

Evrensel Yaşam Haklarını Koruma Derneği Başkanı Tuğçe Ören, Yeni Bakış’a yaptığı açıklamada, ilgili makamlara sordukları soruların yanıtlarını henüz alamadıklarını belirterek, sağlıklı cevap alacaklarını beklemediklerini söyledi. Ören, ülkede adli tıp kurumu olmadığını, herhangi bir suç varsa örtbas edilmesinin kolay olduğunu, otopsi raporlarının dahi istenilen şekilde hazırlanabileceğinin zemininin ülkede mevcut olduğunu kaydetti. Tuğçe Ören, “yani film içinde çok film var” diyerek, Sağlık Üst Kurulu’nun yasa dışı olduğunu, Sağlık As Kurulu olmadan Sağlık Üst Kurulu olamayacağını kaydetti
Dünyada yapılan geniş tarama sonucu özellikle Almanya’da biontech aşısı olan kişilerin otopsilerinin incelendiğini söyledi. Ören, yaklaşık 200 bin kişide aşı kaynaklı birtakım rahatsızlıklar tespit edildiğini söyledi. Tuğçe Ören, bizim ülkemizde bir takip sisteminin olmadığını, kişiye alerjik bir reaksiyonu olup olmadığı sorulmadan aşı yapıldığını, olan varsa kayıt altına alınmadığını, aşılma bitikten sonra poliklinikler açılarak bu kişilerin takip altına alınmadıklarını söyledi
Ören, dünya genelinde en fazla yan etkisi görülen aşının canlı hücre aşısı olan Biontech aşısı olduğunu belirterek, bu firmanın yöneticisi olan Türk Bilim adamı karı kocanın ciddi anlama yargılanacaklarını söyledi. Ören, Almanya’da sonuçlanan davaların dosyalarını bazı Alman doktorların derneğe vereceklerini belirterek, “sonuçlanan davaları dosyamıza alacağız. Bizler de günü geldiğinde dava açacağız” diye konuştu
Ören, üç farklı seri numarasında olan Sinovac aşısının buraya geldiğini, Çin’de yapılanla aynı aşı olmadığını belirterek, mRNA aşılarında da aynı şekilde farklı seri numarasında olan aşıların ülkemize geldiğini söyledi. Ören, Güneyde kullanılmayan aşıların da bize gönderildiğini ifade ederek, ani ölümlerde aşıların büyük payı olduğunu belirtti
Yeni Bakış
Evrensel Yaşam Haklarını Koruma Derneği, geçtiğimiz hafta içinde Meclis Başkanlığı, KKTC İçişleri Bakanlığı, KKTC Sağlık Bakanlığı, KKTC Yataklı Tedavi Kurumları Dairesi Müdürlüğü, Kıbrıs Türk Tabipler Birliği ve KKTC Polis Genel Müdürlüğü’ne ülkemizde son yıllarda gerçekleşen ani gayri tabi ölümler ile ilgili 9 maddelik bilgi talebinde bulundu. Dernek, Bilgi Edinme Hakkı Yasası gereği, İyi İdare Hakkı Yasası tahtında Ocak 2021’den itibaren çoğunluğu evde gerçekleşmiş ölümlerde kişilerin özel bilgileri kurumda saklı kalmak şartı ile aşağıdaki soruları yöneltti.
Evrensel Yaşam Haklarını Koruma Derneği Başkanı Tuğçe Ören, Yeni Bakış’a yaptığı açıklamada, ilgili makamlara sordukları soruların yanıtlarını henüz alamadıklarını, ancak yanıt almak bir süre olduğunu onu beklediklerini söyledi. Sağlık Bakanlığının yasaya göre bilgi vermek durumunda olduğunu belirten Ören, ancak bakanlığın otoman bir sistemlerinin olmadığını da bildiklerini kaydetti. Ören, ülkede son günlerde gelişen ani ölümlerle ilgili bu bilgileri talep ettiklerini ifade ederek, dünyada yapılan geniş tarama sonucu Almanya’da davalar açıldığını, sonuçlandığını, özellikle covid 19 biontech aşısı olan kişilerin otopsilerinin incelendiğini söyledi.
“60 bin kişide aşı kaynaklı ölüm tespit edildi”
Ören, ölenlere kalp emarının çekildiğini belirterek, yaklaşık 60 bin kişide aşı kaynaklı ölümlerin tespit edildiğini söyledi. Ören, hayatını kaybeden kişilerin ailelerine tazminatlar ödendiğini söyleyerek, yaklaşık 200 bin kişinin de aşı kaynaklı birtakım rahatsızlıklar tespit edildi. Yaklaşık 200 bin kişide görme kaybı, böbrek rahatsızlığı gibi ciddi derecede rahatsızlıkların tespit edildiğini ifade eden Ören, birçok kişinin çalışamaz durumda olmasından kaynaklı emekli maaşına bağlandıklarını söyledi.
“Aşı olanlar takip altına alınmadı”
Tuğçe Ören, bizim ülkemizde bir takip sisteminin olmadığını, aşı olan bir kişiye olmadan önce alerjik bir reaksiyonu olup olmadığının sorulmadığını, olan varsa kayıt altına alınmadığını, aşılma bitikten sonra poliklinikler açılarak bu kişilerin takip altına alınmadıklarını kaydetti. Ören, pandemi döneminde doktorların akrabalarının bile ciddi derecede yan etkiye maruz kaldıklarını belirterek, dernek olarak ellerinde görüntülü resimlerin olduğunu söyledi. Tuğçe Ören, dünyaca ünlü, Nobel ödülü kazanmış, NASA’da görev yapmış profesörlerle birlikte yapılan araştırmalar sonucunda, farz çalışması henüz tamamlanmamış ne olduğu belirsiz canlı hücre aşılarının, sözde gönüllülük esasına dayanarak ama dayatmalarla birlikte sorumluluk alınmadan insanlara yapıldığını kaydetti.
“Biontech firması yargılanacak”
Ören, dünya genelinde en fazla yan etkisi görülen aşının canlı hücre aşısı olan Biontech aşısı olduğunu belirterek, bu firmanın yöneticisi olan Türk Bilim adamı karı kocanın ciddi anlama yargılanacaklarını kaydetti. Ören, Sinovac aşısının ise en çok görülen yan etkisinin tansiyon yüksekliği, eklem ağrısı olarak kendini gösterdiğini ifade ederek, sinovac aşısının üç farklı modeli olduğunu, bize gönderilenin aşıların Çin’de yapılanla birebir aynı olmadığını söyledi.
“Güneyde kullanılmayan aşılar bize gönderildi”
Ören, üç farklı seri numarasında olan Sinovac aşısının buraya geldiğini belirterek, mRNA aşılarında da aynı şekilde farklı seri numarasında olan aşıların ülkemize geldiğini söyledi. Ören, Güneyde kullanılmayan aşıların da bize gönderildiğini ifade ederek, üst makam sahibi olan kişilerin bu ülkede sahte adapass aldıklarını hatırlattı. Buna Tabipler Birliği Başkanının da dahil olduğunu belirten Ören, aynı gün, aynı saat, aynı dakikada iki doz biontech aşısı olduğunu iddia etti. Aşının seri numarasının birinin 005, diğerinin ise 006 olduğunu belirten Ören, art arda olan iki seri numaralı aşının bir ay arayla nasıl olunduğunu sordu.
“En az 15 bin kişiye sahte adapass verildi”
Evrensel Yaşam Haklarını Koruma Derneği Başkanı Tuğçe Ören, birçok doktorun pandemi dönemi aşı tezgahını kurduğunu iddia ederek, milletten de para alarak sahte adapass basıldığını belirtti. Ören, ülkede o dönem en az 15 bin kişiye sahte adapass verildiğini ifade ederek, aşıları savunan her doktorun aynı küresel sağlık çetesine bağlı olduğunu ve ona hizmet ettiğini belirtti. Ören, şöyle devam etti, “Bizimle birlikte aynı düşüncede olan birçok doktor var. Ancak sadece iki tanesi ortaya çıktı. Mesleğini riske attı. Elimizde watsapp mesajları dahi var. Toplum sağlığını tehlikeye atacakları öne sürülerek diplomalarının ellerinden alınacağı tehdidi yapıldı.
“Sonuçlanan davaları dosyamıza alacağız”
Ören, Almanya’dan şu an derneğe doktorların gelmeye başladığını belirterek, bilgi paylaşımında bulunduklarını söyledi. Ören, Almanya’da sonuçlanan davaların dosyalarını bu doktorların alıp derneğe vereceklerini belirterek, “sonuçlanan davaları dosyamıza alacağız. Bizler de günü geldiğinde dava açacağız” diye konuştu. Birçok doktorun Almanya’da aşılara karşı geldikleri gerekçesiyle diplomalarının alındığını, para cezasına çarptırıldıklarını, bu nedenle KKTC’ye geldiklerini belirten Ören, “şu anda ülkemizde yaklaşık 20 bin Alman turist bu nedenlerle oturma izniyle kalıyor” dedi.
“Sağlık As Kurulu olmadan Sağlık Üst Kurulu olamaz”
Ören, ilgili makamlara sordukları sorulara sağlıklı cevap alacaklarını beklemediklerini belirterek, ülkede adli tıp kurumu olmadığını, herhangi bir suç varsa örtbas edilmesinin kolay olduğunu, otopsi raporlarının dahi istenilen şekilde hazırlanabileceğinin zemininin ülkede mevcut olduğunu kaydetti. Tuğçe Ören, “yani film içinde çok film var” dedi. Sağlık Üst Kurulu’nun yasa dışı olduğunu belirterek, “Sağlık As Kurulu olmadan Sağlık Üst Kurulu olamaz” dedi.