

Yunan albaylar cuntası ile EOKA-B’nin 15 Temmuz 1974’te Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı III. Makarios’a yaptığı darbeye karşı direnirken ölenler için dün Güney Kıbrıs’ta çeşitli anma törenleri yapıldı.
Fileleftheros gazetesi, Güney Lefkoşa’daki “Ay.Konstandinu ve Eleni Kilisesi”nde düzenlenen anma törenine Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, Başpiskopos Yeorgios, Meclis Başkanı Annita Dimitriu, bakanlar, siyasi parti liderleri ve çok sayıda vatandaşın katıldığını kaydederek, törende, darbe sırasında hayatını kaybedenler için dua edildiğini, anıta çelenk bırakıldığını ve saygı duruşunda bulunulduğunu yazdı.
Haberde, Rum Meclisi’nde de darbenin yıldönümü nedeniyle özel oturum gerçekleştirildiği ifade edildi.
Gazete, Rum Hükümeti ile siyasi partilerin, yaptıkları açıklamalarla cunta darbesini ve Barış Harekatı’nı kınadıklarını kaydederken, Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin farklı yaklaşımlar sergilediklerini belirtti.
Törende, açılış konuşmasını eski milletvekili Kostis Evstathiu’nun yaptığını kaydeden gazete, Evstathiu’nun 15 Temmuz 1974 darbesini “ulusal ihanet” olarak nitelendirdiğini ve tarihi hafızanın korunup, gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaptığını yazdı.
Habere göre Hristodulidis ise, darbenin, Türkiye’nin uzun süredir hedeflediği politikalarını hayata geçirmesi için gerekçe olarak kullanıldığını ileri sürerek, Rum hükümetinin hedefinin, “Kıbrıs Cumhuriyeti”ni fiilen yeniden birleştirecek, işlevsel ve kalıcı bir çözüm olduğunu söyledi.
Hristodulidis, Kıbrıs’ın, çözümün ardından Avrupa Birliği (AB) üyesi olarak kalmaya devam edeceğini de vurguladı.
Gazete, Rum Meclisi’nde gerçekleştirilen özel oturumda konuşan Meclis Başkanı Annita Dimitriu’nun ise, “işgal sürdüğü sürece unutmanın mümkün olmadığını” kaydederek, Birleşmiş Milletler (BM) himayesindeki müzakerelerin yeniden başlaması gerektiğini ve iki devletli çözüm söyleminin, çözüm sürecine engel oluşturduğunu dile getirdiğini yazdı.
-Siyasi partilerin açıklamaları
Gazete devamla, Rum siyasi partilerin darbenin yıldönümüne ilişkin açıklamalarına yer verdi.
Habere göre DİSİ Meclis Grup Sözcüsü Dimitris Dimitriu da DİSİ’yi temsilen yaptığı açıklamada, mevcut statükonun sürdürülebilir olmadığını belirterek, iki bölgeli, iki toplumlu federasyon modelinin uluslararası alanda kabul gören tek çözüm zemini olduğunu ifade etti.
AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu, müzakerelerin Crans-Montana’da kaldığı yerden yeniden başlatılması çağrısında bulunarak, Rum tarafının, şu anki çıkmazdan kurtulmak için kararlılıkla ve inançla hareket etmesi gerektiğini kaydetti.
DİKO lideri Nikolas Papadopulos ise, AB’nin Kıbrıs sorununda daha etkin rol üstlenmesini memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederken, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yeni girişiminin, uluslararası konferansın toplanmasına katkı sağlamasını temenni etti.
ELAM Genel Başkanı Hristos Hristu da iki bölgeli, iki toplumlu federasyon modeline karşı çıkarak, bu yaklaşımın Türk tezlerini güçlendirdiğini savundu. Hristu, darbeyi kınamakla birlikte, 1974 öncesindeki iç siyasi çatışmaların da ülkeyi bugünkü noktaya taşıyan sürecin parçası olduğunu belirtti.
Haberde, ALMA Başkanı Odisseas Mihailidis’in, Kıbrıs sorununda mevcut diplomatik hareketliliğin “belki de son fırsat penceresi” olabileceğine dikkat çekerek, Kıbrıs sorununda kararlı adımlar atılması, gerçekçi bir yaklaşım benimsenmesi ve Avrupa temelli çözüm ilkelerine bağlı kalınması gerektiğini kaydettiği; Doğrudan Demokrasi (Amesi Dimokratia) Milletvekili Dimitris Suglis’in de Kıbrıs sorununun yeniden “işgal ve işgalin devamı sorunu” olarak ele alınması gerektiğini savunduğu ifade edildi.
Gazete, gün boyunca düzenlenen törenlerde darbe direnişçileri ile darbe sırasında hayatını kaybeden askerler için ayrı ayrı anma programları gerçekleştirildiğini ve törenlerin çelenk sunumu, saygı duruşu ve milli marşın okunmasıyla sona erdiğini yazdı.