Meclis Genel Kurulu, Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay başkanlığında toplandı.
2019 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’nın komitedeki görüşmelerinden dolayı haftada bir toplanan Meclis Genel Kurulu toplantısı saat 11.00’de başladı. Genel Kurul’un özel gündeminde, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı tarafından bir daha görüşülmek üzere geri gönderilen Tohum ve Üretim Materyalleri Yasası yer aldı. Dilekçe ve Ombudsman Komitesi’nden gelen raporların da ele alındığı toplantıda, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Yasa Tasarısı’nın üçüncü görüşmesi yapıldı. Genel Kurul’da ilk olarak bilgiye ve onaya sunuş işlemleri gerçekleştirildi.
“İmar planı gelecek yıl sonunda yürürlüğe girecek”
İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, dağınık ve plansız büyümenin önüne geçilmesi adına emirnameler hazırlandığını belirterek, yeni hazırlanan ve bugün halka açık danışma toplantısı yapılacak Mağusa, İskele ve Yeniboğaziçi emirnamesinin, bu bölgeyle ilgili imar planı hazırlanana kadar yürürlükte olacağını söyledi.
Baybars, Mağusa, İskele ve Yeniboğaziçi emirnamesinin amacına uygun çıkarılan ilk emirname olacağını ve bölgeden gelen talebi karşılamak için hazırlandığını ifade etti. Baybars, bu bölgeleri ilgilendiren imar planının ise gelecek yıl sonunda yürürlüğe girebileceğini kaydetti.
Meclis Genel Kurulunun devam eden toplantısında, dün saat 17.00’de Gazimağusa’da Rauf Raif Denktaş Kültür ve Kongre Sarayı’nda danışma toplantısı düzenlenecek Gazimağusa-İskele-Yeniboğaziçi emirnamesi de gündeme geldi.
Genel Kurul’un, Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay başkanlığındaki toplantısında, ilk olarak bilgiye ve onaya sunuş işlemleri gerçekleştirildi. Başbakanlık’ın İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi’nin gündeminde bulunan Ruh Sağlığı Yasa Tasarısı’nın komitede ivedilikle görüşülmesine ilişkin tezkeresi ele alındı.
“Polisin ilgilenmesi gereken konularda sıkıntı yaşanıyor”
Ruh Sağlığı Yasa Tasarısı konusunda bilgi veren Sağlık Bakanı Filiz Besim, adli ve polisin ilgilenmesi gereken konularda ciddi sıkıntılar yaşandığını kaydetti.
Ruh Sağlığı Yasası’ndaki bazı maddelerin düzenlenmesi gerektiğine dikkat çeken Besim, bu nedenle Denetimli Serbestlik Yasası’nda birçok maddenin dayanaksız kaldığını kaydetti.
Besim, bu sebeple bu yasanın geçmesi gerektiğini vurguladı.
Sucuoğlu: Yasanın hazırlanması uzun süre aldı
UBP Milletvekili Faiz Sucuoğlu da, altyapı, yetersiz doktor sayısı, personel, ara eleman gibi konularda çok ciddi sıkıntılar olduğunu ifade ederek, yasanın hazırlanmasının uzun süre aldığını kaydetti.
Çok hızlı bir şekilde yasanın gereği olan personel ve altyapı konusunda ciddi adımlar atılması gerektiğine işaret eden Sucuoğlu, yasanın emek verilmiş bir yasa olduğunu ve olumlu oy vereceklerini açıkladı.
Tezkere oy birliğiyle kabul edildi.
Genel Kurul’da daha sonra Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı tarafından bir daha görüşülmek üzere geri gönderilen “Tohum ve Üretim Materyalleri Yasası”nın görüşülmesi oy birliğiyle onaylandı.
Ekonomi Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde başkan vekilliğine UBP Milletvekili Sunat Atun’un seçildiği de milletvekillerinin bilgisine getirili.
Saner: Meclisin kendini sorgulaması gerekir
Genel Kurul’da daha sonra iç tüzüğün 62. maddesi uyarınca UBP Milletvekili Ersan Saner söz aldı ve “Gazimağusa emirnamesi” hakkında konuşma yaptı.
Emirnamelerle, yazılı buyruklarla bir ülkenin geleceğini düzenlemeyi doğru bulmadığına işaret eden Saner, bu yüzyılda imar planları yapılamıyorsa, Meclis’in kendi kendini sorgulaması gerektiğini kaydetti.
Emirnameler konusunda eleştirilerde bulunan Saner, bugüne kadar çıkarılan emirnameler ve üzerlerinde yapılan değişiklikler konusunda bilgiler verdi.
Saner, emirnamenin halktan önce kendileriyle paylaşmasını tercih ettiğini ifade ederek, Mağusa’da iki yıldır devam eden planlama çalışması bulunduğunu, şimdi ise kendilerinin de bilmediği bir emirname ortaya atıldığını söyledi.
“Mağusa’daki en büyük artı, Fasıl 96’yla yönetilen tek yer olmasıdır” diyen Saner, geçmişte imar planı yapılsaydı Mağusa’nın da diğer kentlere benzeyeceğini kaydetti.
Saner, emirnameler yerine imar planlarıyla düzenlemeye gidilmesini istediklerini vurguladı.
Baybars: Saner’in endişelerini haklı buluyorum
İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars da Saner’e cevaben yaptığı konuşmada, Saner’in planlı yaşamın korunması konusundaki endişelerini haklı bulduğunu söyledi.
Ülkenin planlı büyümesinin önemine işaret eden Baybars, bilgisi verilecek olanın sadece Mağusa emirnamesi değil, Mağusa, İskele ve Yeniboğaziçi emirnamesi olduğunu kaydetti. Mağusa, İskele ve Yeniboğaziçi imar planı çalışması üzerindeki durum analizlerinin bilgisini veren Baybars, planın oluşacağı güne kadar plansız ve parçacıl gelişimin önüne geçilmesi adına emirnamelerin kullanılmasının devam edeceğini belirtti. Dağınık ve plansız büyümenin önüne geçilmesi adına böyle bir çalışma yapılacağına işaret eden Baybars, Mağusa, İskele ve Yeniboğaziçi bölgesini ilgilendiren imar planının 2019 yılının sonunda yürürlüğe girebileceğini söyledi.
“Ülkenin tümünün planlı büyümesi önemli”
Milletvekillerinden gelen soruları da yanıtlayan İçişleri Bakanı Baybars, ülkenin tümünün planlı olarak büyümesinin önemine işaret etti.
İlk kez bir emirnamenin doğru olarak, amacına uygun çıkarılacağını ifade eden Baybars, Mağusa, İskele ve Yeniboğaziçi emirnamesinin imar planı hazırlanana kadar yürürlükte olacağını yineledi.
Baybars, “Bu emirnamenin çıkma ihtiyacı sıkışmamızdan dolayı değil, o bölgeden gelen talebi karşılamak içindir” dedi.
UBP Grup Başkan Vekili Berova oldu
Baybars’ın konuşması ardından, UBP Grup Başkan Vekilliğine UBP Girne Milletvekili Özdemir Berova’nın getirildiği milletvekillerinin bilgisine getirildi.
Tohum ve Üretim Materyalleri Yasası kabul edildi
Meclis Genel Kurulu’nda, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı tarafından bir daha görüşülmek üzere geri gönderilen Tohum ve Üretim Materyalleri Yasası ele alınarak, oy birliğiyle onaylandı.
Taçoy: Tohum bankası oluşturulması önemli
Yasa hakkında ilk sözü alan UBP Milletvekili Hasan Taçoy, bir yasanın komiteden acele geçmesinin sakıncalarına işaret ederek, bir tohumun sertifikalı olarak üretilmesi ve ülkede kullanımın sağlanmasının belli standartlara sahip olmasının gerekliliğine dikkat çekti.
Yerel tohumların tutulması, saklanması gibi konulara işaret eden Taçoy, tohum bankası oluşturulmasının önemine değindi.
Yasada, ıslah edilen tohumların, sadece ıslah edenin onayıyla üretilip, satılması maddesine ret verdiklerini vurgulayan Taçoy, bu konunun, tüzüğe atıfta bulunarak tüzükle çözme yoluna gidilebileceğini kaydetti.
Tohum Yasası’nın yapılması halinde konunun tekele bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Taçoy, yasanın 13. maddesinde yapılacak değişiklikle oylarının olumlu olacağını belirtti.
Taçoy, TÜK’ün elinde hayvancıların taleplerine cevap verecek kadar yem olmadığı iddiaları bulunduğunu belirterek, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Erkut Şahali’den konu hakkında bilgi istedi.
GDO’lu diye bahsedilen tohumların ülkeye ithalinin yasaklanması konusunda tedirginlik yaşandığını kaydeden Taçoy, bu yasaya göre GDO’lu tohumların üretimi ve ithalatının kesinlikle yasak olacağını ve bunu yapanların cezaya tabi tutulacağını vurguladı.
Gündüz: Yasayla birlikte tüzüklerin de çıkması gerekir
UBP Milletvekili Menteş Gündüz de, yasanın Cumhurbaşkanlığı’ndan geri dönmesinin çok doğru bir yaklaşım olduğuna işaret ederek, bu yasaların, teknik komiteden iyice işlenmeden Meclis’e gelmesi halinde geri dönebildiğini kaydetti. Yasanın önemine işaret eden Gündüz, yerel çeşitlerin özel olarak korunacak olmasının çok güzel olduğunu söyledi. Yasayla beraber tüzüklerin de çıkması gerektiğini belirten Gündüz, yasanın yeni haliyle çok iyi bir yapıya kavuşturulduğunu belirtti.
Zaroğlu: Ciddi hassasiyetlerimiz var
YDP Milletvekili Bertan Zaroğlu, yasa konusunda ciddi hassasiyetleri bulunduğunu dile getirerek, Türkiye’de yasanın geçtiği dönemde yaşanan sorunları anlattı.
Zaroğlu, itiraz ettikleri maddelerin şu anki yasada değiştiğini, dolayısıyla yasayı destekleyeceklerini ve olumlu oy vereceklerini kaydetti.
Atakan: Umudumuz sorunu aşmak
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan, kıyı emniyetini sağlayan şirketin, çeşitli sıkıntılar ve yönetimin hesapsız adımlarıyla ekonomik yetersizlik içine girdiğini söyledi.
Türkiye’nin bu şirkete yaptığı maddi katkı ile ilgili de bazı farklılıklar yaşandığını söyleyen Atakan, şirketin küçültmeye gittiğini ve nitelikli kalifiye yapıyı kaybetmemek adına bir sürece gidildiğini belirtti.
Atakan, çalışanların sözleşmelerin Kasım ayı sonuna kadar olduğunu ve sürenin uzatılmayacağını umutlarının sorunu aşmak olduğunu söyledi.
KKTC çevresinde gelişen konjonktüre bağlı olarak denizle ilgili kabiliyetlerin üste seviyede olmasının hem KKTC, hem Türkiye için önemli olduğunu belirten Atakan, teknik donanımı yüksek kişilerin değerlendirilmesi yönünde ciddi çaba harcadıklarını kaydetti.
Şahali: Gösterilen duyarlılık sevindirici
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Erkut Şahali, tohum yasasına gösterilen ilgi ve duyarlılığın sevindirici olduğunu belirtti.
TÜK’teki arpa sıkıntısına ilişkin iddialara değinen Şahali, alınacak arpanın ülkeye gelişinde bir sıkıntı yaşandığını, ülkeye zamanında mal gelişinin mümkün olamadığını ancak çarşamba gün yeni ürünün ülkeye ulaşacağını ve herhangi bir sıkıntı öngörüleri olmadığını söyledi.
Arpa sıkıntısı yaşanacağı yönünde bir paniğe gerek olmadığını belirten Şahali, “Sıkıntı söz konusu değildir” dedi.
Şahali, yasanın birilerinin dayattığı bir yasa olmadığını söyledi.
Yasanın Meclis’e 3 Nisan 2018’de ulaştığını ve 1 Haziran 2018’de ilgili komitede görüşüldüğünü belirten Şahali, bu yasayla ilgili tüm süreçlerin halka duyurulduğunu ve şeffaf bir şekilde ele alındığını dolayısıyla “hızlı veya gizli” ele alınmadığını kaydetti.
Şahali, belli noktalarda oluşan tutarsızlıklar ve hassasiyetler sonucu Cumhurbaşkanı’nın yasayı meclise iade ettiğini ve yasa tasarısının sendika, sivil toplum örgütleri ile birlikte yeniden ele alındığını belirtti.
Geleneksel tohumların korunmasıyla, kayıt altına alınmasının yasayla mümkün kılınacağını dile getiren Şahali, gereken hassasiyetle konunun ele alınmasının sevindirici olduğunu, uygulanmasında da aynı hassasiyetin gösterilmesinin önemli olduğunu kaydetti.
Konuşmaların ardından yasa tasarısı 31 kabul oyuyla oy birliğiyle kabul edildi.
Meclis toplantısı tamamlandı
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nun dünkü toplantısı sona erdi.
Bir sonraki oturum 26 Kasım Pazartesi günü saat 10.00’da yapılacak.
Genel Kurul’da üçüncü görüşmesi yapılan Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Yasası, oy birliğiyle onaylandı.
Daha sonra Dilekçe ve Ombudsman Komitesi Başkanı, CTP Milletvekili Fazilet Özdenefe, Cenk Bolayır, Şevket Kalaycı, Hakan İşlek, Cemal Sarıca ve Burhan Yirmibeşoğlu’nun Başvuruları Üzerine Hazırlanan Denetçi Raporlarını okudu.
Ardından güncel konuşmalara geçildi.
Öztürk: Geliri olmayan Karpazlıların mal satışı dışında bir seçeneği kalmadı
UBP Milletvekilli Yasemin Öztürk, “Karpaz ve İskele Bölgesinin Sorunları” konusunda konuştu.
Başbakan’ın bölgedeki sorunları çözmeye yönelik sözlerini tutmadığını, hiçbir adım atılmadığını, bölgeye gereken değerin verilmediğini savunan Öztürk, bölgede yol sorunu yaşandığını kaydetti.
Öztürk, 9 ay içinde İskele- Karpaz bölgesine hiçbir şey yapılmadığını, okullarda da sorun yaşandığını, bütçede bu sorunların çözümüne yönelik herhangi bir kaynak ayrılmadığını belirtti.
Çevre sorunlarına işaret eden Öztürk, çevre kirliliğine yönelik caydırıcı cezaların gündeme gelmesi gerektiğini ifade etti.
Karpaz bölgesinde yabancılara mal satışının giderek arttığını söyleyen Öztürk, geliri olmayan Karpazlıların mal satışı dışında bir seçeneğinin kalmadığını belirtti.
Töre: KKTC’ye, devlete, topraklarımıza sahip çıkmalıyız
Meclis Başkan Yardımcısı ve UBP Milletvekili Zorlu Töre, “Müzakereler ve Doğal Gaz” konulu konuşmasında, Rum zihniyetinin daha da katılaştığını, Kıbrıs’ı Helen adası haline getirme hedeflerinin devam ettiğini söyledi.
Töre, Rum lider Anastasiadis’in bazı açıklamalarını eleştirerek, “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni onlar bizden çaldılar. Masum insanlarımızı katlettiler, bunları hatırlamıyorlar” dedi.
Anastasiadis’in garantiler ve TC’nin tek taraflı müdahale hakkı konusundaki açıklamalarını eleştiren Töre, Kıbrıs Türk halkının tek güvencesinin bu iki hakkın sağlanması olduğunu söyledi.
Töre, Kıbrıs’ta federal çözüm bulunma ihtimali kalmadığını söyleyerek, “KKTC’ye, devlete, topraklarımıza sahip çıkmalıyız. Bunları bize şehitlerimiz bahşetti” diye konuştu.
BM’nin Kıbrıs’ta misyonunu yitirdiği ve BM parametreleriyle çözüm bulunamayacağı görüşünü ifade eden Töre, KKTC’deki bazı siyasilerin bunu söylemediğini, Gutteres çerçevesi ile devam edilebileceğini söylediğini kaydetti.
Töre, Rumların, Türklerin denizlerdeki doğal gaz ve petrol hakkını gasp edeceğini, oldubittiye getirmeye çalıştığını, amaçlarının gerginlik yaratmak olduğunu belirtti.
Meclis Genel Kurulu’nun dünkü toplantısı, güncel konuşmaların ardından sorularla sona erdi.