

Ne umduk, ne bulduk… Oysa ne büyük umutlarla göndermiştik A Millî Takımımızı ABD’ye… Ne de olsa 24 yıl aradan sonra bir Dünya Kupası’na katılmıştık nihayet.
2002’deki gibi sükseli bir başarı gelir miydi? Neden olmasındı? Karşımızda Avustralya, Paraguay ve ABD vardı. Grubun en pahalı takımıydık ve de favorisiydik. Buradan bir çıktık mı, soluğu en az çeyrek finalde alırdık! Final New York’taydı. Yani hayaller New York’tu ama gerçekte elimizde hiçbir şey yoktu! Önce Avustralya’ya 2-0 kaybettik. Belki bu maçın ‘pardon’u vardı. Ama bir sonraki Paraguay maçı… İşte o maçtaki 1-0’lık yenilginin mazereti olamazdı.

Daha ikinci dakikada golü yemiştik! Uzatmalarla beraber neredeyse 100 dakika rakibe bir gol bile atamadık. Bir B planımız yoktu. Uzaktan yakından savurduğumuz şutlar bir ‘taktik’ olamazdı. Olsa olsa telaştı bunun adı. Ve karavana! İşte film de zaten bu maçta koptu. Türkiye, ikinci maçlar sonunda Haiti’den sonra elenen ikinci takım olmuştu. Ne büyük hayal kırıklığı… Son maçımızda karşımızda ev sahibi ABD vardı Los Angeles’ta. Adamlar zaten ikide iki yapmış, grup liderliğini cebine atmıştı. Teknik direktör Mauricio Pochettino ilk 11’in 9’unu değiştirmişti. Öyle ya kart var, sakatlık var… Yani yedeklere “Biraz da siz oynayın” demişti.

Gerçi bizde de 7 değişiklik vardı 11’de. Ama bizimkisi keyfiyetten değil, mecburiyettendi. Ne de olsa ilk iki maçta yaptıklarımız tutmamıştı. Maç başladı; golü yedik! Yine bir kâbus. 3. dakikada Trusty, olmayan keyfimizi kaçırdı! Sonrasında ‘Ha bir eksik ha bir fazla’ deyip yüklendik; 10’da Arda Güler, 31’de Orkun Kökçü’nün golleri geldi. 49’da Berhalter tabelayı 2-2’ye getirdi. Zaman eriyor, kenarda Montella seyrediyordu. 77’ye kadar ABD dört değişiklik yapmıştı, bizim kulübede bir hareketlilik yoktu! 85’ten sonra Montella’dan üst üste hamleler geldi nihayet. 88’de oyuna giren Kaan Ayhan, 90+8’de galibiyet golünü atıp prestijimizi kurtardı: 3-2.
Millî takımın ABD karşısında galibiyet golü 90+8’de Kaan Ayhan’dan geldi. Ay yıldızlılar santrası yapılmayan bu golle turnuvayı galibiyetle kapatarak biraz olsun moral buldu. 31 yaşındaki futbolcu,
74. milli maçına çıkarken 6. golünü kaydetti.

ABD ağlarını sarsmayı başaran Arda Güler, A Millî Takım’ın Dünya Kupası’nda 24 yıl sonra ilk golünü kaydetti. Arda Güler (21 yaş 120 gün), Emre Belözoğlu’nu (21 yaş 275 gün / Kosta Rika) geride bırakarak Dünya Kupası tarihinde gol atan en genç Türk futbolcu oldu. Genç yıldız aynı zamanda maçın oyuncusu seçildi. Arda maçtan sonra “Bütün eleştiriler doğru. İnsanlar ne söyleseler haklılar. Çünkü ben iyi oynamadım. Hiçbirimiz ilk 2 maçta iyi oynamadık. Drama yapamayız. Kötü oynadık ve elendik. İnşallah bundan sonra telafi ederiz” dedi.
Avrupa basını Türkiye’nin kupadan elenmesini değerlendirdi. İşte manşetlerden bazıları… Mundo Deportivo: Türkiye, kendilerinden beklenen tutkuyu nihayet sahaya yansıttı ama artık çok geçti. Le Figaro: Türkiye bir nebze de olsa onurunu kurtardı. Bild: Türkiye son dakika çılgınlığı sayesinde kazandı. MLS Multiplex: ABD’nin Türkiye yenilgisi, eleme aşaması için net bir uyarı verdi.
yenibakış gazetesi-kktc son dakika