DOLAR 45,4062 0.09%
EURO 53,3144 -0.3%
ALTIN 6.831,87-1,06
BITCOIN 3654660-1.66496%
Lefkoşa
°

SABAHA KALAN SÜRE

Meclis Genel Kurulu tamamlandı… Vekiller sağlık ve yükseköğretimi konuştu

Meclis Genel Kurulu tamamlandı… Vekiller sağlık ve yükseköğretimi konuştu

ABONE OL
12 Mayıs 2026 19:57
Meclis Genel Kurulu tamamlandı… Vekiller sağlık ve yükseköğretimi konuştu
0

BEĞENDİM

ABONE OL
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2023/03/alt.jpeg
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2024/03/300-x-250-1.jpg

Denetim göreviyle toplanan Meclis Genel Kurulu bugünkü çalışmalarını tamamladı.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Lefkoşa Milletvekili Filiz Besim, Genel Kurul’da eczacılık ve hemşirelik hizmetlerine ilişkin konuşma yaptı.

Besim, konuşmasında, bugünün Hemşireler Günü olduğuna dikkat çekerek, ülkede her gün artan hasta sayısının en büyük yükünü çekenin hemşireler olduğunu ve tükenmişlik sendromu yaşadıklarını kaydetti.

Geçen hafta bir Sağlık Merkezi’nde yaşanan saldırıyı hatırlatan Besim, hemşirelerin yaşadığı korkuya değindi. Besim, sağlık çalışanlarına yönelik bir güvenlik sorunu olduğunu söyledi, diğer ülkelerde sağlık çalışanları koruyan sistemler olduğuna işaret etti.

İki yıl önce yaşanan “Mama Skandalı” hakkında da konuşan Besim, söz konusu hemşirelerin halen daha askıda olduğunu söyledi; bu süreçte yaşanan mağduriyete değindi.

Nakil Tüzüğü’nün gerektirdiği şekilde sendika temsilcilerinin hemşirelerin nakil sürecine katılamadığını ileri süren Besim, şu anda nakillerin popülist ilişkilerle yürütüldüğü iddiaları olduğunu kaydetti.

Milletvekili Besim, bazı hemşirelerin eşit şartlarda sınava alınmadığı gerekçesiyle açtıkları dava kapsamında bugün mahkemede olduğunu belirtti.

112 Yasası’nın geçmemesinden ve ilgili tüzüğün yapılmamasından kaynaklı 112 acil hizmetlerinde ciddi bir personel eksikliği olduğunu söyleyen Besim, “Olan sağlık sistemine oluyor. Sağlık sistemi bu sistemsizlik yüzünden çöküyor.” dedi.

Bu hafta aynı zamanda Eczacılık Günü’nün kutlanacağına dikkat çeken Besim, “Sahte Reçete” olarak bilinen, eczacılara yönelik başlatılan yargı sürecini anımsattı; 60 üzerinde eczacının halen daha yargılanacakları günü beklediklerini kaydetti. Besim, kısa sürede bu konunun çözülmesi temennisinde bulundu. Besim, İlaç Eczacılık Dairesi’ndeki eksikliklere de dikkat çekti.

Ülke için İlaç takip sisteminin ne kadar önemli olduğunun altını çizen Besim, bunun en önemli getirisinin denetim olacağını vurguladı. Besim, aksi takdirde sağlık sisteminde düzgün bir tedarik zincirinin kurulamayacağını savundu. Bunun yanında, çok daha küçük bir sistem olan aşı takip sisteminin de kurulamadığını söyleyen Besim, birçok aşının piyasada olmadığı eleştirisinde bulundu. Besim, bunun yanında aşı programının yenilenmesi gerektiğini ifade etti.  

Besim, 386 tane eczanenin yer aldığı sektörün genel olarak mali sıkıntı içerisinde olduğunu dile getirerek, gelecek beş yılda yüzde 15-20 eczanenin ekonomik nedenlerle kapanacağı görüşünü paylaştı. Ülkede, 82 tane de ecza deposu olduğunu  söyleyen Besim, dört eczaneye bir ecza deposu düştüğünü söyledi; bu depoların nasıl geçinebildiğini sordu.

İhtiyaç olan ilaçları sıralayan ancak Sağlık Bakanlığının bunun yerine ihaleyle vitamin aldığını ileri süren Besim, Sağlık Bakanlığını “yaşamsal ilaçlara öncelik vermemek ve doğru politika uygulamamakla” eleştirdi.

– Dinçyürek

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek de, Milletvekili Besim’in  ardından yaptığı konuşmada, Hemşireler ve Eczacılar günlerini kutladı; bu mesleklerin sağlığın olmazsa olmazı olduğunu vurguladı, sorunların çözümü için ellerinden geleni yaptıklarını kaydetti.

Bakan Dinçyürek, nüfusun bilinmemesi üzerine yapılan eleştirilere yanıt vererek, “Ben sağlık merkezlerine müracaat eden, tedavi alan, ameliyat olan hasta sayısını biliyorum.” dedi.

Kamuoyunda “Mama Skandalı” olarak bilinen olayla ilişkin konuşan Dinçyürek, konuyla ilgili idari soruşturmanın açıldığını, sürecin kamuya intikal edeceği aşamada, iddianamenin birlikte hazırlandığı Başsavcılık tarafından son noktada gelen yeni bir talep üzerine soruşturmanın baştan başlatılmak zorunda kalındığını ifade etti.

Dinçyürek, “Tüm belgeler bakanlığa geldi. Başsavcılık’tan iddanamenin hazırlanmasıyla ilgili randevu bekliyoruz. Yarınsa yarın, cuma ise cuma.” diyerek, sürecin kısa sürede tamamlanacağını ifade etti. Dinçyürek, “Bu aylar sürecek bir süreç değil. Günler belki hafta içerisinde netleşecek bir süreçtir” dedi.

Soruşturma sürecinde izlenecek yola ilişkin konuşan Dinçyürek, “Başsavcılık’a tüm belgeleri ibraz edeceğiz Başsavcılık da bize, kime ne dava okunup okunmayacağı, disiplin ve idari soruşturma açısından atmamız gereken adımlar varsa bu adımları söyleyecek.” şeklinde konuştu.

Sağlık Bakanı Dinçyürek, soruşturma kapsamında tutuklanan sağlık çalışanlarının akıbetinin Kamu Hizmeti Komisyonu’nun takdiri olduğunu vurguladı.

Kimsenin, yargılanmadan suçlu ilan edilmemesi gerektiğini söyleyen Dinçyürek, masumiyet karinesine saygı duyulması gerektiğini ifade etti.

Nakil Tüzüğü’ne ilişkin nakil sürecinde sendikalardan görüş alındığını kaydeden Dinçyürek, kendisi göreve geldiğinde yüzlerce nakil anomalisi olduğunu belirtti.

Dinçyürek, “Üç yılda tek kişiye bile usul dışında görev değişikliği yapmadım. 300’e yakın anomaliyi yüzün altına düşürdüm. Sorunları çözerek ilerliyoruz.” dedi.

Sendikaların nakillerde oy hakkı olmamasına ilişkin de Dinçyürek, görüş farklılıkları olduğunu çünkü Bakanlığın hemşire nakillerini birimlerdeki ihtiyaca göre yaptığını belirtti; “Bu konuda herhangi bir eleştiriyi haklı bulmuyorum.” dedi.

112 Yasası’nın geçirilmediğini hatırlatan Dinçyürek, bu yasaya ilişkin daha önce muhalefetle yaşanan tartışmaları hatırlattı. Dinçyürek, “anlaşılan kısımların geçirilmesi” için çağrı yaptığını söyleyerek, tutanaklara bakılabileceğini kaydetti.

“Sahte Reçete” olarak bilinen olayla ilgili de konuşan Bakan Dinçyürek, sürecin bir an önce sonlandırılması ve hakkaniyetin tecelli etmesi temennisinde bulundu.

İlaç Eczacılık’la ilgili yasanın Meclis’te olduğunu yüzlerce kez söylediğini belirten Dinçyürek, ilaç takip sisteminin ise eksik olan boyutunun yasal düzenleme olduğunu söyledi.

Sağlıkta otomasyonun kurulması ardından, birliklere çağrı yaparak üyelerin sisteme dahil olması talebinde bulunduklarını söyleyen Dinçyürek, “Tabipler Birliği ve Eczacılar Birliği başkanları bile kendileri bu sisteme entegre etmedi. Muhalefet olsun diye mi yapıyorlar yoksa kayıtlı sisteme geçmekte bir çekinceleri mi var?  diye sordu. Dinçyürek, yasanın geçmesi halinde kayıtın zorunlu olacağını vurguladı.

Bakan Dinçyürek, aşı takip sisteminin kurulduğunu duyurdu, bunun yanında devlette bir aşı sıkıntısının olmadığını kaydetti.

İlaç erişimine ilişkin de yanıt veren Dinçyürek, “Tarihte bizim kadar ihaleyle ilaç alan bir dönem olmadı. Merkez İhale Komisyonu üzerinden 1 milyar 800 milyon TL’nin üzerinde ihaleye çıktık. Siz bize bu ilaçları almayalım mı diyorsunuz?” diye sordu.

Eczacılar Birliği’nin Sağlık Bakanlığında katıldığı bir toplantıda, Sağlık Bakanlığının çok ilaç aldığını söylediğini aktaran Dinçyürek, toplantıda ve sosyal medyada söylenenlerin tutmadığını söyledi.

Dinçyürek, Yeni Girne Hastanesi’ne cihaz donanımın geldiğini ve gelmeye devam edeceğini ifade ederek, “Sağlıkta en güzel şeyleri halkımızın hizmetine sunmak için adım attık, atmaya devam edeceğiz.” dedi.

– Rogers

Bağımsız Milletvekili Jale Refik Rogers de, yerinden söz alarak, Sağlık Bakanı’nın “Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasası’nın geçirilmeme sebebinin muhalefet olduğu” yönündeki açıklamasını eleştirdi. Rogers, Meclis’te çoğunluğun hükümet vekillerinde olduğunu kaydederek, istenilen yasanın geçirilebileceğini belirtti.

Lapta Sağlık Merkezi’nde belirli günlerde ambulansın olmayacağı yönündeki iddiaları paylaşan Rogers, HPV aşısının artık 13 yaşındaki çocuklarla sınırlı olmadığını söyleyerek, bunun genişletilmesine yönelik çalışmalar hakkında bilgi talep etti.

– Dinçyürek

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Milletvekili Rogers’ın sorularına yanıt vererek, Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasası’nı geçireceklerini kaydetti.

Dinçyürek, Lapta’daki sorunun çözümüne ilişkin adım attıklarını belirtti.

Aşılarla ilgili yıllarca ihmalden kaynaklı bir boşluk olduğunu, şu anda kapsamı genişletmek için çalıştıklarını kaydeden Dinçyürek, “Yıllarca yapılmamışı bir anda yapamazsınız.” dedi.

HPV aşısına ilişkin geçen yıl 13 yaşında olanları sisteme dahil ettiklerini, bu yıl 13 yaşında olanları ve geçen sene 13 yaşında olup yapmayanları ekleyeceklerini söyleyen Dinçyürek,  başka açılımlar için çalışmaya devam edeceklerini bildirdi.

– Besim

Sağlık Bakanı’nın ardından yeniden söz alan CTP Milletvekili Filiz Besim de, Sağlık Hizmetleri Yasası hakkında konuşarak, 112 gibi yaşamsal bir konu olan ve tıpta uzmanlık gibi bir alanın aynı yasada olmasının kimsenin içine sinmediğini ve bu nedenle komite üyeleri olarak düzeltmek için çalıştıklarını kaydetti. Besim, 112’nin ayrı bir şekilde ele alınarak, bir yasa çıkarılması gerektiğini belirtti.

Menenjit aşılarının ne devlette ne özelde olduğunu savunan Besim, aşıların nereden nasıl getirileceğinin Sağlık Bakanlığının görevi olduğunu söyledi.

Hemşire nakillerine ilişkin de konuşan Besim, doğru ve hakkaniyetli bir nakil yapıldığı sürece kimsenin karşı çıkmayacağını ifade etti.

Besim, Eczacılık Dairesi Yasası’nın Meclis’e geldiği yönündeki açıklamaya da yanıt vererek,  Sağlık Bakanlığı’nın yasayı düzenleyip yeniden göndermek istediğini söyledi.

– Akpınar

Demokrat Parti Girne Milletvekili Serhat Akpınar da, yükseköğrenimdeki sıkıntılara yönelik konuşma yaptı.

Akpınar, yükseköğrenimin bir krizde olduğunu savunarak, bunun sadece üniversitelere zarar vermekle kalmayıp, yükseköğretimde yaşanan her kaybın ülke ekonomisinde yaşanan bir kayıp olduğunu kaydetti.

“Hükümet süreci sadece izlemektedir. Yönetememektedir. Yönetmek istememektedir.” diyen Akpınar, Yükseköğretim Değişiklik Yasası ve Üniversiteler Birliği Yasası’nın halen daha bekletildiğini savundu. Akpınar, Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) ve Milli Eğitim Bakanlığı arasında koordinasyon sıkıntısı olduğunu söyledi.

Üniversitelerin iki farklı sistemde yönetildiğini ve bunun sorunlar yarattığını kaydeden Akpınar, YÖDAK’ın YÖK’ten farklı kriterler talep ettiğini kaydetti; “YÖDAK, YÖK’ün üzerinde mi?” diye sordu.

Akpınar, hükümete sistemin çağdaş hale getirilmesi çağrısında bulundu, yoksa yükseköğretimin çökeceği uyarısında bulundu.

Milletvekili Akpınar, dünyada üniversitelerin artık klasik bina üniversitesi olarak değil, dijital kampüslerle ve uluslararası akademik ağlarla çalıştığını söyleyerek, hükümetin bu konuda somut adımlar atması gerektiğini kaydetti.

KKTC yükseköğretim alanının sıradan bir ekonomik faaliyet olmadığını bir nefes borusu, diplomatik temas alanı ve tanınmasına giden en öncül yol olduğunu vurgulayan Akpınar, süreçlerin artık daha doğru bir yapı içerisinde ileriye taşınması gerektiğini belirtti; bu noktada ülkenin vizyonun ne olduğunu sordu; yükseköğretimin siyasi çekişmelerin dışına çıkarılması gerektiğini söyledi.

– Genel Kurul çalışmalarını tamamladı

Milletvekili Akpınar’ın konuşmasıyla Meclis Genel Kurulu görüşmelerini tamamladı.

Genel Kurul’un bir sonraki oturumu 18 Mayıs Pazartesi günü olacak.

yusuffkisa

    En az 10 karakter gerekli

    Video İzle