Bağımsız Milletvekili, Psikiyatrist Prof. Dr. Mehmet
Çakıcı, son günlerde şiddet ve suç kültürünün artış gösterdiğini belirterek, Kıbrıs
Türk halkının yaşadığı geçmiş nedeniyle yaralı bir toplum olduğunu, yaşanan
üzücü olayların da etkisiyle bugün travmadan geçmekte olduğunu söyledi.
Çakıcı, ülkede zaman içinde nüfusun artmış olmasına ve
farklı kültürlerin yerleşmesine rağmen sadece göçmen olanlarda değil,
yerlilerde de bir takım suçların gözlemlendiğini söyledi. Çakıcı, kumar
bağımlılığının en çok Kıbrıs yerlilerinde olduğunu belirterek, uyuşturucu
suçlarının ise daha çok göçmen gelenlerde gözlemlendiğini kaydetti.
“Şiddetin
önlenmesine eğitimden başlanmalıdır” diyen Çakıcı, “Öfke kontrolü ve şiddetin
durdurulmasına yönelik bilinçlendirme ve eğitim yoktur. Hukuki ve polisiye tedbirler
de önemlidir. Günü birlik adaya girişler kontrol altında olmalıdır. Kişinin
neden geldiği, parası olup olmadığı, nerede kalacağı bilinmelidir. Dolayısıyla
şiddet kültürü giderek büyüyor” diye konuştu.
Deniz ABİDİN
Bağımsız
Milletvekili, Psikiyatrist Prof. Dr. Mehmet Çakıcı, Kıbrıs Türk halkının
yaşadığı geçmiş nedeniyle travmatik ve yaralı bir toplum olduğunu belirterek,
savaş, göç, ekonomik krizin bunda etkisi olduğunu söyledi. Çakıcı, psikolojik
olarak yaralı bir toplum olan Kıbrıs Türkü’nün, ruhsal problemler açısından
etkilenmiş olduğunu kaydetti. Çakıcı, her ailede neredeyse bir şehit olduğunu
ifade ederek, gelecek belirsizliğinin de etkisi olduğunu söyledi. Çakıcı, “Biz
başka ülkeye benzemiyoruz” diyerek, “diğer toplumlarda olduğu gibi geleceğinden
endişe duymuyor değiliz” diye konuştu.
“Toplum ruhsal olarak etkileniyor”
Çakıcı, son
günlerde cinayet, tecavüz, hırsızlık gibi giderek suç oranlarının artış
gösterdiğini belirterek, şiddetle ilgili dramatik olayların da yaşanmakta
olduğuna dikkat çekti.
Ölümlü trafik
kazalarının tüm toplumu etkilediğini belirten Çakıcı, şunları söyledi, “Tüm
bunlar bir yana art arda işlenen kadın cinayetleri ülkeyi daha da yaralıyor.
Zaten geçmişten gelen yaralı bir toplum olan Kıbrıs Türk halkı yaraların daha
çok kazılmasına sebep oluyor. Kıbrıs Türk halkı şu an bir travmadan geçiyor. Bu
da moral bozukluğu, huzursuzluk, mutsuzluk, güvensizlik, korku gibi psikolojik
izler yaratıyor. Dolayısıyla bu durum toplumu ruhsal olarak etkiliyor.
Hastalıkların, hatta ruhsal hastalıkların artmasına sebep oluyor”
“Göçmen sayısının artması tedbirsiz bir yapı
getiriyor”
Çakıcı, ülkede
zaman içinde nüfusun artmış olmasına ve farklı kültürlerin yerleşmesine rağmen sadece
göçmen olanlarda değil, yerlilerde de bir takım suçların gözlemlendiğini
söyledi. Çakıcı, kumar bağımlılığının en çok Kıbrıs yerlilerinde olduğunu
belirterek, uyuşturucu suçlarının ise daha çok göçmen gelenlerde
gözlemlendiğini kaydetti.
Çakıcı, Kıbrıs
Türk yerlisi ve göçmen olarak kültürel zenginlikler açısından bakıldığında ruh
sağlığı problemlerini etkilediğini söyledi. Çakıcı, göçmen sayısının artmasının
ülke için tedbirsiz bir yapı getirdiğini belirterek, bunda sadece kimlikle
girişlerin etkili olmadığını kaydetti.
“Günü birlik adaya girişler kontrol altında olmalı”
Çakıcı, şöyle
devam etti, “Şiddetin önlenmesi için ülkede her türlü tedbirin alınması
gerekir. Buna eğitimden başlanmalıdır. Hukuki ve polisiye tedbirler de
önemlidir. Günü birlik adaya girişler kontrol altında olmalıdır. Kişinin neden
geldiği, parası olup olmadığı, nerede kalacağı bilinmelidir. Diğer taraftan ise
genel anlamda toplumun eğitilmesinde sıkıntı var. Öfke kontrolüyle ilgili
eğitim yoktur, şiddetin durdurulmasına yönelik bir bilinçlendirme ve eğitim
yoktur. Dolayısıyla şiddet kültürü giderek büyüyor. Bunu önleyecek tedbirler de
alınmıyor”
“Tedbirsiz bir toplumuz”
Çakıcı, siyasal tedbirlerin tüm bunlarda önem
taşıdığına dikkat çekerek, çocuk yaşlardan başlanarak şiddetin yanlışlığı,
kadın erkek eşitliği gibi bir eğitim programının uygulanması gerekliliğinin
altını çizdi. Çocuk istismarını önlemek için aile eğitimleri gerektiğine vurgu
yapan Çakıcı, “tedbirsiz bir toplumuz” diye konuştu. Çakıcı, “Eğitim
Bakanlığı’na ciddi görevler düşüyor. Ancak bugüne kadar ben böyle bir vizyon
göremedim. Kıbrıs Türk halkının bugüne kadar şiddet ve suç kültürünü önlemek
için bir şey yapılmadığını görmesi, bunu yapmayanlardan kurtulması gerekir”
dedi.