Ekonomist Derviş Kemal Deniz, yaşanan olayların tümünün temelinde dövizin yattığına vurgu yaparak, göz ardı edilen enflasyon sorunsalına eğilinilmemesi noktasında ise eksikliklere dikkat çekti
Deniz, enflasyonu yaratan sebeplerin gelmiş geçmiş hükümetlerin olmayan ekonomi politikalarından kaynaklandığını ifade etti
Deniz, KKTC’de ekonomi temelli sorunların başında belirli sektörlerin geliştirilerek, sadece belirli kişilere para akışının sağlanması olduğuna vurgu yaparak, toplumun geneline akan paranın ise dengesizliğine dikkat çekti
Deniz, “Demokrasi şartlarının bir tamam işletilerek ekonomiye yansıtılması gerekmektedir. Hakkı olanın işe alınması, hakkı olan yerlere gelmesi gerekiyor. Eğer siz haklı olanı değil, kayırılanı desteklerseniz bu da ekonomik dengelerin bozulmasını beraberinde getirir” dedi
Özlem ÇİMENDAL
Ekonomist ve Ekonomi eski Bakanı Derviş Kemal Deniz, dövizin önlenemeyen yükselişine KKTC kanadının ve yetkililerinin müdahale etmesi noktasında bir şey yapılmasının mümkün olmadığını kaydetti. Ekonomik açmazlar için çok fazla yapılabilecek bir şey olmadığını ifade eden Deniz, günlük palyatif çözüm görünümlü girişimlerin ötesinde sistemli bir ekonomi politikası oluşturulmasının tek seçenek olduğuna dikkat çekti.
“Mevcut durumda hiçbir tavsiye ve önlem işe yaramaz”
Dövizin yükselişi ve TL’nin değer kaybetmesi karşısında önlem veya tavsiyeler noktasında mevcut durumda herhangi bir somut tavsiyenin ortaya konulamayacağını ifade eden Deniz, “Hükümet de zaten elinin kolunun bağlı olduğu yönünde açıklama yapıyor. Dövizi idare etme veya kurunun ne olacağı noktasında hükümetin müdahale etme şansı yok” dedi.
Çıkış yolu, sistemsizliğin sisteminin yıkılması
Son dönemlerde dövizin yükselişi konusunda toplum içerisinde panik havası oluşturulduğunu anlatan Derviş Kemal Deniz, ekonomik açmazların var olduğunun doğru olduğunu ancak bu durumdan sistemsizliğin sisteminin yıkılması ile çıkış yolunun aranmasının sağlanması gerektiğini ifade etti.
Dövize takıldık, enflasyonu unuttuk
Yaşanan olayların tümünün nedeninin döviz temelli olmadığına dikkat çeken Deniz, göz ardı edilen enflasyon sorunsalına eğillinilmemesi eleştirisinde bulundu. Deniz, “Bizim yapacaklarımız yapamayacaklarımız noktasında bir tartışma yaşanıyor. Olayı sadece TL’ye bağlamamak lazım. Olaylar hep döviz üzerine endekslendi ama olayın bir de enflasyon tarafı var. Bu enflasyonu yaratan sebepler de gelmiş geçmiş hükümetlerin KKTC’deki ekonomi politikalarıdır” ifadelerini kullandı.
“Ekonomik sıkıntıların temeli gelmiş geçmiş hükümetlerin oluşturmadığı ekonomi politikaları”
Bugün yaşanan ekonomik sıkıntıların temelinde gelmiş geçmiş hükümetler tarafından hala kurulamamış olan ekonomi politikalarının eksikliğinin yattığının altını çizen Deniz, ekonomik buhrandan kurtulmak ve krizden daha az etkilenmek için tek yapılması gerekenin uzman kadrolarca geçmişten bugüne ortaya konulan ekonomi politikalarının gözden geçirilerek, eksiklerin tespit edilmesi ve sistemli, vizyonlu öngörülebilir bir ekonomik plan ve sistem ortaya konulması olduğunu savundu.
Belirli kişilere akıtılan para dengeleri bozdu
KKTC’de ekonomi temelli sorunların başında belirli sektörlerin geliştirilerek, sadece belirli kişilere para akışının sağlanması olduğuna dikkat çeken Deniz, toplumun geneline akan paranın ise dengesiz gerçekleştiğinin altını çizdi.
Parası az olan alamıyor, çok olan alıyor
Deniz, “Bugün üniversite sektörleri geliştirildi. Öğrenciler geliyor, para harcıyor ve yerli malları satın alabiliyor. Döviz ve enflasyon nedeni ile esnafın en büyük sıkıntısı da ‘yerine koyma’ enstrümanı oluyor. Bir esnaf malını sattığı zaman yerine koymak için tekrar satın aldığında malı daha pahalıya satmak durumunda kaldığı için, daha az mal almaya başlıyor. Daha az mal aldığında da KKTC’deki nüfus arttığı için talep artıyor, talep artınca da ürünler pahalılaşıyor. Fiyatlar arttıkça da daha az parası olan alamazken, daha çok parası olan alabiliyor. Bu hem ekonomik hem de sosyal dengesizlik oluşturuyor” diye konuştu.
Gelinen nokta, ekonomik vizyonsuzluk ve politikasızlığın sonucu
Bugünden itibaren yapılması gerekenleri de sıralayan Deniz şöyle konuştu: “Geçmişte yapılan hataların ne olduğunun tespit edilmesi, DPÖ ile sıkı çalışılması, gelecekteki birçok sektörün nasıl gelişeceği üzerine nüfus politikası ile birlikte iyi bir planlama yapılması çok önemli. Nüfus ve sektörler gelişirken, paranın değer kaybetmesi nedeni ile iş adamlarının satın alma gücünün azalması ve yerine koyamaması ve talepten dolayı enflasyonun artması ile ekonomi daha da çıkmaza girer. Şimdiki hükümetin de çok fazla yapabilecek bir şeyi yok, başta oldukları için eleştirilerin odak noktası oluyorlar ancak, gelmiş geçmiş hükümetlerin de payının olduğu ekonomik vizyonsuzluk ve politikasızlığın getirdiği noktadır şimdiki nokta” dedi.
Ekonomik açmaz aslında hükümete fırsat doğuruyor
Ekonomik açmazların aslında hükümetler için fırsat niteliği de taşıdığına işaret eden Deniz, vizyonlu, bilimsel ve sağlam ekonomi politikalarının üretilmesini mümkün kıldığını dile getirdi. Deniz, “Sadece TL’nin değer kaybetmesi değil de diğer etkenler üzerinde de neler yapılması gerektiği üzerine eğilinilsin. Halka da bunlar açıklansın ki halk da önünü daha net görebilsin ve rahatlasın” dedi.
“DPÖ devlete bilgi pompalayacak yapıdan uzak bırakılıyor”
Gerek ekonomik gerekse sosyal sorunları önceden ön görerek devlete ipuçları vermesi gereken birimlerin etkinliği noktasında da açıklamalarda bulunan Deniz, “DPÖ noktasındaki acımasız eleştirileri çok yerinde bulmuyorum. DPÖ’nün sistemli ve verimli çalışması için hem nitelikli hem de daha çok elemanla donatılmalıdır. DPÖ’nün kendi içerisindeki bazı hataları kabul etmekle birlikte, devlete bilgi pompalayacak bir yapıdan da yoksun bırakıldığını dile getirebilmeliyiz. Ekonominin bütünü içerisinde DPÖ çok önemli yer tutuyor. İstatistikleri verimli ortaya koyabilmesi, hangi sektörün neye ihtiyacı olduğunun planlamasını yapabilmesi gerekir” diye konuştu.
“Üvey evlat muamelesi yapılıyor”
Devleti ve ekonomik, toplumsal gelişimleri yönlendirmesi beklenen birimlerin altyapı ve fiziki olarak güçlendirilmesi gerektiğine işaret eden Derviş Kemal Deniz, en önemli kurumlardan biri olan DPÖ’ye artık üvey evlat muamelesi görmemesi gerektiğini kaydetti. Deniz şunları söyledi: “Sürekli kamuda fazla eleman olduğundan bahsediliyor, doğrudur. Ancak bunun düzenlenerek, fazla ve gereksiz yerlerden azaltma yapılması gerekli ve eksik birimlerde de artırıma gidilerek hem toplumun hem de devletin menfaatlerine yönelik gelişim ve çalışmaların önünün açılması gerekmektedir.”
“Haksız yere mal edinme, adam kayırma yapısı oluşturuldu”
KKTC’de 1974 sonrası oluşturulan gerek ekonomik gerek sosyal yapıda; haksız yere mal edinme, adam kayırmacılık, hakkı olmayanın işe alınması ve benzer birçok gelişmenin yaşandığının altını çizen Deniz, ekonominin temelini oluşturan birçok etkenin artık demokrasi temelli hayat bulmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
“Haklı olanı değil, kayırılanı desteklerseniz ekonomik dengeler bozulur”
Deniz, “Bugün gelişmiş ülkelere baktığımız zaman demokrasinin tüm bileşenlerinin eksiksiz uygulandığı ve uyulduğunu görüyoruz. Demokrasi şartları dediğimiz ve demokrasi şartlarının hepsinin işletilerek ekonomiye yansıtılması gerekmektedir. Bu bize ne diyor; hakkı olanın işe alınması ya da hakkı olanın hakkı olan yerlere gelmesi. Eğer siz haklı olanı değil, kayırılanı desteklerseniz bu da ekonomik dengelerin bozulmasını beraberinde getirir” şeklinde konuştu.