

Türkiye’de orta sınıfın on yıllardır süregelen hedeflerinden olan ‘önce yaşanacak ev, sonra yazlık’ hayali tamamen rafa kalktı. Yazlık sahibi olmak, orta gelir grubu için ulaşılmaz bir lüks hâlini alıyor. Sahip olma bedelinin yanı sıra ödenen yüksek aidatlar, her yıl aynı yerde tatil yapma mecburiyeti, ulaşım ve yemek masrafı gibi etkenler, mevcut yazlık sahiplerini satışa yöneltti. Mülk sahipleri evlerini ya satıyor ya kiralıyor. Yaşanan bu trend, emlak sitelerindeki satılık yazlık ilanlarını artırdı.

Özellikle Ege ve Akdeniz sahil şeridinde yoğunlaşan yazlıkların satış ilanlarında patlama yaşansa da yüksek faiz oranları, krediye erişim zorluğu, nakit sıkışıklığı gibi sebeplerle bu evler aylarca alıcı bekliyor. Aylarca bekleyip mülkünü satamayanlar ise işi ticarete döküyor. Evinde birkaç hafta kalabilen yazlık sahipleri, kalan dönemi sezonluk ve gecelik kiraya vererek gelire dönüştürmeye çalışıyor. Gayrimenkul uzmanı Selim Ataç gazetemize yaptığı açıklamada “Eskiden yazlık konutlar güvenli bir yatırım aracı ve statü sembolüydü. Bugün ise sadece masraf kapısı. Bir de her yıl aynı yere gitmek, tatil hissi vermiyor. Aynı zamanda yılda maksimum bir ay kalınabilen bir yer. Tüketiciler de âtıl kalacak yeri getiriye dönüştürmek, bu gelirle istedikleri yerde tatil yapmak gibi yol izliyor” dedi. Marmaris’te emlak danışmanlığı yapan Gözde Karaböcek ise “Sahil bölgelerinde yazlık ilanlar geçen yıllara göre ciddi artış gösterdi. Ancak ilan sayısındaki artışı karşılayacak talep yok. Evi beğenip fiyatı kabul etse de aidatları ve yıllık tadilat masraflarını duyunca alımdan vazgeçiyor ve kiralama yoluna gidiyor” dedi.

Gelinen noktada tüketiciler yazlık sahibi olmanın mantıklı yatırım olmadığına karar verip, ellerindeki bütçeyi şehir merkezinde kira getirebilecek bir mülk edinmek için harcıyor. Oradan elde ettiği gelirle de bütçesine katkı sağlarken, her tatilini başka bir yerde geçirme imkânına da kavuşuyor. Aynı zamanda ‘memlekete yatırım’ yeni trend olarak ortaya çıkıyor. İnsanlar memleketleriyle bağını sağlamlaştırmak için ihtiyacını karşılayan evlerini kendi memleketinde inşa ederek tatil anlayışlarında yeni bir pencere açmış oluyor.

Ege ve Akdeniz’deki yazlık sitelerde aidatlar sitenin konumu, sunduğu imkânlar özel plaj, ortak havuz, geniş peyzaj alanları, 7/24 özel güvenlik, shuttle servis hizmetlere göre değişiyor. Aidatlar aylık ödenebilse de hesaplama yıllık yapılıyor. İşte aidatta durum:
Standart havuzsuz ya da küçük havuzlu: Sadece bahçıvan ya da apartman görevlisi bulunur, temel aydınlatma gideri olur. Aylık 1.500 TL ile 3.000 TL arasında aidat ödeniyor. Yıllık 18.000-36.000 TL.
Orta-üst segment: Güvenlikli, havuzlu, sosyal tesisli olan yazlıklarda çocuk oyun alanları ve güvenlik de bulunur. Aylık 4.000 ile 10.000 arasında değişen sitelerde yıllık bedel 48.000-120.000 TL.
Lüks markalı projeler: Özel plaj, iskele, rezidans hizmeti verilir. Daha çok Bodrum, Yalıkavak, Çeşme-Alaçatı civarında premium hizmet verir. Uluslararası otel zincirlerinden hizmet alırlar. Aylık 15 bin lira ile 180 bin lira arasında değişir. Yıllık ortalaması 180.000 ile 2 milyon TL arasında aidat ödenir.
Bir yazlık ev alındığında masraflar, mülkün bedeli, vergisi, harcı ile sınırlı değil. Evin boş kaldığı dönemde ödenen aidat bedelleri asgari ücret seviyesine ulaşıyor. Deniz kenarlarında sert iklimden çıkan konutlarda rutubet ve yıpranma, her sezon başında on binlerce liralık zorunlu tadilat masrafı çıkarıyor. Yüksek emlak vergileri, sigortalar, kışın da ödenen sabit giderler büyük bütçe istiyor.
yenibakış gazetesi-kktc son dakika