Prof. Dr. Okan Veli Şafaklı, hala yürürlükte olan Mal Bildiriminde Bulunma Yasası’nın yeni bir versiyonunun gündeme getirilerek “Nereden Buldun Yasası” getiriliyor diye algı operasyonu yapıldığına dikkat çekerek, “Bu yasa tasarısı kesinlikle ‘Nereden Buldun Yasası’ değil devlet çalışanına sözde hesap sorma yasasıdır” dedi
Şafaklı, “Ülkemizde %50’leri aşan kayıt dışı ekonomi, kara para olgusu, devletteki rüşvet olgusunun özel sektör kanadı karşısında sadece devlet çalışanını yolsuz, hırsız görmek ve tüm vatandaşlara nereden buldun sorusunu sorabilecek bir yapı kurmak yerine sadece yolsuzu devlet çalışanları arasında aramak son derece manidardır ve rahatsız edicidir” diye konuştu
Mevcut yasa tasarısının mal beyanlarını karşılaştırmak ve Savcılığa bildirmek için Maliye Bakanı’na bağlı Maliye, Teftiş ve İnceleme Kurulu’nu yetkili kıldığının altını çizen Şafaklı, patronaj sitemine teslim olmuş KKTC gibi ülkelerde bu yapının yolsuzlukları soruşturma yerine siyasi baskı halini alabilme potansiyeli taşıdığına dikkat çekti
Şafaklı, “Siyasi otoriteye bağlı bir kurul yerine gerekli kadrolarla donatılmış tam bağımsız ve özerk bir Sayıştay’a bu yetkinin verilmesi, KKTC için çok daha uygun ve isabetli sonuç verecektir” ifadelerini kullandı
Özlem ÇİMENDAL
Prof. Dr. Okan Veli Şafaklı, Resmi gazetede de yayımlanan “Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Yasa Tasarısı”nın halkın bilgisine getirildiği gibi amacına hizmet etmediği gibi yasanın sadece kamu görevlilerini kapsayacak olmasını eleştirdi.
Dörtlü koalisyon hükümetinin programında ortaya koyduğu en belirgin vizyonun “yolsuzlukla mücadele” olduğunu anımsatan Ekonomist Okan Veli Şafaklı, “Bu çerçevede özellikle hükümetin HP kanadının bu mücadeleyi adeta bir onur meselesi yaptığını dile getirerek, “Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Yasa Tasarısı”nı resmi gazetede yayınlanarak halkın bilgisine getirmiştir” dedi.
Şafaklı, “Nereden Buldun Yasası” şeklinde topluma lanse edilen tasarının ne nereden buldun yasası ne de yolsuzluklarla mücadele için etkin bir mevzuat olarak değerlendirilebileceğini dile getirdi.
Şafaklı, tasarının halen yürürlükte olan “Mal Bildiriminde Bulunulması” yasası gibi pratikte işleme imkanı olmayan bir yasa olacağının da altını çizdi.
“Tekerleği tekrar icat ettiklerini sanıyorlar”
Şafaklı, “Öncelikle ‘Nereden Buldun Yasası’ diye ortaya koydukları ‘Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Yasa Tasarısı’ İsimli yasa tasarısı yeni bir mevzuat olmayan sadece yürürlükte olan 5 Mayıs 2008 tarihli ‘Mal Bildiriminde Bulunulması’ yasasına yapılan kısa bir tadilattır. Şöyle ki mevcut yasada mal beyanları arasında karşılaştırmayı beyanın teslim edilmesi gereken merciinin yapması öngörülürken, yasa tasarısında aşağıda belirtildiği gibi Maliye, Teftiş ve İnceleme Kurulu’nun bu karşılaştırmayı yapması öngörülmektedir. Önerilen yasada olduğu gibi mevcut yasada da tespit edilen suç unsurları gereği için Başsavcılığa iletilir” diye konuştu.
“Tasarı kopyalandı”
Şafaklı, tasarının kopyalama olduğuna da değinerek şöyle konuştu: “’Mal Bildiriminde Bulunulması” yasasını tadil etmek yerine yeni bir şey yapma algısı yapılmış ve Türkiye’de halen yürürlükte olan 3628 Sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu adeta kopyalanmıştır.”
“Gerçek mücadele yerine tribünlere oynanıyor”
Hükümetin yolsuzluklarla mücadele hedefinin öncelikle bir önceki başbakanın banka hesapları üzerinde yapılan tartışmaya dayandığına dikkat çeken Şafaklı, “Ancak, Cumhuriyet Meclisi’ndeki bir milletvekiline hesap sormak için yürürlükteki ‘Mal Bildiriminde Bulunulması’ yasası yeterlidir. Bunun için aşağıdaki hükümler geçerlidir” ifadelerini kullandı.
Mal Bildiriminin 10(1) Mal bildirimi aşağıda belirtilen mercilere verilir:
Verileceği Merciler (A)Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet Meclisi ve Bakanlar Kurulu Üyeleri, Cumhuriyet Meclisi Başkanlığına;
Yetkili
Mercilerin Sorumluluğu 11. Yukarıdaki 10’uncu maddede belirtilen merciler, mal bildirimlerinin süresi içinde verilmesini sağlamakla sorumludurlar. Bu merciler mal bildiriminin verilmesini izlemek için birim veya personel görevlendirirler.
Mal Bildirimlerinin Karşılaştırılması
15. Yeni mal bildirimleri, yukarıdaki 10’uncu maddede belirtilen mercilerce daha önceki bildirimler ile gizliliği korunacak şekilde karşılaştırılır.
Yapılan karşılaştırma sonucunda gerçeğe aykırı bildirimde bulundukları veya haksız mal edindikleri, kaçırdıkları veya gizledikleri anlaşılanlar hakkında yukarıdaki 10’uncu maddede belirtilen mercilerce Başsavcılığa suç duyurusunda bulunulur.
“İşletilmeyen mevcut yasayı yeni yasa gibi sunuyor, tribünlere oynuyorlar”
Şafaklı şunları söyledi: “Yukarıdan da anlaşılacağı gibi mevcut yasayı Cumhuriyet Meclisi Başkanı işleterek ilgili milletvekili hakkında gerçeğe aykırı bildirimde bulunması veya haksız mal edindiği, kaçırdığı veya gizlediği anlaşılırsa Başsavcılığa suç duyurusunda bulunabilir. Başsavcılık da dokunulmazlık ile ilgili tezkereyi Cumhuriyet Meclisi’ne gönderebilir. Mevcut yasayı işletme iradeniz yok ise yeni bir şey yapmış gibi algı operasyonu yaparak tribünlere oynamayı tercih edebilir ve bu şekilde zaman kazanırsınız.”
“Yolsuzlukla mücadelede miyopik bir yaklaşım sergilenmekte”
Yolsuzlukla mücadelenin çok yönlü boyutu olduğuna vurgu yapan Şafaklı, “Bunları Bülent Tarhan ve arkadaşları TEPAV’ın Yolsuzlukla Mücadele isimli kitabında ‘Yönetsel, Ekonomik ve Sosyal’ olmak üzere üç temel başlıkta incelemektedir. Yani yolsuzlukla mücadele için tüm bu boyutları dikkate alan bir strateji ve buna göre kapsamlı bir eylem planı gerekmektedir.
Bunun yerine bataklıkla mücadele eylem planı yerine sadece sivrisinek yakalama yaklaşımı ‘yolsuzlukla mücadelede miyopik bir yaklaşım’ olarak nitelendirilmektedir” dedi.
“Sadece devlet çalışanını esas alan ‘nereden buldun sorgusu’ olmaz”
Hala yürürlükte olan Mal Bildiriminde Bulunma Yasası’nın yeni bir versiyonunun gündeme getirilerek “Nereden Buldun Yasası” getiriliyor diye algı operasyonu yapıldığını anlatan Şafaklı, “Halbuki, bu yasa tasarısı kesinlikle ‘Nereden Buldun Yasası’ değil, devlet çalışanına sözde hesap sorma yasasıdır. Halen KKTC Cumhuriyet Meclisi’nde bulunan ‘Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Yasa Tasarısı’ aşağıda görüleceği gibi sadece devlet çalışanından mal bildiriminde bulunulmasını öngören bir yasa tasarısıdır” ifadelerini kullandı.
“Sadece devlet çalışanını yolsuz, hırsız görmek rahatsız edici”
“Ülkemizde %50’leri aşan kayıt dışı ekonomi, kara para olgusu, devletteki rüşvet olgusunun özel sektör kanadı karşısında sadece devlet çalışanını yolsuz, hırsız görmek ve tüm vatandaşlara nereden buldun sorusunu sorabilecek bir yapı kurmak yerine sadece yolsuzu devlet çalışanları arasında aramak son derece manidardır ve rahatsız edicidir” diyen Şafaklı, oysa “Nereden Buldun Yasası”nın Türkiye’de Ecevit zamanı yürürlükte olup mal beyanında bulunan devlet çalışanını değil vergi mükellefini esas aldığını söyledi. Şafaklı, “Nereden Buldun Yasası şu şekildeydi: ‘Bildirilmeyen ve vergisi ödenmeyen bir gelirle tasarruf edildiği tespit edilen mal ve haklar, safi irad olarak’ kabul ediliyordu. Yani vatandaşın gelirleri ile mal varlığı arasındaki uyuşmazlık sorgulanabiliyor ve kazancın kaynağı ile vergisi denetlenebiliyordu. Kaynak belgeleriyle ispat edebilirse, sorun yoktu. Aksi halde, tespit edilen “servet farkı” safi irad yani gelir kabul ediliyor ve yüzde 35 Gelir Vergisi, bir o kadar cezası ve ayrıca faizi isteniyordu” ifadelerini kullandı.
“Devlet açıklanamayan servet, havuzlu villa, lüks araç, bankada para gibi varlıkları ‘hangi parayla aldığını ispatla’ sorusunu sorabilmelidir”
Şafaklı şunları söyledi: “Ekonomi yazarı Güngör Uras’a göre ‘Nereden buldun’ uygulaması ‘Kara para’nın ilacıdır. Kara para deyimi, sadece kaynağı belirsiz, kanun dışı işlerden gelen para için değil, vergi dışı (kayıt dışı) kalan para için de kullanılmaktadır. Kara para izlemede her ülkenin sorumlu kamu kuruluşu etkili olmakla beraber, banka sistemi de kara para konusunda sorumluluk taşımaktadır. Dolayısıyla, vergi mükellefini esas alan bir anlayışla Vergi Usul Yasası’nda yapılacak düzenleme ile devlet çalışanı olsun veya olmasın normal geliri ile açıklanamayan servet, havuzlu villa, lüks araç, bankada para gibi varlıkları ‘hangi parayla aldığını ispatla’ sorusunu devlet sorabilmelidir.”
“Pratikte işlemeyecek bir yasa”
Şafaklı, “Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Yasa Tasarısı halen yürürlükte olan Mal Bildiriminde Bulunulması Yasası’ndan farklı olarak mal beyanlarının sunulan merci tarafından karşılaştırılması yerine yukarıda da belirtildiği gibi bu görevi Maliye, Teftiş ve İnceleme Kurulu’na vermiştir. Bu kurul 53/1982 Sayılı ‘Maliye, Teftiş ve İnceleme Kurulu Kuruluş Görev ve Çalışma Esasları Yasası’na tabidir. Maliye, teftiş ve inceleme kurulu edindiğimiz bilgiye göre çok aktif bir kurul olup yılda yaklaşık
40-50 rapor hazırlamaktadır” dedi. 6(1)Maliye, Teftiş ve İnceleme Kurulunun yetkileri şunlardır:
(a)Devlete ait nakit, kambiyo, döviz, esham ve tahvilât, menkul kıymetler, değerli madenler ile nakit gibi işlem gören diğer varlıkları görmek, saymak ve değerlemek ve bunlara ait defter ve belgeleri gizli de olsa görmek ve incelemek ;
(b)Devlete ait taşınır ve taşınmaz malları ve hakları saymak, ölçmek, tartmak, değerlemek ve bunlara ait; defter ve belgeleri gizli de olsa görmek ve incelemek;
(c)Kamu personelinin atama, nakil, özlük ve emeklilik işleri ile ilgili gizli de olsa her tür belgeyi görmek ve incelemek;
(d)Vergi incelemeleri dolayısıyla, inceleme için gerekli her tür defter ve belgeleri ve vergi konusu malları görmek, örnekler almak ve incelemek, işyerlerini gezmek ;
(e)Kambiyo, döviz ve değerli madenlerle ilgili incelemeler sırasında; her tür belgeyi ve malı görmek, incelemek;
(f)Yetkili yargı organı önünde sır saklayacağına dair yemin ettikten sonra, bankalarda ve benzeri kişi ve kuruluşlarda her tür incelemeyi yapmak;
(g)Kamu Görevlileri Yasası ve ilgili diğer mevzuat kurallarına bağlı olmak koşuluyla hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılan Bakanlık veya herhangi bir bakanlık ve bağlı kuruluşları personeli ile ilgili olarak doğrudan işten el çektirme işlemi önermek;
(h)Devlet varlıklarını saymasına, ölçmesine, tartmasına, değerlemesine yardım etmeyen veya teftişi güçleştiren Bakanlık veya herhangi bir bakanlık ve bağlı kuruluşları personeli hakkında, Kamu Görevlileri Yasası ve ilgili diğer mevzuat kurallarına bağlı olmak koşuluyla, doğrudan işten el çektirme işlemi önerme;
(j)Kaçakçılık konusu olan her türlü varlıklar hakkında durumu anlaşılana dek yediemin işlemi uygulatmak;
(k)Suç delili defter, belge ve kayıtları; durumları açıklık kazanana kadar alıkoymak ve gerekenleri yetkili yargı organlarına teslim etmek;
(ı)Vergi, gümrük, kambiyo; döviz ve değerli madenler kaçakçılığından zanlı kişiler ile Devlet personelinin üzerinde, iş ve oturma yerlerinde, eşyalarında, bu kişilerle ilişkisi bulunan kişilerin üzerlerinde, iş ve oturma yerlerinde ve eşyalarında yetkili yargı organının kararıyla aramalar yapmak.
“Manuel değil, online olmalı”
“Kurulun bu denli yoğun iş trafiği varken beyan verecek yaklaşık 20,000 kişinin beyanlarını mukayese etmek ve rapor tanzim etmek görevi bu kurula verilmiştir” diyen Şafaklı, bunun da 16 üyesi bulunan kurulda üye başı 1000 rapordan fazla iş yükü anlamı taşıdığını söyledi. Şafaklı, “Mal bildirim beyanları manuel yapılacak olup, pratikte bu yasanın işlemeyeceği anlamına gelmektedir. Yasanın pratikte işler hale gelmesi için ise beyanların online (otomasyon) hale getirilmesi, sadece beyana bağlı kalmayıp tapu kayıt, araç kayıt, bankacılık sistemi gibi veri ağıyla çapraz sorgulamanın mümkün hale gelmesi gibi önlemler siyasi iradenin gündeminde bulunmamaktadır” diye konuştu.
“Siyasi baskı aracı olarak kullanılabilir”
Mevcut yasa tasarısının mal beyanlarını karşılaştırmak ve Savcılığa bildirmek için Maliye Bakanı’na bağlı Maliye, Teftiş ve İnceleme Kurulu’nu yetkili kıldığının altını çizen Şafaklı, patronaj sitemine teslim olmuş KKTC gibi ülkelerde bu yapının yolsuzlukları soruşturma yerine siyasi baskı halini alabilme potansiyeli taşıdığına dikkat çekti. Şafaklı, “Siyasi otoriteye bağlı bir kurul yerine gerekli kadrolarla donatılmış tam bağımsız ve özerk bir Sayıştay’a bu yetkinin verilmesi KKTC için çok daha uygun ve isabetli sonuç verecektir” diye konuştu.