

Piyasalarda yılın 8 ayı geride kalırken; 2025 senesini 42,94 TL’den kapatan dolar, ağustos ayını 48,23 TL’den tamamladı. Bu dönemde ABD doları %12,3 primle “en düşük getiriyi sunan” yatırım aracı oldu.
Özellikle Mart-Ağustos döneminde Orta Doğu’daki risklerin de etkisiyle devam eden TCMB’nin sıkı para politikası, TL için koruma kalkanı sağladı.
Bu dönemde piyasa fonlaması (%37 olan) politika faizi yerine (%40 olan) koridorun üst bandından gerçekleşti. 8 aylık kümülatif TL getirisi yaklaşık %24’e ulaştı. Böylece TL’de bekleyenler, Ocak-Ağustos 2026 döneminde dolarda bekleyenlere göre 2 kat fazla getiri elde etti.

Bu arada perşembe açıklanacak ağustos enflasyonu ile birlikte 8 aylık dönemde TÜFE’nin %21,8 civarında gerçekleşebileceği tahmin ediliyor. Bu tabloda dolar yatırımcısı, enflasyon karşısında da koruma sağlayamadı. Dolarda sekiz aylık reel kaybın %-7,8 civarında gerçekleşmesi bekleniyor.
Fon Yöneticisi Onur Kolat sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 2018-2022 yılları arasındaki dönemin 1994 yılından bu yana TL’nin en değersiz kaldığı dönem olduğunu belirterek; “Bu dönem baz alınırsa, TL’de yaşanan normalleşme süreci aşırı değerlenme gibi görülür” dedi.
Kur riskini yönetirken tarihsel dağılıma bakmanın önemli olduğunu aktaran Kolat, “TL aşırı değerli değil. 2018-2022 aşırı ucuzdu. 31 Aralık 2023’te ‘TL aşırı değerli’ deyip dolara geçen 100 liranın bugünkü değeri 162 TL. TL faizinde kalanın ise 315 TL… Neredeyse iki katı” ifadelerini kullandı.
yenibakış gazetesi-kktc son dakika