DOLAR 32,8248 0.04%
EURO 35,2439 -0.18%
GBP 41,7711 -0.2%
ALTIN 2.451,13-1,53
BITCOIN 2106036-0,17%
Savcılık Cafer Gürcafer’i tanık olarak dinletti

Savcılık Cafer Gürcafer’i tanık olarak dinletti

Turizm Bakanlığı eski Turizm Planlama Müdürü Turgut Muslu (Sanık 1) ve İş insanı Tekin Arhun’un (Sanık 2) Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüşülen davasına devam edildi

ABONE OL
31 Mayıs 2024 11:03
Savcılık Cafer Gürcafer’i tanık olarak dinletti
0

BEĞENDİM

ABONE OL
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2023/03/alt.jpeg
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2024/03/300-x-250-1.jpg

Kamalı Haber
Savcı Mustafa İldeniz dünkü duruşmada, C&T Construction’un (Tekin Arhun’un ortağı olduğu ve
Kaskon LTD ile aralarında hukuk davası olan şirket) ortağı Cafer Gürcafer’i dinletti.
Meslek Lisesi elektrik-elektronik mezunu olduğunu, 30 yıldır müteahhitlik yaptığını ve son 18 yıldır da
Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı olduğunu belirten Gürcafer, davaya konu projenin
yapıldığı (Bafra Atık Su Arıtma Tesisi) dönem C&T Construction’da Tekin Arhun’la ortak olduklarını
kaydetti.
Devlet ihalesi açılarak başlanan projenin yüklenici firması olarak ihaleyi kazandıklarını ve inşaatını
yaptıklarını anlatan Gürcafer, adada ilk kez böyle büyüklükte biyolojik bir tesis projesi yapıldığını
belirtti.
Projenin müşavir firmasının da Bakanlar Kurulu kararıyla ODTÜ’ye bağlı EBİ adlı firma olduğunu
kaydeden Gürcafer, EBİ’nin sadece bu projenin değil TC Yardım Heyeti’nin finanse ettiği tüm
projelerin TC adına kontrolörlüğünü yaptığını belirtti.
EBİ’nin kontrolörlüğünü yaptığı projeler için aylık faaliyet raporları çıkardığını, bunların da yüklenici
firmanın hak ediş raporları öncesinde hazırlandığını ve tüm kamu ihalelerinde ayda bir hak ediş
çıktığını anlatan Gürcafer, aylık faaliyet raporlarının; yüklenici firma ödeme istediği (Hak ediş) zaman
rutin hazırlanan bir raporlama olduğunu belirtti.
“Bazen raporlara itiraz ettiğimiz olurdu”
Bu projedeki İTA amirinin Turizm Planlama Dairesi olduğunu ve EBİ’nin hazırladığı aylık faaliyet
raporlarının buraya gönderildiğini belirten Gürcafer, bu raporların aynı zamanda C&T’ye de
gönderilip gönderilmediğini hatırlamadığını kaydetti.
Gürcafer, “Bu iş diğerlerinden biraz daha farklıydı, burada 7/24 bir kontrolörlük durumu vardı.
Şartname gereği. Bizim teknik elemanlarımız ve şantiye şefimizle birlikte EBİ’nin elemanları sahaya
birlikte çıkar, tespitleri birlikte yaparlardı. Aylık faaliyet raporları da bu şekilde hazırlanırdı. Bazen
raporlara itiraz ettiğimiz olurdu, değiştirilirdi” dedi.
“Tekin Bey işin mali kısmıyla ilgilenirdi ve çok titizdi. Muhakkak doğrulama yapardı. Geldiği
ispatlanmayan bir malzeme varsa ödeme yapmazdı” diyen Gürcafer, kendisinin de devlet
yetkilileriyle görüştüğünü hatta buradaki yetkililerle aralarında anlaşmazlık olursa direkt Ankara’ya
gittiğini anlattı.
Gürcafer, C&T olarak beton aldıkları firma olan Kaskon’la C&T arasındaki hukuk davasında da Kaskon
tarafından tanık olarak çağırıldığını belirtti ve şahadet verdiğini belirtti.
Raporlar incelendi

Bu davada “emare 3” olarak kayıtlı olan ve sahtelendiği söylenen ve o hukuk davasında Turgut Muslu
tarafından emare olarak sunulan ilgili aylık faaliyet raporunu o davada
gördüğünü ve “Bu rapor tamam değil” dediğini aktaran Gürcafer, ilgili raporda fotoğraflarla bilgiler
arasında farklılıklar olduğunu gördüğünü kaydetti.
Gürcafer, “Raporu gördüğümde; EBİ’de orijinali olduğunu ve oraya bakılması gerektiğini söyledim”
dedi.
Mahkemede orijinal olduğu söylenen ve bu davada “emare 1” olarak kayıtlı olan aylık faaliyet
raporuna da bakıldı ve iki rapor karşılıklı incelendi.
Savcı Mustafa İldeniz, emare 1 raporda “beton işleri tamamlandı” denilen yerlere daha sonra beton
dökülüp dökülmediğini sordu, Gürcafer beton döküm talep formlarına göre döküldüğünü söyledi.
Beton döküm talep formlarına bakıldı
Beton döküm taleplerinin C&T’nin şantiye şefi tarafından EBİ’ye yapıldığını ve onay aldıktan sonra da
Kaskon’dan beton talep edilerek döküldüğünü söyleyen Gürcafer, 5.6.2006-.7.7.2006 tarihlerini
kapsayan bu aylık faaliyet raporu sonrası 9.9.2006 tarihindeki talep formuna göre beton dökme
talebi yapıldığını savundu.
Mahkemede bazı talep formaları incelendi ve emare 3 raporda “beton işleri tamamlandı” yazan bazı
yerler için beton döküm talebi yapıldığı savunuldu ve Cafer Gürcafer’in hukuk davasındaki
şahadetinin bazı bölümleri tutanaklardan okundu.
Dolmacı’dan tek soru
Gürcafer’i daha sonra savunma avukatlarından Süleyman Dolmacı tek bir soru sorarak istintak etti.
Dolmacı, “Sahada olsun ya da olmasın, bir mimar veya mühendis yani bir profesyonel; ‘betonerme’
kelimesini kullanır mı?” diye sordu.
Gürcafer, “Kullanmaz” cevabını verince Dolmacı, “Turgut Muslu da bir mimardır” dedi.
Çınar ‘betonerme’ kelimesini sordu, Gürcafer “Tekin Arhun bu kelimeyi kullanmazdı ama Türkiye’de
kullanılıyor” dedi
Savunma avukatlarından Serhan Çınar da Gürcafer’i istintak etti.
Çınar Gürcafer’e, Tekin Arhun’un ‘betonerme’ kelimesini kullanıp kullanmadığını sordu. Gürcafer,
“Kullansaydı hatırlardım. Sadece Tekin Arhun değil bence hiçbir Kıbrıslı kullanmaz. Ama mahkemede
bu konu geçince ben de araştırdım ve Türkiye’nin bazı bölgelerinde kullanılıyor. Lefkoşa’ya Lefkoşe
dendiği gibi” cevabını verdi.
Çınar Gürcafer’in hukuk davasında şahadetinde EBİ’nin ciddi bir şirket olduğunu, raporlarını antetli
kâğıda ve imzalı şekilde hazırladığını ve ‘betonerme’ kelimesini de kullanmayacağını söylediğini
hatırlattı ve orijinal olduğu söylenen emare 1 ile sahtelendiği söylenen emare 3 raporun hangisinin
antetli kâğıda ve imzalı olarak hazırlandığını sordu.
Gürcafer: Burada yanıldım
Gürcafer iki raporu da inceledi ve sadece ilk sayfalarının antetli kâğıt olduğunu ve imza/mühür
bulunmadığını belirtti, “Burada yanıldım” dedi.

Çınar Gürcafer’e bu aylık faaliyet raporlarının yüklenici firma yetkilisiyle birlikte EBİ yetkilileri
tarafından birlikte hazırlanıp hazırlanmadığını sordu, Gürcafer birlikte hazırlandığını söyledi.
Gürcafer Çınar’ın, “Hazırlanan bu raporlara itirazınız olur muydu?” sorusuna ise “Evet. Mesela bazen
ayın 1’inde bir milyonluk bir iş yaptınız ama bir önceki ayın ödemesi çıkacak ve bu işin parası bir ay
bekleyecek durumlar olurdu. O zaman derdik ki; bu işin parası da bu ay ile birlikte çıksın. Değiştirilirdi
ve bu da eklenirdi” cevabını verdi.
Gürcafer: Fotoğrafların gerçeği yansıtabilmesi için sadece gününün değil saatinin de doğru olması
lazım
Serhan Çınar Mahkemede emare 1 ve emare 3’e bakılmasını istedi ve orijinal olduğu söylenen
rapordaki fotoğrafların tarihlerini sordu, Gürcafer bazılarında tarih olmadığını, bazıların da ise 7-10
gün öncesine ait fotoğraflar bulunduğunu doğruladı. Çınar, 5.6.2006-.7.7.2006 tarihlerini kapsayan
raporda “betonarme işleri tamamlandı” yazan 2 bin metreküplük su deposunun fotoğrafları
olmadığını ancak buraya betin dökülmesinin eylül ayında ayına kadar bekletilip bekletilemeyeceğini
sordu. Gürcafer, bunun bekletilemeyeceğini söyledi.
Bunun üzerine Çınar, “beton işleri bitmemişti, burası için yeniden beton talep edildi” savunmasına
konu olan talep formalarına işaret etti, “O halde az önce okuduğunuz beton taleplerinin buradaki su
deposuyla alakası yok” dedi, Gücafer buna “Evet” yanıtını verdi.
Çınar, raporlardaki fotoğrafların gerçeği yansıtabilmesi için raporun kapsadığı dönemin son günü
çekilmiş olması gerekip gerekmediğini sorunca Gürcafer sadece gününün değil saatinin bile doğru
olması gerektiğini kaydetti.
Gürcafer: Evet, böyle bir şey beklemiyordum
Çınar bu sırada 5.6.2006-.7.7.2006 tarihlerini kapsayan rapordaki bazı fotoların incelenmesini istedi.
Mahkemede bunlar incelendi ve orijinal denilen rapordaki fotoğrafların tarihlerle uyuşmadığı tespiti
yapıldı.
Çınar, “O zaman bu fotoğraflar bu işin şahidi olamaz, öyle değil mi?” diye sordu, Gürcafer,
“Fotoğrafların neden geciktiğinin raporlanması gerekirdi” dedi.
Çınar bunun üzerine, “Şahadet verdiğiniz Mahkemede bunu fark etmediniz ve ilk kez fark ettiniz değil
mi?” diye sorunca Gürcafer “Evet, böyle bir şey beklemiyordum” yanıtını verdi.
Çınar Gürcafer’e, hazırlanan aylık faaliyet raporları ve hak ediş raporlarının kendilerinin istemesi
durumunda verilip verilmeyeceğini sordu.
Gürcafer, “Bizim şantiye şefimiz çok titizdi. Her şeyin bir kopyasını alırdı. Mesela hak edişler aslında
resmi evraktı ve kurye ile götürülmesi gerekirdi ancak açıkçası tüm müteahhitler bunların birer
kopyasını elden alırdı” dedi.
Bu sırada istintak sona ermeden mesai saati sona erdi ve dava görüşülmek üzere 3 Haziran Pazartesi
günü saat 11.00’a ertelendi.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ

kıbrıs reklam