Deniz ABİDİN
Çeler: Yollarda can kaybının sıfıra inmesi için gereken ne ise hükümet ve toplum olarak yapmakla yükümlüyüz.Kazaya sebebiyet veren ceza alacak ancak bu denetimleri yapmayan hükümet edenlerdir. Ayda bir kez toplanması gereken Trafik Komisyonu aylardır toplanmıyor
Soyer: Yollarımız var, üst geçidimiz yok. Çift şerit yollara çember yapıyoruz. Bariyerler dahil her şey sorun oluşturuyor. Dolayısıyla bunları hep birlikte topluca ele almak gerekir. Temel mesele demokratik hukuk devleti, kurallı yaşamı benimsemek, kurumlarla beraber var olmaya çalışmak, AB standartlarına yakınlaşmayı bir azim ile takip etmek gerekiyor
Tatar: Hükümetlerin mutlaka bir payı vardır. Şimdiki hükümetin üzerine yüzde yüz gitmek de ne kadar vijdanlı olur bilmiyorum. Ancak günün sonunda sisteme enine boyuna bakmak lazım… Elimizden geldiği kadar bu işlere bakmak lazım… Teknisyenlerle, Ulaştırma Bakanlığının bünyesi içinde Karayolları Dairesi olsun Polis teşkilatı hep birlikte kafa yormak gerekir. Bu ölümlü kazaları elimizden geldiği kadar engellememiz lazım
Arabacıoğlu: Acil serviste 33 yıl çalıştım. Bu gibi durumlarda insanın psikolojisi bozuluyor. Benim de olayı duyduğumdan beri psikolojim bozuldu. Kıbrıs Türk halkı olarak büyük bir acı yaşıyoruz. Bu acının üzerine bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde provokasyonlar yapılmaktadır. Burada herkese sorumluluk düşüyor
Özgür: Hazır para var, ancak hızlı bir şekilde bu para kullanılamıyor. İhale süreçleriyle ilgili kaynağın etkin ve verimli kullanılmasını sağlayacak bir yapı kamuda oluşamadı. Burada bir tıkanıklık var. Kaynağı doğru kullanabilmek adına… Bu tıkanıklığın aşılması lazım
Şahali: Bugünkü eylemi UBP-DP hükümetine yönelik bir tepki gibi değerlendirmek yanlıştır. Bu uzun zamandır yaşadıkları hislerin aslında dışa vurumudur. Biz maalesef dünyanın çok önce aştığı meseleleri yaşıyoruz. Hiçbir alanda bir standart oluşturamadık. Her şey pazarlığa açık bir hal aldı. Yaşananlardan ders çıkartmıyoruz, ders çıkartılmasını sağlayacak önlemler de almıyoruz.
Zeki Çeler: Sebebiyet verenler bedelini ödemeli
TDP Milletvekili Zeki Çeler, Avrupa ülkelerinde bu tarz durumlar yaşandığında ilgili Bakan’ın veya hükümetin istifa ettiğini belirterek, “istifa etmek erdem ister” dedi. Çeler, şunları söyledi, “Kaybedilen canların hiçbiri geri gelmez. Ancak en azından sebep olanlara ve sebebiyet verenler bir yerde bunun bedelini ödemesi gerekir. Kazaya sebebiyet veren ceza alacak ancak bu denetimleri yapmayan hükümet edenlerdir. Ayda bir kez toplanması gereken Trafik Komisyonu aylardır toplanmıyor. Meclis’ten geçen Trafik Komisyonu UBP-DP hükümeti döneminde kaç kez toplandı?”
Soyer: Taşıma suyla değirmen dönmez
CTP Milletvekili Ferdi Sabit Soyer, “acımız çok büyüktür” diyerek, eğitim için sabahın karanlığında öğrencilerin yola çıktığını belirterek, önceki meydana gelen ve üç kişinin ölümüyle sonuçlanan kazayla ilgili üzüntüsünü belirtti. Soyer, ayrıca Adana’da yanan kız öğrenci yurdunda çıkan yangında 12 çocuğun hayatını kaybettiğini ve bundan da büyük üzüntü duyduğunu kaydetti. Soyer, “Kuralları toplum yaşamında belirleyici kılamazsak ne gıda sağlığı, toplumsal huzurla birlikte ekonomik gelişmeyi sağlayamayız. Tüm bunlar Evrensel normlar olan AB standartlarını AB’ye ne kadar karşı olsak bile yaşamımız için geliştirmemiz gerektiğinin göstergesidir. Yol güvenliği, gıda sağlığı, çalışma yaşamında iş güvenliği ve demokratik hukuk devletinin bütün kuralları. Bunları hayata geçirmemiz gerekir. Ancak aynı zamanda saygıyı da yitirdiğimiz bir gerçek. Bu yol güvensizliğinin üstüne saygısızlık da eklenmektedir. Bunun yanında kural dışı yaşama alışkanlığı da bu ülkenin gerçeğidir. Bütün bunlar hepsi birer faktördür”
“Her şeyin yapımı için dıştan kaynak bekleniyor”
“Taşıma suyla değirmen dönmez”diyen Soyer, ülkede ekonominin büyümediğini, ekonominin büyümesinden adil bir düzen ve kaynağın yaratılmadığını söyledi. Soyer, ülkede her şeyin yapımı için dıştan kaynak beklendiğini ifade ederek, dıştan gelen kaynağın sınırlılığıyla iş yapar gibi olmak için iş yapıldığını ve bunların o nedenle meydana geldiğini kaydetti.
Soyer şöyle şöyle devam etti, “Yollarımız var, üst geçidimiz yok. Çift şerit yollara çember yapıyoruz. Bariyerler dâhil her şey sorun oluşturuyor. Dolayısıyla bunları hep birlikte topluca ele almak gerekir. Temel mesele demokratik hukuk devleti, kurallı yaşamı benimsemek, kurumlarla beraber var olmaya çalışmak, AB standartlarına yakınlaşmayı bir azim ile takip etmek gerekiyor”
Tatar: Hükümetlerin mutlaka bir payı vardır
UBP Milletvekili Ersin Tatar, meydana gelen olaydan ötürü üzüntüsünü dile getirerek, söz konusu şoförün 4 ay önce kaza yaptığını ve tekrar büyük bir tırla yollarda olmasının doğru olmadığını söyledi. Tatar, sistemde bir takım sıkıntıların olduğunun belli olduğunu belirterek, “25 yaşında daha önce tır deviren birisi yollarda olmamalıydı”dedi. Tatar, Girne Dağ Yolu’nun yıpranmış olduğunun bilinmekte olduğunu söyleyerek, tırların o yolu çok kullandığını kaydetti. Tatar, nereden hangi kamyonun çıkacağının belli olmadığını ifade ederek, şöyle devam etti, “Hükümetlerin mutlaka bir payı vardır. Şimdiki hükümetin üzerine yüzde yüz gitmek de ne kadar vijdanlı olur bilmiyorum. Ancak günün sonunda sisteme enine boyuna bakmak lazım. Elimizden geldiği kadar bu işlere bakmak lazım… Teknisyenlerle, Ulaştırma Bakanlığının bünyesi içinde Karayolları Dairesi olsun Polis teşkilatı hep birlikte kafa yormak gerekir. Bu ölümlü kazaları elimizden geldiği kadar engellememiz lazım. Maalesef böyle kazalar dünyanın her yerinde zaman zaman oluyor. Sadece üzüntülerimi bildirebilirim. Türkiye’nin desteği olmasa bizim bu yolları düzeltecek bütçemiz yoktur. Görüldüğü gibi yerel bütçe çok sıkıntılıdır. Türkiye’nin projelerini hızlandırmamız lazım. Söz konusu Girne Dağ Yolu’nun da hızlı bir şekilde projelendirilmesi gerekir. Belli ki o yolda başka kazalar da olabilir.
Tatar, Taş Ocakları’nın saatlerden dolayı karanlık saatlerde kamyonlar sokağa çıkıyor. Kamyonlar belirli saatlerde yola çıkmalıdır. Bunların düzenlenmesi gerekir”
Arabacıoğlu: Tek bir neden yok
DP Milletvekili Mustafa Arabacıoğlu, gerek altyapıyla ilgili olsun gerekse araçların tartılmasıyla ilgili olsun devletin bir takım eksiklikleri olduğunu söyledi. Arabacıoğlu, trafik kazalarında nedenin tek bir tane olmadığını dile getirerek, hedefin her zaman siyasiler olduğunu kaydetti. Arabacıoğlu, bir milletvekili olarak olaylardan dolayı vatandaşlar kadar üzgün olduğunu ifade ederek, “günün sonunda tüm sorumluluk bize aittir” dedi.
Arabacıoğlu, kazanın sürücüden mi kaynaklı olduğu yoksa yoldan mı kaynaklı olduğunun araştırılması gerektiğini belirterek, bir vekil olarak herkes gibi sorumluluğu kabul ettiğini söyledi. Sürücülerin de üzerine düşen bir sorumluluk olduğunu belirten Arabacıoğlu, yola çıkan araçtan tutun da herkesin bu kazadan sorumlu olduğunu kaydetti. Arabacıoğlu, Eğitim Bakanı olduğu dönemde okullarda eğitim verilmesine yönelik okullarda çalışma başlattığını belirterek, bunun aslında bir kültür olduğunu söyledi. Arabacıoğlu, “Acil serviste 33 yıl çalıştım. Bu gibi durumlarda insanın psikolojisi bozuluyor. Benim de olayı duyduğumdan beri psikolojim bozuldu. Kıbrıs Türk halkı olarak büyük bir acı yaşıyoruz. Bu acının üzerine bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde provokasyonlar yapılmaktadır. Burada herkese sorumluluk düşüyor”diye konuştu.
Özgür: Tutarlı bir yönetim anlayışı sergilenmeli
CTP Milletvekili Birikim Özgür, ülkedeki yaptırımların çok önemli olduğunu söyleyerek, TC’nin sağladığı hibeler olduğunu kaydetti. Özgür, 2016 yılı için öngörülen 350 milyon liralık bir hibenin söz konusu olduğunu ifade ederek, biz bu hibenin sadece 70 milyon lirasının kullanıldığını belirtti. Özgür, “Hazır para var, ancak hızlı bir şekilde bu para kullanılamıyor. İhale süreçleriyle ilgili kaynağın etkin ve verimli kullanılmasını sağlayacak bir yapı kamuda oluşamadı. Burada bir tıkanıklık var. Kaynağı doğru kullanabilmek adına. Bu tıkanıklığın aşılması lazım” dedi.
Özgür, denetim noktasında ise çok ciddi, tutarlı bir yönetim anlayışının sergilenmesi gerektiğini kaydetti. Trafik açısından risk unsuru içeren yollar başta olmak üzere bunlarla ilgili radikal bir yaklaşım içinde olunması gerektiğini söyleyen Özgür, şöyle devam etti, “bu noktada bir ciddiyet söz konusu olamıyorsa ve yol kamyonlar üzerinden geçtiği için hasara uğramışsa ve üzerinden aylar geçmesine rağmen onarılmamışsa veya yol bozulduğunda trafiğe kapatılmıyorsa tüm bunlar kazalara davetiye çıkaran unsurlardır. Burada bir yönetim ciddiyeti sergilenmesi gerekiyor. Ulaştırma Bakanlığı’nın kendi içinde gerekli düzenlemeleri yapması şarttır. Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde trafikle ilgili bütün birimler hatta partimizin aleyhine olacak şekilde Bakanlık altında toplandı. Amaç trafikle ilgili çok hızlı karar üretilmesini sağlamaktı. O yolu biz de kullanıyoruz ve görüyoruz. Bırakın Girne Dağ Yolu’nu Girne yolunda bile çok ciddi sıkıntılar var. Yol içerisine çukurlar oluştu. Diğer yollar da buna benzerdir. Bunlarla ilgili ihaleye çıkmanız gerekir, belki zamana ihtiyacınız var ama tedbir almanız gerekir. Ulaştırma Bakanlığı’nın idari kapasitesini artırmak ve bir seferberlik mantığıyla ele almak gerekir”
Şahali: Ülkedeki yaşamın standartını ve kalitesini düşürdük
CTP Milletvekili Erkut Şahali, bugün yaşananın insani bir tepki olduğunu belirterek, bu gibi üzücü olayların geçmişte de yaşandığını kaydetti. Şahali, ne trafikle ilgili altyapımızı geliştirme konusunda ne de denetim ve eğitim faaliyetlerini artırma konusunda daha ileri bir adım atılamadığını söyledi. Şahali, ülke olarak kendimizi ideal olacak duruma yaklaştıracak önlemleri almakta çok isteksiz davranıldığını kaydetti. Şahali, bu konuda çıkarılması gereken derslerin çıkarılmamışken hiçbir şey olmamış gibi davranıldığını söyledi. “Ülkedeki yaşamın standartını ve kalitesini düşürdük”diyen Şahali, özellikle siyasilerin üzerinden ortaya konanın sadece bugünün hükümetine yönelik olmadığını belirtti. Şahali, tepkinin tüm siyasilere yönelik olduğunu ifade ederek, bunun haklı bir zemini olduğunu söyledi.
“Dünyanın çok önce aştığı meseleleri yaşıyoruz”
Şahali, şunları söyledi, “Bugünkü eylemi UBP-DP hükümetine yönelik bir tepki gibi değerlendirmek yanlıştır. Bu uzun zamandır yaşadıkları hislerin aslında dışa vurumudur. Biz maalesef dünyanın çok önce aştığı meseleleri yaşıyoruz. Hiçbir alanda bir standart oluşturamadık. Her şey pazarlığa açık bir hal aldı. Yaşananlardan ders çıkartmıyoruz, ders çıkartılmasını sağlayacak önlemler de almıyoruz. Dört ay önce tırla kaza yapmış bir şoför, yine benzer bir tırla kaza yapıyor. Bu durumlar da ülkedeki devlete yönetime ve siyasete olan güveni ortadan kaldırıyor. Ben de bir siyasetçi olarak payıma düşen sorumluluğu üstleniyorum. Ancak bizi var eden yurttaşların da sorumluluğu vardır. Siyasetin tamamı suçlanır ama siyasetin belli başlı unsurlarının bireysel sorumlulukları çok daha fazladır. O nedenle seçim arifesinde geçmişin değerlendirmesi yapılmalıdır”