DOLAR 32,8624 0.11%
EURO 35,1787 -0.12%
GBP 41,6957 -0.11%
ALTIN 2.491,110,07
BITCOIN 21303920,55%
“MÜLTECİLERLE  SUÇ İŞLEYENLER  AYNI YERDE”

“MÜLTECİLERLE SUÇ İŞLEYENLER AYNI YERDE”

Barolar Birliği İnsan Hakları Komitesi Başkanı Avukat Aslı Murat, Kıbrıs’ın, coğrafi konumu gereği, mültecilerin acil ve hızlı bir şekilde erişebildikleri bir ada olduğunu söyleyerek, elini kolunu sallayarak ülkeye gelen ve uzun yıllar kayıt dışı kalarak uyuşturucu ticareti ile aranan kişilere gösterilen özenin, sığınmacıların korunmasında gösterilemediğini belirtti

ABONE OL
2 Şubat 2024 10:02
“MÜLTECİLERLE  SUÇ İŞLEYENLER  AYNI YERDE”
0

BEĞENDİM

ABONE OL
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2023/03/alt.jpeg
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2024/03/300-x-250-1.jpg

Aslı Murat, yasadışı yollardan giriş yapıp yakalanan, aralarında çocukların da olduğu sığınmacı ve mültecilerin sınır dışı edilmeyi beklerken Lefkoşa’da Yıldız Yurdu isimli özel bir yurtta tutulmakta olduklarını belirterek, yasal anlamda bir düzenlemeye sahip olmasa da Yıldız Yurdu’nun adeta “geri gönderme merkezi” olarak kullanmakta olduğuna vurgu yaptı

 

Yurtta alıkonulan kişilerin bir kısmının mahkumiyeti sona eren, bir kısmının ise aleyhine ceza davası dahi açılmadan direkt sınır dışı kararı çıkarılıp ihraç edilmeyi bekleyen yabancılar olduğunu belirten Murat, eski cezaevi ve karakollar gibi Yıldız Yurdu’ndaki mevcut alıkonma koşullarının da uluslararası standartlara uygun olmadığını söyledi

 

“Geçen yıllarda çarşafları birbirine bağlayarak yurttan kaçan kişiler söz konusu olmuştu. Bina normal koşullarda bir yurt olarak inşa edildiği için hapsedilme koşullarına uygun değildir. Mesela kişilerin tutulduğu odaların kapıları sökülüp yerine demir parmaklık takılmıştır. Parmaklıklardan ötürü dışarıdan içerisi görünmektedir” diyen Murat, “12 metrekare olan ve 5-6 kişi bulunan bu odalarda, mülteciler ile diğer suç işleyenler bir arada tutulmaktadır” diye konuştu

 

Avukat Aslı Murat, mülteci haklarına yönelik uluslararası sözleşmelerin mevzuatımıza meclis tarafından çıkarılan onay yasalarıyla dâhil edilmiş olmasına rağmen, yerel otoritelerin bunlara uygun icraat sergilemediklerini belirterek, özellikle insan haklarına ilişkin sözleşmelerle ilgili olarak yaşanan bu sorunun çözümü için özel yerel yasaların çıkarılması ve var olan yasalarda tadilata gidilmesinin gerektiğini söyledi

 

Yeni Bakış

Barolar Birliği İnsan Hakları Komitesi Başkanı Avukat Aslı Murat, sahilden deniz kabuğu toplar gibi cansız beden toplanmaya başlandığını belirterek, sayının birde kalması bile aslında ne denli korkunç bir tablo ile karşı karşıya olduğumuzu gösterdiğini söyledi. Murat, tabi ki kimlik teşhisi yapıl(a)madığı için kim olduklarının bilinmediğini belirterek, bu kişilerin çok büyük ihtimalle savaş ve zulümden kaçan sığınmacılar olduğunun tahmin edildiğini kaydetti.

“Güneydeki mülteciler yakınlarını soruyor”

Antalya sahillerinde de benzer olayların yaşanmakta olduğunu ifade eden Murat, her ne kadar hükümet başta olmak üzere Polis Teşkilatı herhangi bir açıklama yapmamış olsa da güneydeki yaşayan mültecilerin orada polise başvurup yakınlarını sorduğu bilgisini aldıklarını belirtti. İddia edildiği üzere Lübnan çıkışlı botların denizde battığını, çoğunluğunun çocuklardan oluştuğu insanların, hayata tutunmaya çalışırken trajik bir şekilde hayatlarını kaybettiklerini belirten Murat, “ama dediğim gibi idareciler şeffaf ve doyurucu açıklama yapmadıkları için biz de iddialar üzerinden değerlendirme yapabiliyoruz” dedi.

“Orta Doğu kaynıyor”

Özellikle Suriye başta olmak üzere Orta Doğu ülkelerinin adeta cadı kazanı gibi kaynadığını belirten Murat, böyle bir durumda sığınma hakkının gündeme geldiğini, bir türlü empati yapamıyor olsak da, uluslararası hukukun İkinci Dünya savaşından sonra, mülteciliği insan hakları çerçevesinde ciddiyetle ele aldığını söyledi. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK) “2022 Yıl Ortası Eğilimleri” raporuna göre, savaşlar yanında gıda güvenliği krizinde yüksek risk altında olan insan sayısının 345 milyona yükseldiğini açıkladığını belirten Aslı Murat, verilere göre dünyada toplam mülteci sayısının, 2022 ortasında 2021 yılına göre %24 artışla 27,1 milyondan 32 milyona ulaştığına dikkat çekti.

“Afganistanlı mültecilerin sayısı 2,8 milyona ulaştı”

Murat, uluslararası korumaya ihtiyaç duyan mültecilerin % 56’sının Suriyeli, Ukraynalı ve Venezüellalılardan oluşmakta olduğunu, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi neticesinde, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en yoğun mülteci hareketinin yaşandığını söyledi. Murat, sıkıntıların sadece bu üç yerle sınırlı olmadığını ifade ederek, örneğin, Afganistanlı mültecilerin sayısının artarak 2,8 milyona ulaştığını, 7 Ekim’den beri Gazze’de yaşanan şiddetin de 1,7 milyon insanın yer değiştirmesine neden olduğunu kaydetti.

 

“Kıbrıs coğrafi konumu gereği mültecilerin hızlı bir şekilde erişebildikleri bir ada”

Aslı Murat, genel tabloya bakıldığında, insanların geçmişte olduğu gibi bugün de sırf hayatta kalabilmek için yer değiştirmek zorunda olduklarını kabul edip, bu doğrultuda hak ihlallerini önleyici mekanizmaların hayata geçirilmesinin elzem olduğunu ifade ederek, Kıbrıs’ın, coğrafi konumu gereği, geçmişten bugüne çatışmaların devam ettiği sorunlu bölgelere olan yakınlığı sebebiyle, yıllardır mültecilerin acil ve hızlı bir şekilde erişebildikleri bir ada olduğunu söyledi. Avukat Aslı Murat, ülkenin imkanlarının kısıtlı olduğunun bilincinde olmakla birlikte elini kolunu sallayarak ülkeye gelen ve uzun yıllar kayıt dışı kalabilen veya kaldıktan sonra uyuşturucu ticareti ile aranan kişilere gösterilen özenin, korumanın sığınmacılara sağlanmamasının da ayrı bir muamma olduğunu dile getirdi.

 

“İnsani koşullar sağlanmalı”

“Hukuki anlamda var olan eksiklikler ve zorlaştırma girişimleri, mültecilerin ülkeye gelişini engellememekte, düzensiz yolları kullanarak daha güvenliksiz yöntemlerle gelişleri devam etmektedir” diyen Aslı Murat, ülkeye düzensiz veya düzenli bir şekilde gelen sığınmacıların sayısının da yasaklayıcı düzenlemelere rağmen dünyadaki savaş ve zulüm devam ettiği sürece, insanların hayatta kalmak ve daha iyi yaşam koşullarına ulaşabilmek için sığınma hareketlerinin devam edeceğini belirtti. Murat, şöyle devam etti, “Bu doğrultuda yapılması gereken, Kuzey Kıbrıs’taki mevzuatın gözden geçirilmesi yanı sıra uluslararası insan hakları sözleşmeleri ve denetim mekanizmaları çerçevesinde tanınan mülteci hakları bağlamında insani koşulların sağlanmasıdır. Genel uygulamada vatandaş olmayanlar, ülkeye giriş yaptıkları sınır kapısında vize almak zorundadır. Bir de Kıbrıs’ın kuzeyine gelmeden önce vize alması gereken ülke vatandaşları vardır ki bunlar Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenmiştir. Ön vize uygulanan ülkeler; Ermenistan, Nijerya ve Suriye’dir. Söz konusu kişiler, yurtdışındaki ülke temsilciliklerinden geliş amaçlarını da belirten vize alarak Kıbrıs’ın kuzeyine giriş yapmaları gerekmektedir. Belirtilen yer isimlerinden de anlaşılacağı üzere, yakın zamanda alınan bu karar, aslında o coğrafyalardan gelişi bir nevi engellemeyi hedeflemektedir. İlgili kararın ardından bahsi geçen ülkelerin vatandaşlarının gelişleri düzensiz olarak devam etmiştir.”

“Ukrayna’dan ayrılıp Kıbrıs’ın kuzeyine gelen kişilerin pasaport sürelerine bakılmaksızın ülkeye girişlerine izin veriliyor”

Avukat Aslı Murat,  “Düzensiz gelişler söz konusu olduğunda, hiçbir koruma mekanizmasının çalıştırılmaması ve kişiler aleyhine cezai işlemlerin başlatılmasıdır” diyerek, İçişleri Bakanlığı’nın 14 Mart 2022 tarihinde yeni bir karar aldığını, bu karar ile, savaş nedeniyle Ukrayna’dan ayrılıp Kıbrıs’ın kuzeyine gelen kişilerin pasaport sürelerine bakılmaksızın ülkeye girişlerine izin verildiğini, pasaportlarının bulunmaması halinde kimlik bilgilerini içeren resmi bir evrak ibraz etmeleri, yanlarında pasaportsuz 18 yaşından küçük çocukları olması halinde ise çocuğun doğum belgesinin ibrazı ile girişine izin verilmesinin uygun bulunduğunu belirtti.

“Yıldız Yurdu adeta ‘geri gönderme merkezi’ olarak kullanılıyor”

“Açıkçası bu emir, sevindirici bir gelişme olmakla birlikte, bölük pörçük giden durumun artık bir raya oturtulması gerektiği gerçeğini de ortaya koymuştur” diyen Murat, “keza Suriyelilere yönelik uygulanan yöntem ile Ukraynalılara uygulanan yöntem arasındaki uçurum, her daim eleştirilen Avrupa devletlerinin ikircikli tavrını tekrarladığımızı gösteriyor” diye konuştu. Aslı Murat, yasadışı yollardan giriş yapıp yakalanan, aralarında çocuklar olan sığınmacı ve mültecilerin sınır dışı edilmeyi beklerken Lefkoşa’da Yıldız Yurdu isimli özel bir yurtta tutulmakta olduklarını belirterek, yasal anlamda bir düzenlemeye sahip olmasa da Yıldız Yurdu’nun adeta “geri gönderme merkezi” olarak kullanmakta olduğuna vurgu yaptı.  Yurtta alıkonulan kişilerin bir kısmının mahkumiyeti sona eren, bir kısmının ise aleyhine ceza davası dahi açılmadan direkt sınır dışı kararı çıkarılıp ihraç edilmeyi bekleyen yabancılar olduğunu belirten Murat, eski cezaevi ve karakollar gibi Yıldız Yurdu’ndaki mevcut alıkonma koşullarının da uluslararası standartlara uygun olmadığını söyledi.

“Mültecilerle suç işleyenler aynı yerde tutuluyor”

Aslı Murat, sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Yurttaki güvenliği, ilgili kişileri ilk etapta gözaltına alan karakoldaki görevli polisler sağlamaktadır. Bu sebeple sürekli değişkenlik göstermektedir. Maalesef düzenli bir güvenlik sistemi mevcut değildir. Neticede 2022 yılı içerisinde çarşafları birbirine bağlayarak yurttan kaçan kişiler de söz konusu olmuştur. Bina normal koşullarda bir yurt olarak inşa edildiği için hapsedilme koşullarına uygun değildir. Mesela kişilerin tutulduğu odaların kapıları sökülüp yerine demir parmaklık takılmıştır. Parmaklıklardan ötürü dışarıdan içerisi görünmekte, böylece mahremiyet hakkı ihlal edilmektedir. İnsanlar parmaklıkların üzerine çarşaf sererek içerinin görünmesini engellemeye çalışırken, soğuk havalarda ciddi sıkıntılar yaşanmaktadırlar. Kadın ve çocukların kaldıkları odalarda yatak varken, sadece erkeklerin kaldığı odalarda yere yalnızca şilte atılmıştır. 12 metrekare olan ve 5-6 kişi bulunan bu odalarda, mülteciler ile diğer suç işleyenler bir arada tutulmaktadır.”

“Ülkenin yönetim kapasitesini dikkate alan bir sığınma sistemi kurulmalı”

Avukat Aslı Murat, mülteci haklarına yönelik uluslararası sözleşmelerin mevzuatımıza meclis tarafından çıkarılan onay yasalarıyla dâhil edilmiş olmasına rağmen, yerel otoritelerin bunlara uygun icraat sergilemediklerini söylemenin mümkün olduğunu belirterek, özellikle insan haklarına ilişkin sözleşmelerle ilgili olarak yaşanan bu sorunun çözümü için özel yerel yasaların çıkarılması ve var olan yasalarda tadilata gidilmesinin gerektiğini söyledi. Murat, “Mülteci hakları söz konusu olduğunda, ekonomik ve sosyal gereksinimlerin sağlanması bir tarafa, en temel kurallardan olan geri gönderilmeme ve cezalandırılmama prensipleri ihlal edilmektedir. Bu noktada atılması gereken en ivedi adım, ülkenin yönetim kapasitesini ve planlamasını da dikkate alan bir sığınma sistemi kurmaktır” şeklinde konuştu.

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ

kıbrıs reklam