DOLAR 32,2744 -0.14%
EURO 34,9899 0.47%
GBP 41,4236 0.46%
ALTIN 2.407,950,06
BITCOIN 22256642,34%
Muslu: 11 yıl boyuna kesintisiz Müdürlük görevini ifa ettim

Muslu: 11 yıl boyuna kesintisiz Müdürlük görevini ifa ettim

Turizm Bakanlığı eski Turizm Planlama Müdürü Turgut Muslu (Sanık 1) ve İş insanı Tekin Arhun’un (Sanık 2) Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüşülen davasına devam edildi, bu kez sanıklar müdafaa yaptı

ABONE OL
6 Haziran 2024 09:02
Muslu: 11 yıl boyuna kesintisiz Müdürlük görevini ifa ettim
0

BEĞENDİM

ABONE OL
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2023/03/alt.jpeg
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2024/03/300-x-250-1.jpg

İki sanık da müdafaasını oldukları yerden yapmayı tercih etti ve ilk müdafaayı sanık 1 konumunda olan Turgut Muslu yaptı.

Muslu, yurt dışında eğitim aldıktan sonra 1988 yılında ülkesine (Kıbrıs) döndüğünü ve 1990 yılında Turizm Bakanlığı’na bağlı Turizm Planlama Dairesi’nde mimar olarak göreve başladığını anlattı.

1993 yılına kadar geçici statüde çalıştığını ve 93’de kadrolandığını anlatan Muslu, 2005 yılında da aynı dairede müdür olarak atandığını, 2016 yılının mayıs ayına kadar da 11 yıl boyunca kesintisiz olarak bu görevi ifa ettiğini belirtti.

“EBİ ve C&T, sorumluluklarını yerine getirdiler”

Muslu müdafaasına şöyle devam etti;

EBİ firması ile, Bafra Atık Su Arıtma Tesisi ile ilgili istişarelerimiz oldu çünkü buradaki alt yapı konuları Bakanlığımızı ilgilendiriyordu, Bakanlığımız tarafından yönetiliyordu.

2005 yılının mayıs ayında TC Elçiliği Yardım Heyeti aracılığıyla EBİ ile iletişim kurduk ve ihtiyaç duyulan projeyi anlattık. Bu; büyük çaplı ve adada örneği olmayan bir projeydi.

Bir devlet projesi olduğu için Planlama İnşaat Dairesi’ni direkt bypass ettik, EBİ de zaten ülkedeydi, ODTÜ’nün kampüs çalışmasını yönetiyordu.

Biz projeyi anlattıktan sonra Ankara’dan yetkili olarak Hale Hanım geldi.

Bafra bölgesindeki arazi tahsisleri 2003 yılında yapılmıştı ve otel projeleri de 2004 yılında hazırlanmıştı.

16 bin yatak ile 5 bin çalışan yani toplamda 21 bin kişilik bir arıtma ihtiyacı tespit edilmişti ve projenin de EBİ tarafından hazırlanması öngörülmüştü.

Taslak proje yurt dışında bir firmaya verildi ve Eylül 2005’te de Merkezi İhale Komisyonu (MİK) tarafından ihaleye çıkıldı ve 19 Ekim 2005’te ihaleyi kazanan C&T Construction firması ile İTA amiri olan Turizm Planlama Dairesi arasında sözleşme imzalandı. Proje boyunca gerek EBİ gerekse C&T, sorumluluklarını yerine getirdiler.

“Tanık olarak çağırıldım”

3 Kasım 2013 tarihine gelindiğinde Avukat Kemal Mut (Kaskon firmasının avukatı), o dönemin Turizm Bakanı Serdar Denktaş’ın oğlu Rauf Denktaş ile ziyaretime geldi, konuyu anlattı. Kaskon ile C&T arasında bir hukuk davası olduğunu söyledi.

“Bazı evraklar alıp Mahkemeye gittim”

Ben Mahkeme gelirken, yanımda Kemal Mut’a verdiğim beton metraj bilgisini içeren yazının bir nüshasını da yanıma aldım ve birkaç tane de hak ediş raporu aldım.

Mahkemede bunu sundum, önce biraz itiraz oldu sonra emare 27 olarak kabul edildi. Bu belgede 7 bin metreküp beton döküldüğü yazıyordu.

Fahri Bey ise benden önce ‘3-4 bin metreküp’ şahadetini vermiş.

Mustafa Asena beni istintak etti. Hak ediş nedir, nasıl hazırlanır, nasıl ödenir gibi sorular sordu.

Ben de Yargıca, ‘burada bir anlaşmazlık var, isterseniz sizlere bu projenin son şeklini sunabilirim. Güvenilir bir uzman kuruluşa gönderirseniz size projeye bakarak metraj bilgisini ve betonun türünü söyleyebilir’ dedim.

Bunun üzerine 13 Aralık’ta tekrar çağıracağız dediler. Yani o projeleri getirmek için.

“Fotokopi çekip getirmesi için verdim”

Bu sırada da Kemal Mut beni tekrar aradı Mahkeme için. Ben de konuşurken, ‘Tekin Bey de burada’ dedim.

30-40 dakika sonra sekreter aradı ve ‘Tekin Bey sizinle görüşmek ister’ dedi.

Tekin Beyin elinde mavi bir dosya vardı. ‘Mümkünse bunu incelemek isterim bir fotokopi alabilir miyim?’ diye sordu. Fotokopi makinası bozuktu, fotokopi çekilip yarın getirilmek üzere Tekin Beye verdim dosyayı. Ertesi gün getirdi, ben de klasöre koydum.

Mahkemeye ikinci gidişimde duruşma öncesi Kemal Mut’a, ‘O gün Tekin Bey burada dediğimde Tekin Beyin bana keşke bahsetmeseydin dediğini söyledim’ dedim.

“Rapor ve hak edişlerde kayma var, EBİ’de bile yok”

İlk hak ediş 17.2.2006’da yapıldı ama ilk faaliyet raporu Nisan-Mayıs döneminde. Yani kaymalar var. Mesela Temmuz 2006’dan Ocak 2007’ye kadar faaliyet raporu da yok. Son faaliyet raporu Mart-Nisan 2007. Eylül ve Aralık’ta 4., 5. Ve 6A nolu hak edişler ödenmesine rağmen faaliyet raporları yok, 4-5 ay hazırlanmadı. Hatta bunlar EBİ de bile yok.

Faaliyet raporları da sadece sözel ve görsel verilerle arşivi destekleyen bilgiler içerir. Bu raporlarda beton metrajına ulaşmak söz konusu değil.

Devletin tüm ihalelerinde ve projelerinde de kontrol mercii faaliyet raporu hazırlamaz. EBİ’nin de böyle bir sorumluluğu yoktu, sözleşmemizde de yazmıyordu.

Arhun: İtiraz ettiğimiz raporlar olurdu ve bunlarda değişiklik yapılırdı

Muslu’dan sonra sanık 2 konumunda bulunan Tekin Arhun da bulunduğu yerden müdafaasını yaparak, aleyhine getirilen suçlamaları kabul etmediğini belirtti ve evrak üzerinde değişiklik yapma şansı olmadığını söyledi.

Arhun müdafaasına şu şekilde devam etti;

“Bizim şirketimizin sorumlusu olarak sahada işleri Erol Bey takip ediyordu. EBİ ile birlikte çalışıyor ve faaliyet raporları birlikte hazırlanıyordu. Erol Bey çok titizdi. Her ay sonu da evrakların birer kopyasını alıp şirket muhasebesine verirdi. İtiraz ettiğimiz raporlar olurdu ve bunlarda değişiklik yapılırdı.

Her şeyin bir kopyasını da biz alırdık, bu raporun da bir kopyası 2006 yılından bu yana bizde de vardı. Şantiyemizde 300-400 kişi çalışıyordu. Çok büyük, çok kapsamlı bir işti ve kısıtlı bir süremiz vardı. 4 yıllık süreç içinde tüm çalışmalarımızı yaptık ve 2009 Ekim tarihinde projeyi alnımızın akıyla teslim ettik. Biz hızlı ve özenli çalıştığımız için EBİ iyi niyetli olarak bazı hak edişlerimizi öne çekerdi.

“Bu rapor (emare 3) kesinlikle sahte değildir”

Mesela bu Mahkemede rapordaki 2 bin metreküplük su deposu çok konuşuldu. O deponun plakasının dökülmesi 3 ay bekleyemezdi. EBİ tolerans gösterdi. Bu rapor (emare 3) kesinlikle sahte değildir. C&T’nin muhasebe dosyasında da 2006’dan beri vardır. Avukatımız Mustafa Asena’ya ben kendim verdim bu raporu. Çalışanlara evrakları toplayın, davamız var dedim ve dosyayı ben kendim götürdüm verdim.

O dönemki ortağım Cafer Gürcafer ile ayrılınca, bazı evrakları şirket dışına çıkardı. Bu yüzden 3 Aralık’tan önce Turgut Beyi arayıp ziyaret ettim ve kendisinden faaliyet raporunu değil hak ediş raporunu istedim.

“Odacım ile gönderdim. Şoförüm ile değil”

Fotokopi bozuk olduğu için ‘çek getir’ dediler. Aldım ve bir gün sonra odacım ile gönderdim. Şoförüm ile değil.

Bu evrakın benden şoföre ondan da başka çalışanıma gitmesi mümkün değildir.

9 Aralık’ta saat 12.20 civarlarında 0533 854 .. .. nolu telefonumdan Turgut Beyi aradım.

Turgut Bey ‘yeğenim aradı’ diyor ama yanlış hatırlıyor. Ben 9 Aralık’ta şahsen aradım kendisini.

Mesai sonuna doğru da yanına gittim, birkaç dakika kalıp ayrıldım.

Kemal Mut bana ‘3-13 Aralık tarihleri arasında görüşme yaptın mı?’ diye sordu. Hayır dedim çünkü 9 Aralık’ta gittim ve sadece saha tespit tutanağı istedim, görüşme yapmadım, tutanakla beraber fotokopi verdi bana.

“Sekreter Goncagül Özsoy’u ise hiç aramadım”

25.5.2014 tarihinde de Turgut Beye biz celp çıkarttık tanık olarak. Saha tespit tutanağı fotokopi olduğu iççin emare yapamazdık. Onun gelip yapmasını istedik ve bunlar 36 ve 37. emarelerdir.

Bu evrakları 20.5.2014 tarihinde avukatım aslına uygun olması için daireye gönderdi ama mümkün olmadı, bu yüzden celp ettik.

Turgut Bey bana Temmuz-Haziran raporunu vermedi. Yanlış hatırlıyor.

Belki 3 Aralık’tan önce gidip fotokopi aldığım için şaşırmış olabilir.

Sekreter Goncagül Özsoy’u ise hiç aramadım. Turgut Beyi bizzat aradım.

Çınar tanık dinletti

Müdafaaların ardından, savunma avukatlarından Serhan Çınar, Ufuk Şevki adlı kişiyi tanık olarak dinletmek istedi.

Şevki, Ercan Havalimanı ve Pegasus dahil birçok büyük firmanın bilişim alt yapılarını yapan kişi olduğunu belirtti.

Çınar tanığa; ilgili raporlarla ilgili sorular sormak ve bu raporların nerede hazırlanıp, nasıl çıkarıldığının bulunup bulunamayacağını sordu.

Şevki, her dokümanın hangi bilgisayarda ne zaman yazıldığının, hangi yazıcılardan ne zaman ve kaç kare çıkarıldığının, kaç kere üzerinde değişiklik yapıldığının özel yazılım programlarıyla kolayca bulunabileceğini belirtti.

Şevki’nin Savcı tarafından istintakına geçildiğinde ise Savcı Mustafa İldeniz herhangi bir uzmanlık belgesi talep etti.

Şevki, HP’nin Kıbrıs temsilcisi olduğunu, bunun da birçok sınavla kazanılan bir hak olduğunu belirtti ve üniversitede bitirdiği bölümün bununla ilgili olmadığını ancak uzun yıllardır profesyonel olarak bu alanda çalıştığını kaydetti.

Savcı2nın ısrarla uzman olduğunu belgeleyen belge istemedi üzerine savunma avukatı Serhan Çınar, bu belgeyi cuma günü getirebileceğini belirtti.

Dava görüşülmek üzere 7 Haziran Cuma (yarın) saat 11.00’a ertelendi.

(Kamalı Haber)

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ

kıbrıs reklam