

Uzman Sosyolog Dr. Nihal Salman, “Hükümete duyulan güvensizlikle birlikte insanlarımızın gelecek korkusu gittikçe artıyor, bu durum da mutsuzluğa neden oluyor” dedi.
Nihal Salman, yalnız hükümete güvensizlik durumu olmadığını, bunun yanında tüm siyasilere ve muhalefete de güven olmadığının altını çizdi
Dr. Nihal Salman, çalışanları asgari ücrete endekslemenin devletin insanına yapabileceği en kötü şey olduğunu söyleyerek, “asgari ücret demek açlık sınırı demektir, devlet insanları açlık sınırına mahkum ediyor. Açlık sınırına mahkum olan insanların sayısı giderek artıyor. Sayının artışta olması evlenememe, çocuk sahibi olamama ve geçinememe durumlarını öne çıkartıyor” diye konuştu
Salman, “Bir sosyolog olarak söylüyorum ki halk olarak biz de hatalıyız. Siyasilerden kişisel işlerimizi çözmesini bekliyoruz ama halka hizmet edilmesi beklenmelidir. Kişisel işlerinin çözülmesini beklemek gelişmemiş ülkelerin beklentisidir. Siyasilerden kişisel işlerin çözülmesini bekliyorsak bu gemi batar” dedi
“Balık baştan kokar. Hükümete güvensizliğin olduğu ülkede mutsuzluk olur. Gelişmiş ülkelerde mutluluk oranı daha fazladır. Bunun nedeni insanların sosyal güvenceyle ilgili kaygısının olmamasıdır” diyen Dr. Salman, “Devlet eline bakılan topluma gelişmiş toplum denilmiyor. İnsanlarımızın gelecek korkusu gittikçe artıyor, bu durum da mutsuzluğa neden oluyor” şeklinde konuştu
Sıla TAYANÇLI
Uzman Sosyolog Dr. Nihal Salman, ülkede yapılan anketlerde hükümete güvenin azaldığını gözlemlemekte olduğunu belirterek, hükümete güvenin azalmasının birçok sebebi olduğunu söyledi. Salman, alınan yanlış kararlar, mecliste meclis başkanı seçimi ve halka yansıyış şekli, maaşlar belirlenirken halkın hissettiği hayat pahalılığı ile uygulanan hayat pahalılığının aynı olmaması gibi birçok nedenin hükümete olan güveni azalttığını kaydetti. Salman, etkenlerden bir tanesinin de sosyal güvencenin eksikliği olduğunu ifade ederek, “halk sosyal güvence istiyor, sosyal güvencenin eksik olması hükümete güveni azaltıyor” dedi.
“Güven gittikçe azalıyor”
Salman, sağlık ve eğitimde yeterli iyileşme olmadığından hükümete karşı güvensizliğin artmakta olduğuna vurgu yaparak, hükümetin yaptığı hatalar ve alınan kararların halkın gözünde güvensizlik teşkil ettiğini söyledi. Nihal Salman, yalnız hükümete güvensizlik durumu olmadığını, bunun yanında tüm siyasilere ve muhalefete de güven olmadığının altını çizdi. “Son yaşanan durumlar neticesinde güven gittikçe azalıyor” diyen Salman, bu durumların tek başına olmadığını, halkın sosyal güvence ve koruma beklediğini kaydetti.
“Açlık sınırına mahkum olan insanların sayısı giderek artıyor”
Dr. Nihal Salman, çalışanları asgari ücrete endekslemenin devletin insanına yapabileceği en kötü şey olduğunu söyleyerek, “asgari ücret demek açlık sınırı demektir, devlet insanları açlık sınırına mahkum ediyor. Açlık sınırına mahkum olan insanların sayısı giderek artıyor. Sayının artışta olması evlenememe, çocuk sahibi olamama ve geçinememe durumlarını öne çıkartıyor” diye konuştu. Salman, hastanede son zamanlarda yaşananlardan dolayı da güven kalmadığını belirtti.
“Kişisel işlerinin çözülmesini beklemek gelişmemiş ülkelerin beklentisidir”
Salman, şöyle devam etti, “Yaşananların sorumlusu devlet olduğundan hatta sadece devlet değil ayrıca siyasilere ve muhalefet partisine de sorumluluk düşüyor, sorumluluk neticesinde güvensizlik artıyor. Halk tüm partileri denedi ve yine kötü yönetimle karşı karşıya kalındı. Bir sosyolog olarak söylüyorum ki halk olarak biz de hatalıyız. Siyasilerden kişisel işlerimizi çözmesini bekliyoruz ama halka hizmet edilmesi beklenmelidir. Kişisel işlerinin çözülmesini beklemek gelişmemiş ülkelerin beklentisidir. Siyasilerden kişisel işlerin çözülmesini bekliyorsak bu gemi batar. Kişisel beklentileri karşılamaya çalışan siyasilerde zorluk yaşıyor.”
“Hükümete güvensizliğin olduğu ülkede mutsuzluk olur”
Sosyolog Dr. Nihal Salman, “Balık baştan kokar. Hükümete güvensizliğin olduğu ülkede mutsuzluk olur. Gelişmiş ülkelerde mutluluk oranı daha fazladır. Bunun nedeni insanların sosyal güvenceyle ilgili kaygısının olmamasıdır. İnsanlarımız başına bir şey gelip hastaneye gitse iyi bir muameleyle karşılaşacak mıyım, güvence verilecek mi diye düşünüyor. Gelecek kaygısı çok fazla, özellikle de gençlerimiz yoğun bir gelecek kaygısı yaşıyorlar. Küçük bir ülkeyiz ve özel sektörde çalışsak asgari ücrete bağlıyor. Asgari ücret alanlar nasıl ev kiralanacak? Nasıl geçinecek?” şeklinde konuştu.
“Mutsuzluk artıyor”
Salman, “Devlet marketleri kontrol edemiyor, bir markette farklı fiyat diğer markette farklı fiyat var. Marketlerde serbest piyasa evet ama devlet denen sosyal kurum bunları düzenleyebilmeli. Adalet konusunda da daha iyi durumdayız ama halen kötü. İyi şeyler de oluyor. Bir ülkenin kalkınabilmesi ve ülkeye gelişmiş ülke diyebilmek için özel sektörde fazla insan olması gerekiyor. Özel sektörde fazla insan olan ülkeler gelişmiştir” diyerek, insanların asgari ücrette veya devlette çalışmasının devlet eline bakması demek olduğunu belirtti. “Devlet eline bakılan topluma gelişmiş toplum denilmiyor” diyen Salman, “insanlarımızın gelecek korkusu gittikçe artıyor bu durumda mutsuzluğa neden oluyor” diye konuştu.