DOLAR 33,0971 0.09%
EURO 36,2855 0.22%
GBP 43,0708 0.06%
ALTIN 2.623,790,38
BITCOIN 2138938-1,65%

Retçilik=rantçılık

ABONE OL
13 Temmuz 2015 08:33
0

BEĞENDİM

ABONE OL
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2023/03/alt.jpeg
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2024/03/300-x-250-1.jpg

İş Adamları Derneği Başkanı Metin Şadi, “Ada’da yeni bir süreç başlamıştır. Bu süreci doğru yönetebilirsek ve ciddi bir şekilde ve inanarak federal bir yapı arzu edersek ve masadaki pozisyonumuzu ona göre ayarlarsak  halk olarak çok kazançlı çıkarız” dedi.

“Ben bir anlaşma sonrası halkın refahının artacağına ve  halkın huzur dolu bir ortamda yaşayabileceğine inanmaktayım. Lütfen getirinin büyüklüğüne konsantre olalım. Çatışmanın, kavganın ve gerginliğin yarattığı rant ekonomisinden nemalanan retçilerin yarattığı olumsuz havaya aldanmayalım. Onların tek  kazançlarının bu ortamdan beslenmek olduğunu  iyi anlayalım”

 

Eniz ORAKCIOĞLU

İşadamları Derneği Başkanı Metin Şadi, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis arasında başlayan müzakere sürecinin yarattığı sinerji ve olası ekonomik yansımaları Yeni Bakış’a değerlendirdi. Şadi, “2003 yılında kendi kendimizi Avrupa Birliği’nin dışına attık, Rum tarafına da  AB üyeliğini hediye ettik ardından da Güney’e esir düştük. Biz referanduma “Evet” diyen tarafız diyerek uluslararası alanda kendimizi haklı çıkarmaya çalıştık. O günlerin üzerinden artık çok zaman geçti. Şimdi artık önümüze bakmak gerekir, yıl 2015 ve yeni bir süreç başlamıştır. Bu süreci doğru yönetebilirsek ve ciddi bir şekilde inanarak federal bir yapı arzu edersek masadaki pozisyonumuzu ona göre ayarlarsak,  halk olarak çok kazançlı çıkarız” dedi.

“Türkiye de destek veriyor”

Bu aşamada Türkiye’nin de sorunun adil bir şekilde çözülmesine büyük destek verdiğini anlatan Şadi, “Ne mutlu ki Türkiye bölgede büyük bir ekonomik oyuncu ve bölge kural koyucusu,  bu da bölge için çok büyük bir şans. Birleşik Kıbrıs’ta ticaret hacmi katlanarak büyüyüp gelişecek, bu durum da buradaki vatandaşlara yansıyacak, getiri ise  çok büyük rakamlara ulaşacak. Ben bir anlaşma sonrası halkın refahının artacağına ve  halkın huzur dolu bir ortamda yaşayabileceğine inanmaktayım. Lütfen getirinin büyüklüğüne konsantre olalım. Çatışmanın, kavganın ve gerginliğin yarattığı rant ekonomisinden nemalanan retçilerin  yarattığı olumsuz havaya aldanmayalım. Onların tek  kazançlarının bu ortamdan beslenmek olduğunu  iyi anlayalım” diye konuştu.

 

“AB’ye uyum sağlamak vakit almayacaktır”

İş Adamları Derneği Başkanı Şadi bir çözümün ardından Kıbrıslı Türklerin AB’ye entegrasyonunun çok zor olmayacağına dikkat çekerek “KKTC  Avrupa Birliği kanun ve nizamlarının mecliste  kabulü sonrası bizim entegrasyona hazır olmamız, adamızın küçüklüğü ve insanımızın niteliğine bağlı olarak çok vakit alacak bir süreç olmayacak. Kaldı ki ada halkı insan hakları ve normlarına alışık bir demokrasi içinde gelişmiş. Bu bir niyet ve hedef meselesi ve bize göre kolay bir süreç olacak. Meclis’in bu süreci başlattığını bilmek benim için büyük ümit vadediyor” dedi

 

“Dövizin yükselmesi ortalığı kasıp kavurdu”

İş Adamları Derneği (İŞAD) Başkanı Metin Şadi açıklamalarında dövizin yükselişi karşısında ülke ekonomisinin yaşadığı olumsuzlukları da değerlendirdi. Şadi,  “KKTC kendi para birimi olmayan bir statüdedir. Kullandığımız TL’nin kontrol ve denetimi bizim tasarrufumuzda değildir. Dolayısıyla Türkiye Merkez Bankası kararları ve Türk ekonomisinin koşul ve  kararları doğrultusunda bir ekonomik hayatımız var. Bunu unutmamak gerekir. Şimdi ülkedeki 40 bin civarında insanın devletten maaş aldığını düşünürsek otomatik olarak para biriminin en büyük riskini bu sabit gelirli  kesim ve aileler taşımaktadır. Dolaylı olarak bu insanların taksit  bağlantıları olan müesseseler ve ekonomik aktörler  zarar görmektedir. Taksit bağlantıları olan müesseselerin başında özel okullar, üniversiteler, gayrimenkul ve emlak sektörü ve otomobil ve beyaz eşya firmaları gelmektedir. Dövizin yükselmesi hizmetler sektörüne ise  değişik şekilde yansır ve ortalığı kasıp kavurur. Dövizin sürekli yüksek seyrinden dolayı eğitim sektöründe bu yıl hedeflenen rakamı tutturmak ve Türkiye’de sürekli artan üniversite rakamına da bakarsak hedeflenen kaliteyi yakalamak pek de kolay olmayacaktır. Buna karşın,  dövizin yükselmesi turizm sektörü tarafından iyi manipüle edilirse bu olumsuzluk  göreceli bir kazanca dönebilir. Bu sene öğrenci kalite ve sayısı hedeflenen sayının altında olacak  bu da dolaylı olarak  tüm sektörleri ciddi şekilde sarsacaktır. Çünkü halen Türkiye’de birçok üniversite TL ile çalışmaktadır” dedi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ

kıbrıs reklam