KTOEÖS Başkanı Selma Eylem okulların öğretmensiz, öğrencisiz, müdürsüz birçok eksiklikle açılacağına vurgu yaparak, yaşanan ekonomik krizden dolayı ailelerin de çocuklarını okutamayacak duruma geldiğini kaydetti
Eylem, alım gücünün düşmesi ile birlikte özelden devlete akışın yoğunlaşacağı yeni eğitim yılında, altyapısı, sınıfları ve öğretmen eksiklikleri ile baş edemeyen mevcut okul ve sınıflarda kaos yaşanacağı uyarısında bulundu. Durumun hiç iç açıcı olmadığının altını çizen Eylem, öğretmenlerin de açlık sınırının altında olduğuna dikkat çekti
Eğitim kalitesinin düşeceği, öğrenci, veli ve öğretmenlerin sorunlarının artacağına da işaret eden Eylem, parasız ve kaliteli olması gereken “eğitim hakkı” noktasında çok büyük sorunlarla karşı karşıya olunduğunun altını çizdi
“Karnımızı doyurmakta zorlandığımız bu ortamda çocukların eğitim tutarlarını nasıl karşılayacağımızı kara kara düşünüyoruz” diye isyan eden veliler ise çaresiz. Bir yılda iki katına çıkan eğitim harçlarını karşılayamayacak durumda olan veliler, “Şimdiye kadar aç kalıp, çalışıp çabalayıp çocuk okutuyorduk ama artık onu da yapamayacağız. Önceliğimiz karnımızı doyurmaya çalışmak oldu” dedi
Özlem ÇİMENDAL
Ekonomik kriz depreminin yerle bir ettiği KKTC’de ne okullar, ne öğretmenler ne öğrenciler ne de veliler yeni eğitim yılına hazır. Yeni eğitim yılında ciddi kaosların yaşanacağını anlatan KTOEÖS Başkanı Selma Eylem, “Yeni eğitim yılında bizi hiç iyi günler beklemiyor” derken, veliler de “Karnımızı doyurmakta zorlandığımız bu ortamda çocukların eğitim tutarlarını nasıl karşılayacağımızı kara kara düşünüyoruz” diye isyan etti.
KTOEÖS Başkanı Selma Eylem: Aileler çocuklarını okutamıyor
İç açıcı bir tablonun olmadığı KKTC’de eğitimdeki mevcut sorunların üzerine bir de ekonomik krizin eklendiğine vurgu yapan Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası Başkanı Selma Eylem, ailelerin artık çocuklarını okula gönderemeyecek duruma geldiğine işaret etti.
“Parasız, kaliteli eğitim hakkı” suistimal ediliyor
Eylem, krizin vurduğu tüm alanlarda olduğu gibi eğitimde de ekonomik sıkıntıların etkilerinin çok yakından hissedildiğini ifade etti. Eylem, parasız ve kaliteli olması gereken “eğitim hakkı” noktasında çok büyük sorunlarla karşı karşıya olunduğunun altını çizdi.
Eğitimde tehlikenin boyutu büyüyor
Selma Eylem, “Halk zaten ekonomik kriz altında ve alım gücü gerilemiş durumda şu an. Çocuklarını okutamayacak duruma geldi aileler” dedi. Geçmiş dönemlerde de birçok sıkıntı ve sorunun var olduğu okullar ve eğitimde bugün olayların ve tehlikenin boyutunun daha da büyüdüğünü belirten Eylem, ekonomik çıkmazın eğitimi de ciddi anlamda vurduğunu ifade etti.
Kriz, özel okullardan devlete akışta yoğunluğa neden olacak
Toplumun alım gücünün düşmesi ile birlikte özel okullardan devlet okullarına öğrenci transferi yoğunluğu yaşanacağı uyarısında bulunan Eylem, “Krizden dolayı özelden devlete akışta bir yoğunluk yaşanacak. Bu da okulların ve sınıfların yetersizliği, altyapı eksikliği, öğretmen eksikliği ile birlikte bir kaos getirecek. İhtiyacın çok altında münhal açıldı. Öğretmen eksikliği devam edecek” diye konuştu.
Ders kitapları çok pahalı
Ders kitaplarının da çok büyük sorun olduğuna vurgu yapan Selma Eylem, kitapların oldukça pahalı olduğunu kaydetti. Eylem, “Okullar öğretmensiz, öğrencisiz, müdürsüz birçok eksiklikle açılacak. Veliler kitaplar konusunda çok büyük sıkıntılar yaşayacak. Özellikle İngilizce kitaplarının fiyatlarına baktığınızda çok zorlanacaklarını görüyoruz” dedi.
“Öğretmeler de açlık sınırının altında”
Aynı durumun öğretmenler için de geçerli olduğunu anlatan Eylem, göç yasası kapsamında işe alınan öğretmen ve okul çalışanlarının bugün açlık sınırının altında maaş aldığını kaydetti. Eylem şöyle konuştu: “Durum gerçekten çok zor. Eriyen maaşlar ve gelinen noktada durum hiç açıcı değil. Bu tablo çok büyük sıkıntılarla eğitim yılının açılacağını bize göstermektedir.”
Eğitim kalitesi düşecek, öğrenci, öğretmen ve öğretmenlerin sorunları artacak
Okulların altyapı eksikliği nedeni ile özelden devlete kaymalarda ciddi sıkıntıların olacağına dikkat çeken Eylem, “Öğrenci sayısı, sınıflarda izdiham yaratacak. Girne’de, Lefkoşa, Mağusa, İskele’de okullar eksik. Bu eğitim yılında eğitim kalitesi, öğretmen ve öğrencilerin karşılaşacağı sorunlar çok yönlü ve boyutlu artarak içinden çıkılmaz bir hal alacak” dedi.
Veliler ne dedi?
Naime Bolat: Aç kalıp çocuklarımızı okutuyorduk artık onu da yapamayacağız
“Bu eğitim yılı bizi hiç iyi bir yıl beklemiyor. İnsanlar karınlarını doyuramaz hale geldi. Asgari ücret eridi bitti, her şeye kat be kat zam geldi. Kendi yağı ile kavrulanlar bir şekilde ellerinde avuçlarında ne varsa ortaya döküp çocuklarını okutmaya çalışacaklar ama asgari ücretli ne yapacak? İnsanlar artık aç. Aç kalan insanın tek derdi karnını doyurmak. Bugün en basit şekliyle sadece kayıt ve forma işlemi 1.000 TL’yi buluyor. Aldığı maaşla geçinemeyen asgari ücretli nasıl çocuk okutacak bu şartlar altında. Kara kara düşünür olduk çocukları nasıl okutacağımızı. Ücretsiz, kaliteli eğitim insanların Anayasal hakkıdır. Ama gelin görün ki bugün gelinen ortamda eğitim masrafları ailelerin korkulu rüyası haline geldi. Biz kendi üstümüze başımıza almıyor, çocuklarımıza alıyoruz. Biz aç kalalım ama onlar okusun diye çırpınıyoruz. Ama gelinen noktada artık bunu da yapamayacağız gibi görünüyor. Aileler büyük bir çıkmazda ve çocuklarının yüzüne baktıkça kahroluyor.”
Numan Bolat: Eğitim harçları bir yılda 7 binden 14 bine çıktı
“Ücretsiz olması gereken okullarda önce para vermeniz gerekiyor sonra çocuğunuzu okutmanız gerekiyor. Kayıt paralarına el değmiyor. Yılda bir kez okullarda dağıtılan karne benzeri şeylerin giderleri de öğrencilerden kırtasiye parası olarak karşılanıyor. İnsanların artık karınlarını doyurma lüksü kalmadı. bu eğitim yılında bu masrafları nasıl karşılayacak akıl almıyor. Bugün bir okul çantası 150 TL olmuş. 85 TL bir ders kitabı. İnsanlar nasıl çocuk okutacak bu şartlarda. Bir çocuğun masrafı en aşağı 3-4 bini buluyor her şeyi ile belki de daha fazla. Bugün asgari ücret 2 bin TL dolaylarında, bir ailede 2-3 çocuğun okula gittiğini düşünürsek nasıl bekleyeceğiz insanların çocuk okutmasını. Bayram seyran demeden kendimizden kısarak çalışıp çabalayıp çocuklarımıza yatırım yapıyoruz. Geçen yıl 7 bin Euro ödediğimiz üniversite harcı bu yıl iki katı 14 bin Euro oldu. Maaşlar eridi, harcamalar iki katına çıktı. Sadece yaşamak için dua eder hale geldik artık.”