukları sözleri yerine getirmeleridir.”

ANNAN PLANI

Annan Planı, Kıbrıs'ta olası bir çözüme ulaşma umutlarının en yoğun yaşandığı dönemlerden biri olarak öne çıkıyor. Dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan, 2002'de "Annan Planı" olarak da bilinen "Kıbrıs Sorununa Kapsamlı Çözüm Temeli" belgesini ortaya koydu. Annan, tarafların anlaşamadığı noktaları tamamlayarak kendi adını taşıyan belgeye son şeklini verdi. Bu belge, referanduma sunuldu ve son sözü söyleme hakkı doğrudan iki topluma bırakıldı. Planda, yeni ortaklığın iki kesimli olacağı, iki tarafın birbirinin ayrı kimliğini ve bütünlüğünü tanıyacağı ve tarafların karşılıklı olarak kültürel, dini, siyasi ve sosyal kimliklerine saygı gösterecekleri yer alıyordu.

Diğer yandan, kurucu devletlerin kendi alanlarında yetkilerini egemence kullanacakları ve federal hükümetin birbirlerinin yetki ve işlevlerine karışamayacakları gibi hususlar da planın içerisindeydi.

Dönemin KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş ve o zamanki Rum lider Tassos Papadopulos, "Annan Planı" çerçevesinde çeşitli görüşmeler yaptı ve plan 24 Nisan 2004'te iki tarafta referanduma sunuldu. Rum halkının yüzde 75,83'ü planı reddederken, Kıbrıs Türk tarafı yüzde 64,91 çoğunlukla plana "Evet" dedi.

Buna karşın referandumun hemen sonrasında 1 Mayıs 2004'te Rum yönetimi, Ada'daki diğer ortak yok sayılarak "Kıbrıs Cumhuriyeti" adı altında AB'ye tam üye yapıldı.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ

kıbrıs reklam