

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Hark Adası ve bazı petrol altyapı tesislerinin de hedef alınabileceğini öne sürdü.
Yaptığı açıklamada şöyle seslendi:
“Amerika Birleşik Devletleri bu gece İran’ı donanması, hava kuvvetleri, radarları, hava savunma sistemleri ve diğer tüm savunma unsurlarıyla birlikte, saldırı kapasitesinin büyük bölümü de artık ortadan kalkmış durumda çok sert şekilde vuracak. Çok uzak olmayan bir gelecekte Hark Adası’nı ve diğer petrol altyapı noktalarını da kontrol altına alacağız. Venezuela’da yaptığımız gibi, İran’ın petrol ve doğal gaz piyasaları üzerinde tam kontrol sağlayacağız. Bu durum hem Venezuela hem de Amerika Birleşik Devletleri için son derece başarılı sonuçlar verdi.

Fox News kanalında canlı yayınlanan “Fox & Friends” programına telefonla bağlanan ABD Başkanı kara harekatı dair iddiaları da cevapladı.
Trump,”Şu anda İran’la perde arkasında konuşuyoruz. Bir anlaşma yapmak için bizimle görüşüyorlar ama çok gururlular. Benim tercihim her zaman Hark Adası’nı ele geçirmek, oraya karadan girmek olurdu; ancak Amerika’nın şu anda buna cesareti, bunun için gereken isteği olduğundan emin değilim. Amerika’nın buna yetecek mideye sahip olduğunu sanmıyorum Zaten sahada, karada asker istemiyorum. Şu ana kadar 49 adet Tomahawk füzesinden oluşan yoğun bir saldırı İran’ın bazı bölgelerini vurdu ve bu hassas saldırılar Tahran’a 40 mil (65 kilometre) kadar yakın mesafedeki üslerde gerçekleştirildi.

Şu an ABD uçakları Tahran üzerinde uçuyor ve onlar bunun farkında bile değil. Savunmaları yok, bu konuda hiçbir şey yapamazlar. Ellerindeki tek şey yalan haberler. İran zaten kavga etmede, savaşmada iyi değil. Onların nükleer silah satın alamadığını ve geliştiremediğini tekrar ediyorum. Operasyonlarda köprülere ve elektrik santrallerine saldırmayı tercih etmezdim çünkü o zaman insanlar su içemez hale gelir, ben bunu kesinlikle istemiyorum. Ancak herkes bilsin ki bu gece sahada daha fazla bombardıman olacak; çok daha büyük, çok daha güçlü vuracağız.”
Trump, İran’daki rejim karşıtı protestoculara ulaştırılmak üzere gönderilen Amerikan silahlarının, bölgedeki terör örgütü PKK’nın İran yapılanması olan PJAK unsurları tarafından gasp edildiğini iddia etti.
Mülakatında “Bunu asla unutmayacağım, Kürtler” diyerek PJAK ve bağlantılı gruplara a ültimatom veren Trump şöyle konuştu:
“Aslında onlara silah gönderdik ve dürüst olmak gerekirse Kürtler bizi çok hayal kırıklığına uğrattı. Kürtler bizi yüzüstü bıraktı… Bence silahları kendileri için sakladılar. Bence bu bir utanç. Ama bunu unutmayacağım, Kürtler, bunu unutmayacağım. Ama ellerinde bazı silahlar var… Bakın, ellerinde silah olsa bile, korkudan donup kalmış durumdalar çünkü bu durum farklı. Bu, bu ülkedeki durum gibi değil.”
Trump, adayı fiilen işgal etme seçeneğini kendi tercihi olarak nitelendirse de “Karada asker istemiyorum” diyerek ve ABD’nin bu konuda isteksiz olduğunu aktardı.
Fox News sunucusu Brian Kilmeade’in, “Dün sıradaki hedeflerin köprüler ve elektrik santralleri olabileceğini söylediniz. Sırada bunlar mı var?” sorusuna Trump, “Evet, ama bunu yapmak istemem. Çünkü bunu yaptığınızda acıyı halk çekiyor.” cevabını verdi. Kilmeade’in, “İran halkına mesajınız nedir?” sorusu üzerine ise Trump, “İran halkına mesajım şu:. Korkuyorlar çünkü onların silahı yok, karşı tarafın silahı var. İnsanlar miting düzenliyor ve vuruluyorlar. Dört farklı binada dört keskin nişancının insanların başına ateş ettiği bir ortamda miting düzenlemek kolay değil, öyle değil mi?” diye ekledi.
Trump’ın canlı yayındaki iddialarının ardından ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) da operasyonun askeri bilançosuna dair rapor yayınladı. CENTCOM, Tomahawk füzeleri ve görünmez hayalet uçaklarla yapılan bombardımanlarda, İran’ın askeri gözetleme kapasitelerinin, radar hatlarının, stratejik hava savunma sistemlerinin ve iletişim tesislerinin ağır hasarla vurularak imha edildiğini doğruladı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de İran’a yönelik ekonomik baskının artırılacağı mesajını verdi. Bessent, İran’ın Körfez’deki ABD müttefiklerine vereceği her türlü zararın İran’a ait hesaplardan karşılanacağını belirterek, “İran’ın gerçekleştireceği her saldırı, karşı karşıya kalacağı ekonomik ve mali sonuçları daha da ağırlaştıracaktır.” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı İran’ın dilediği anda “beyaz bayrak çekebileceğini” savunarak, ABD’nin İran’ın donanmasını, hava kuvvetlerini ve hava savunma sistemlerini etkisiz hale getirdiğini öne sürdü.
Trump, “Tarihin en büyük anlaşması olabilir. İran teslim olabilir, ‘Bittik, teslim oluyoruz. ABD dünyanın en büyük gücü’ diyebilir. Ama sahte medya yine de bunu İran için büyük bir zafer olarak sunar.” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı ayrıca, Tahran ile diplomatik çözüm ihtimaline ilişkin değerlendirmesinde, “Üç ya da dört hafta öncesine kıyasla şimdi bir anlaşma yapmayı daha az isterdim.” diye konuştu
Basra Körfezi kıyısından 25 kilometre açıkta bulunan 20 kilometrekarelik Hark Adası, İran için bir adadan çok daha fazlasını ifade etmekte. Ülkenin ihraç ettiği ham petrolün yaklaşık %90’ı bu bölgeden dünyaya pazarlanıyor. Günlük 7 milyon varil yükleme kapasitesine sahip olan terminalin devre dışı bırakılması veya ABD kontrolüne geçmesi, İran hükümet bütçesinin %40’ını oluşturan petrol gelirlerinin tamamen kesilmesi anlamına gelebilir.

ABD’nin hedeflerinden biri olduğu düşünülen Hark Adası, İran’ın 30 km açığında bulunuyor. Kritik ada 21 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip ve Buşehr kenti açıklarında yer alıyor. Nüfusu 8 bin civarında olan adada petrol terminalleri, boru hatları ve devada depolama tanklar var. Burada ham petrol taşınıyor, Asya pazarlarına gönderiliyor.
Adayı özel kılan bir diğer özelliği ise doğal bir derin su limanına sahip olması. Derin sular, adaya büyük tankerlerin yanaşmasına imkan veriyor. Böylede Hark Adası, İran’ın en önemli lojistik merkezi oluyor.

‘Yasak Ada’ olarak de bilinen bu yere yerli olmayanların girişi, özel izne bağlı. Stratejik önemi düşünüldüğünde ABD basınında yer alan ‘Hark Adası’ iddiaları daha da kuvvetleniyor. ABD basını son günlerde askeri hedef olarak görülen bu ada için ‘abluka, saldırı, ele geçirme’seçeneklerinin masada olduğunu iddia etti.
CNN’e konuşan kaynaklara göre İran, ABD’nin Hark Adası’na yönelik harekâtına karşı aylardır hazırlık yürütüyor. Mart ayındaki Amerikan saldırılarının ardından adaya ilave asker sevk eden Tahran yönetimi, hava savunma sistemleri ve omuzdan atılan hava savunma füzeleri (MANPADS) konuşlandırdı. Ayrıca ABD güçlerinin çıkarma yapabileceği sahil bölgelerine anti-personel ve anti-zırh mayınları yerleştirildiği öne sürüldü.
Habere göre Hark Adası’nı ele geçirme seçeneği, Trump yönetimi içindeki bazı üst düzey yetkililer tarafından uzun süredir savaşın “son oyun” senaryolarından biri olarak değerlendiriliyor. ABD ordusunun adaya yönelik harekât planlarını aylar önce hazırladığı ancak yüksek riskler nedeniyle operasyonun defalarca ertelendiği kaydedildi.
Washington’daki bazı yetkililer, Hark Adası’nın ele geçirilmesi veya enerji altyapısının devre dışı bırakılmasının İran’ın petrol gelirlerine ağır darbe vurabileceğini ve Tahran’ın savaşı finanse etme kapasitesini ciddi şekilde zayıflatabileceğini savunuyor. Ancak aynı yetkililerin, böylesi bir operasyonun büyük çaplı kara kuvveti gerektireceği ve ABD ordusunun ağır kayıplar verebileceği konusunda Başkan Trump’ı uyardığı paylaşıldı.
ABD ordusunun bölgeye yığdığı muazzam askeri güçle böyle bir operasyonu teorik olarak gerçekleştirme kabiliyeti bulunuyor ancak bu hamle sonu gelmez askeri, ekonomik ve lojistik riskleri de beraberinde barındırıyor.
Pentagon, bölgeye 5 bin deniz piyadesi ve ordu elitlerinden oluşan 82. Hava İndirme Tümeni’nden yaklaşık 2 bin paraşütçü birliği konuşlandırarak operasyon spekülasyonlarını körüklemişti.
Teorik olarak 82. Hava İndirme Tümeni’ne bağlı paraşütçüler, gece karanlığından yararlanarak adadaki kilit komuta merkezlerini, radar hatlarını ve uçaksavar mevzilerini ele geçirmek için havadan dikey indirme yapabilme kabiliyetine sahip. Eş zamanlı olarak ABD Deniz Piyadeleri de Osprey tiltrotor dikey iniş-kalkış uçakları ve hava yastıklı çıkarma araçları (LCAC) taşıyan amfibi hücum gemileriyle adanın kıyı şeridine çıkarma operasyonu düzenleyebilir.
ABD’nin teknolojik ve lojistik üstünlüğüyle adayı ele geçirmesinin muhtemel olduğu söylense de asıl sorun operasyon başladığı an devreye girecek.
Çıkarma gemilerinin önce İran’ın tam kontrolündeki Hürmüz Boğazı’ndan geçmesi gerekiyor ve körfez boyunca konuşlu binlerce gizli İran intihar İHA’sı ile gemisavar füze bataryaları bu unsurlar için açık birer tehdit oluşturuyor. Sahada ayrıca antipersonel mayın döşeli kıyılar Amerikan piyadelerine ağır kayıplar verdirebilir. İran Parlamentosu Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın, ABD işgale kalkışırsa güçlerinin üzerlerine ateş yağdıracağı resti de boş bir tehdit olarak görülmüyor. Ada, İran ana karasına çok yakın olduğu için, ABD adayı alsa bile ana karadan füze ve topçu bataryalarıyla yapılacak kesintisiz bombardımanın gölgesinde adayı belirsiz bir süre elinde tutmak imkansız hale gelebilir.
Hark Adası’nın ele geçirilmesi halinde ABD’nin karşılaşacağı en büyük sorunlardan biri, adayı uzun süre elinde tutabilmek olacak. Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’nın Karadeniz’deki Yılan Adası’nı ele geçirdikten sonra Ukrayna ana karasından gelen yoğun füze ve topçu saldırıları nedeniyle geri çekilmek zorunda kalması, ABD’nin korku dolu senaryolarına tam bir örnek teşkil ediyor. O dönem adayı alan askeri güçler, ana karadan gelen sürekli füze ve topçu atışları nedeniyle ağır kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kalmıştı.
Benzer şekilde, İran ana karasından gelebilecek saldırılar Hark Adası’ndaki ABD varlığını zorlaştırabilir. Ayrıca İran topraklarında uzun süreli bir ABD askeri varlığının, Başkan Donald Trump’ın destekçileri de dahil olmak üzere Amerikan kamuoyunda tartışmalara yol açabilme ihtimali mevcut.
Hark Adası etrafında yoğunlaşan tartışmalar, ABD’nin asıl hedefinin farklı noktalar olup olmadığı sorusunu da gündeme getiriyor. Körfez’de Hürmüz Boğazı’nın kontrolü açısından stratejik öneme sahip daha küçük ancak kritik bazı adalar bulunuyor.
Bunlar arasında Bandar Abbas açıklarında ve Hürmüz Boğazı’nın girişinde yer alan Larak Adası öne çıkıyor.
Ayrıca Hark Adası’nın yaklaşık 75 katı büyüklüğündeki Keşm Adası da Körfez’in en önemli stratejik noktalarından biri olarak görülüyor. İran’ın yer altı füze ve İHA tesislerine ev sahipliği yaptığı değerlendirilen ada, Tahran’ın bölgedeki askeri kapasitesinde önemli bir rol oynamakta.
İran ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında egemenlik ihtilafına konu olan ancak fiilen İran’ın kontrolünde bulunan Ebu Musa ile Büyük ve Küçük Tunb adaları da ihtimaller arasında. Bu adalar, İran’a Hürmüz Boğazı ve çevresindeki deniz trafiği üzerinde önemli bir coğrafi avantaj sağlıyor.
yenibakış gazetesi-kktc son dakika