

Moleküler beslenme uzmanı Dr. Courtney Millar’ın öncülük ettiği araştırmada, 65 yaş ve üzerindeki fiziksel aktivitesi düşük bireyler incelendi. Çalışma kapsamında katılımcıların bir bölümüne üç ay boyunca her gün yaklaşık iki su bardağı taze yaban mersinine eşdeğer miktarda dondurularak kurutulmuş yaban mersini tozu verildi. Diğer katılımcılar ise etkisiz toz içeren plasebo grubunda yer aldı.
Üç aylık takip sürecinin ardından her iki grupta da zihinsel sağlık açısından olumlu gelişmeler gözlendi. Ancak yaban mersini tüketen katılımcılarda depresyon belirtilerindeki azalmanın daha belirgin ve düzenli olduğu belirlendi.

Araştırmada öne çıkan sonuçlardan biri de yaban mersininin bağırsak mikrobiyotası üzerindeki etkisi oldu. Yapılan incelemelerde, bu meyveyi tüketen kişilerin bağırsaklarında kimyasal süreçlerde rol oynayan altı farklı bakteriyel enzimin yapısında değişiklik meydana geldiği görüldü.
Özellikle sinir sistemi üzerinde etkili olan gama-aminobütirik asit (GABA) üretimiyle ilişkili enzimlerdeki artış dikkat çekti. Beyindeki sinir hücreleri arasındaki iletişimi düzenleyen GABA, kaygı ve depresyonla ilişkili süreçlerde önemli rol oynayan nörotransmitterler arasında bulunuyor.

Bilim adamları, yaban mersinine karakteristik koyu mavi rengini veren antosiyaninlerin ve meyvenin içerdiği liflerin bağırsak bakterileri üzerinde olumlu etkiler oluşturabileceğini değerlendiriyor.
Bağırsaklarla beyin arasında çift yönlü bir iletişim sağlayan bağırsak-beyin aksı üzerinden gerçekleşen bu etkileşimin, sindirim sistemindeki değişimlerin ruh hali üzerinde de etkili olmasını sağlayabileceği belirtiliyor.
Araştırmacılar, çalışmanın pilot nitelikte olduğunu ve sonuçların daha geniş katılımcı gruplarıyla yapılacak araştırmalarda doğrulanması gerektiğini vurguluyor. Bununla birlikte elde edilen bulgular, yaban mersininin özellikle fiziksel hareketliliği sınırlı ileri yaştaki bireylerde ruh sağlığını destekleyebilecek besinler arasında yer alabileceğine işaret ediyor.
yenibakış gazetesi-kktc son dakika