DOLAR 45,9373 0.2%
EURO 53,5377 0.08%
ALTIN 6.667,17-0,31
BITCOIN 3365595-0.88662%
Lefkoşa
°

SABAHA KALAN SÜRE

“Kıbrıs kumar masasına yatırılamaz”

ABONE OL
19 Kasım 2016 09:52
0

BEĞENDİM

ABONE OL
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2023/03/alt.jpeg
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2024/03/300-x-250-1.jpg

Eniz ORAKCIOĞLU

 

Doğu Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yücel Vural, Kıbrıs sorunuyla ilgili gelişmeleri Yeni Bakış’a değerlendirdi.

 

 

“Beşli konferansın hızlandırılabileceği inancı var”

Doğu Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yücel Vural, İsviçre’de yapılan müzakerelerin altyapısının önceden hazırlandığına dikkat çekerek, “Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye müzakereleri Kıbrıs’ın dışına taşıma konusunda ısrarcı davranarak beşli ya da çoklu bir konferansın hızlandırılabileceğine inanıyor. Kıbrıs Rum tarafı ise temel konularda Kıbrıs Türk tarafının açılımlarda bulunmasının ve beşli/çoklu konferansın bu açılımlar sonrasında toplanmasının gerektiğine inanıyor” şeklinde konuştu.

 

“Anastasiadis, reddedilemeyecek bir teklifle karşı karşıya kaldı”

Anastasiadis’in Mont Pelerin’de reddedemeyeceği bir öneriyle karşı karşıya kaldığının anlaşıldığını vurgulayan Vural, “Bu önerinin toprakla ilgili olduğu söylenmiştir. Zaten Rum tarafının beklentisinin de toprak ve güvenlik meselelerinde Türk tarafının açılımda bulunmasıyla ilgili olduğu bilinmekteydi. Bu beklentinin belirli bir oranda karşılandığı anlaşılıyor. Yani Kıbrıs Türk tarafının yaptığı önerinin Sayın Anastasiadis’in beklentilerine çok yaklaştığını düşünüyorum. Ama Kıbrıs Rum tarafı açısından mesele sadece siyasal liderlik düzeyinde beklentilerin karşılanması değildir. Ayni zamanda Kıbrıs Türk tarafına verilecek yanıtın meşruiyeti de önem taşımaktadır. Başka bir ifadeyle, Anastasiadis Kıbrıs Türk tarafına vereceği yanıtın arkasında siyasi elit düzeyinde ciddi bir desteğin olmasını arzu etmektedir. Bu nedenle öncelikle Ortodoks Kilisesi’ni iknaya girişmiş ve başarılı olmuştur. Ardından siyasal partilerin desteğini almaya yönelmiştir. Anlaşıldığı kadarıyla DISI ve AKEL bu desteği vermeye ciddi derecede eğilimlidir. Ama Sayın Anastasiadis bu destek cephesini genişletmek istemektedir. Girişiminin bununla ilgili olduğunu, masadaki yöntemlerle sürdürülen çözüm sürecine pek de olumlu yaklaşmayan bazı parti veya grupların desteğini kazanmak için bir girişim içinde olduğu anlaşılmaktadır” dedi.

 

“Anastasiadis’in ciddi bir yanıta hazırlığı anlaşılmaktadır”

Mont Pelerin zirvesinin ardından Kıbrıs Rum tarafı açısından bazı konuların netleştiğine dikkat çeken Vural, “Ayrıca, tarafların, Mont Pelerin zirvesi sırasında görüştükleri tüm konularda ilerlemeler kaydedildiğini açıkladıklarını, Kıbrıs Türk tarafının önerisinin bu ilerlemelerin ilan edilmesinin üzerinden sunulduğunu da akılda tutmamız gerekir. Kıbrıs Türk tarafı Türkiye’nin de desteğiyle en azından toprak konusunda masada önemli bir açılımda bulunmuştur. Bu açılımın boyutlarını elbette tam olarak bilemiyoruz. Ama bunun yarattığı sonuçlardan yola çıkarak niteliği hakkında bazı fikirlere sahip olabiliriz. Sayın Anastasiadis bu açılıma, Kıbrıs Rum tarafının geleneksel tutumunu tekrarlayarak yanıt verebilir, yetersiz olduğunu açıklayabilir ya da reddedebilirdi. Bunları yapmayarak ve ‘danışma’ ihtiyacını öne sürerek görüşmelere kısa bir süre ara verilmesini talep etmesi sürecin ‘olumsuz’ bir yöne döndüğünü söylemek için yeterli değildir. Tam tersine, Anastasiadis’in ciddi bir yanıta hazırlandığı anlaşılmaktadır. Bu yanıtın Kıbrıs Türk tarafının beklentilerinin çok uzağında olmayacağını düşünüyorum. Açıkçası Kıbrıs’ın güneyinde faaliyet gösteren partilerin Anastasiadis’in taslak karşı önerisine verecekleri tepki önem taşımaktadır” diye konuştu.

 

 

“Kıbrıs sorununu kumar masasına yatırmak doğru değildir”

2016 yılı sonuna kadar liderler düzeyinde bir uzlaşının ilan edilebilmesi için ‘Beşli’ ya da ‘çoklu’ zirve öncesinde her iki liderin tüm konuları derinliğine müzakere etmesi gerektiğini söyleyen Vural, “Bunlara güvenlik-garantiler meselesi de dâhildir. Her iki tarafın da böylesi bir zirve toplanmadan önce önünü görebilecek durumda olması ve gelişmeleri öngörebilmesi önem taşıyor. Bunun tersini öngören bir süreç bir kumar oyunundan farksızdır. ‘Garantiler meselesi beşli/çoklu zirvede konuşulacak, bunları önceden konuşamayız’ demek hatalı ve riskli bir yaklaşımdır. Bu konudaki temel tutumlarda yapabilecekleri revizyonlar hakkında her iki taraf birbirini bilgilendirebilirse başarısızlık riski azaltılabilir. Bu kadar çaba ve yakınlaşmanın ardından Kıbrıs sorununu kumar masasına yatırmak doğru bir yaklaşım değildir. İki liderin uzlaşmasının 2016 yılı sonuna kadar ilan edilmesi genel olarak iki koşula bağlıdır. Birincisi, yukarıda ifade ettiğim müzakere yöntemiyle ilgilidir. Taraflar her konuyu konuşup beşli/çoklu zirvenin yükünü azaltabilirlerse ve ikincisi de Sayın Anastasiadis siyasal partiler arasında aradığı desteği bulabilirse 2016 sonunda uzlaşı ilan edilebilecektir. Ama bazı konuların müzakeresi ısrarla beşli/çoklu zirveye havale edilirse ya da Anastasiadis, DISI ve AKEL’in ötesinde bir desteği elde edemezse sürecin uzaması oldukça muhtemeldir. Kıbrıs Rum tarafının görüşmelerden çekilmesini veya müzakerelerde bir çıkmaza saplanılmasını olası bir gelişme olarak görmüyorum” şeklinde konuştu.

 

admin

    Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

    Video İzle