

Cihat Yaycı’nın son açıklamalarında KKTC’de Türkiye’ye karşı bir iç karışıklık çıkacağı, bunun da Türkiye’yi zor durumda bırakacağı iddiası yer alıyor. Bu tür senaryoların dolaşıma sokulması belki bazı çevrelerde heyecan yaratabilir. Ancak gerçekler ortada: KKTC’de kimse iç karışıklık çıkaramaz.
Kıbrıslı Türkler tarih boyunca uysal, anlayışlı ve sağduyulu bir halk olmuştur. Bu ada insanı, yaşadığı her zorlukta kendi kendini toparlamayı bilmiştir. Hiçbir Kıbrıslı Türk’ün “Avrupa’ya girme” diye bir derdi yoktur. Çünkü zaten Avrupa vatandaşıdır. Pasaportu elinde, hakları tanınmış bir halkın, kendi topraklarında kaos çıkarma motivasyonu olamaz.
Bu ülkede eğer bir iç kargaşa başlarsa, bunu asla Kıbrıslı Türkler yapmaz. Kıbrıs’a yıllar önce göç etmiş ailelerin burada doğup büyüyen çocukları da yapmaz. Onlar artık Kıbrıslıdan daha Kıbrıslıdır. Ada kültürünü almış, karma evlilikler yapmış, burada kök salmış insanlardır. Bu toplumun DNA’sında isyan değil, birlikte yaşama refleksi vardır.
Eğer KKTC üzerinde böyle bir plan varsa, bu karmaşayı yaratmak isteyenler buraya özel olarak Türkiye’den gelecektir. Yerel halkın böyle bir işe bulaşması mümkün değildir. Kıbrıs polisi de buna asla izin vermez. Çünkü burası huzurlu bir adadır ve bu huzurun bozulmasını kimse istemez. Ne esnaf, ne memur, ne öğrenci, ne de sıradan vatandaş.
Siyasi görüşler ne kadar keskin olursa olsun, burada iki karşıt görüşteki insan bile geceleri aynı masaya oturur, yemek yer, içki içer, sohbet eder. Bu, dışarıdan bakınca anlaşılamayan bir Kıbrıs gerçeğidir. Polarizasyon buraya ithal edilmeye çalışılsa da tutmaz. Çünkü insanlar birbirini tanır, birbirinin çocuğunu bilir, aynı kahveye gider.
İç karışıklık senaryoları yazmak kolaydır. Ama bu adanın ruhunu bilenler bilir ki Kıbrıslı Türk, kendi evini yakmaz. Kimse aklına getirmesin.