

Yapı Kredi Kurumsal İletişim Direktörü Arda Öztaşkın, kadına, çocuğa ve hayvana yönelik şiddeti normalleştiren hiçbir yapımda reklamveren olarak yer almayacaklarını duyurdu. Karar, “Bu bir tercih değil, vicdani bir yükümlülük” sözleriyle paylaşıldı.
Kararı kamuoyu ile paylaşan Yapı Kredi Kurumsal İletişim Direktörü, medya içeriklerindeki şiddet unsurunun ele alınış biçimine dair önemli bir ayrım yaptı. “Eleştirel temsil” ile “özendirici temsil” arasındaki farkın bir iletişimcinin asgari muhakeme sorumluluğu olduğunu belirten Öztaşkın, şu değerlendirmede bulundu:
“İletişimci yalnızca görünürlük yöneten biri değil. Anlam, meşruiyet ve güven de üretmek zorunda. Bu yüzden insana, özellikle kadına, çocuğa ve hayvanlara yönelik şiddeti normalleştiren; şiddeti güç, prestij, karizma ya da başarı göstergesi gibi sunan hiçbir dili ve anlatıyı kabul etmiyorum.“
Alınan bu kararın bir marka stratejisinden ziyade toplumsal bir zorunluluk olduğunun altını çizen Öztaşkın, reklamverenlere ve iletişim profesyonellerine de açık bir çağrıda bulundu.
Şiddet dilini temel alan dizi ve içeriklere kesinlikle reklam plasmanı yapmayacaklarını vurgulayan Öztaşkın, bu tavrı; “Bu bir tercih değil. Etik bir sınır, kamusal bir sorumluluk ve vicdani bir yükümlülük,” sözleriyle tanımlayarak tüm meslektaşlarını taşın altına elini koymaya ve benzer bir duyarlılık göstermeye davet etti.
yenibakış gazetesi-kktc son dakika