DOLAR %
EURO %
ALTIN 6.706,26-0,95
BITCOIN 3012565-0.6%
Lefkoşa
°

SABAHA KALAN SÜRE

İsrailli uzmandan çarpıcı analiz: Tel Aviv yalnızlaşıyor, Türkiye bölgesel güç oluyor

İsrailli uzmandan çarpıcı analiz: Tel Aviv yalnızlaşıyor, Türkiye bölgesel güç oluyor

ABONE OL
13 Ağustos 2026 19:14
İsrailli uzmandan çarpıcı analiz: Tel Aviv yalnızlaşıyor, Türkiye bölgesel güç oluyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2023/03/alt.jpeg
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2024/03/300-x-250-1.jpg

İsrail’in sürdürdüğü ‘sonsuz savaş’ politikasının giderek yalnızlaşmasına yol açtığını belirten uzmanlar, bölgesel aktörlerin yeni bir denge oluşturduğuna dikkat çekti. ‘Mekke ittifakı’nı değerlendiren uzman Shaiel Ben-Ephraim, “Bölgeyi istikrara kavuşturmak için yerel güçlerin bir araya geldiğini görüyoruz. Türkiye için büyük bir başarı” dedi.

İsrail’in bölgede sürdürdüğü saldırılar ve “sonsuz savaş” olarak nitelendirilen politikaları, ülkenin hem iç siyasetini hem de uluslararası ilişkilerini yeniden gündeme taşıdı.

İsrail ordusunun eski çalışanlarından uzman Shaiel Ben-Ephraim, İsrail’in bölgesel saldırılarının süreklilik kazanan bir savaş mekanizmasına dönüştüğünü savundu.

Ben-Ephraim, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun siyasi geleceğini savaşın devamına bağladığını ileri sürerek, 7 Ekim’in Netanyahu açısından büyük bir başarısızlık olduğunu söyledi.

Netanyahu’nun siyasi konumunu korumak amacıyla sürekli bir korku ve dikkat dağıtma ortamı oluşturduğunu savunan Ben-Ephraim, “Temelde 7 Ekim onun açısından büyük bir başarısızlıktı. ‘Bay Güvenlik’ itibarını yeniden kazanmak ve ülkeyi kendi başarısızlığının sonuçlarıyla yüzleştirmemek adına sürekli bir korku ve dikkat dağıtma hali oluşturmak zorunda kaldı” ifadelerini kullandı.

İsrail ordusunun tehditlere karşı aşırı güç kullanma eğiliminde olduğunu belirten Ben-Ephraim, Netanyahu’nun bu yaklaşımın önünü açtığını söyledi. Diplomatik kanalların ve ABD baskısının ise artık dengeleyici bir rol üstlenmediğini ifade etti.

“SONSUZ SAVAŞ” YERLEŞİM POLİTİKALARIYLA İLİŞKİLENDİRİLDİ

Ben-Ephraim, “Sürekli devam eden savaşları yerleşim yerlerini genişletmek için doğrudan bir bahane olarak kullanıyorlar. Batı Şeria zaten yerleşimlerle dolu ancak Gazze’ye, Lübnan’a ve Suriye’ye de yerleşmeye çalışıyorlar. Dini ve mesiyanik hedefleri var. Tüm bu güçlerin koalisyonu sonsuz bir savaşa yol açıyor” değerlendirmesinde bulundu.

“ABD KAMUOYUNDA İSRAİL’E VERİLEN DESTEK ERİYOR”

ABD ile İsrail arasındaki ilişkilerin tarihinin en sıkıntılı dönemlerinden birini yaşadığını söyleyen Ben-Ephraim, Amerikan kamuoyunda İsrail’e yönelik desteğin gerilediğini savundu.

Ben-Ephraim, “Amerikalıların büyük bir kısmı, İsrail’in savaş suçları işlediğine inanıyor, önemli bir kesim bunun soykırım olduğunu düşünüyor, büyük bir kitle İsrail’in hiçbir askeri destek almaması gerektiğini savunuyor ve giderek daha fazla sayıda insan ABD yönetimi yerine Filistinlileri destekliyor” dedi.

İsrail’in kamuoyu algısında gerilediğini ileri süren Ben-Ephraim, gelecekte ABD’nin İsrail’e silah göndermeyi durdurabileceği bir döneme girileceğini öngördü.

“İSRAİL HÜKÜMETİ AŞIRI SAĞCI UNSURLARIN ELİNE MAHKUM”

Marmara Üniversitesi Orta Doğu ve İslam Ülkeleri Araştırmaları Enstitüsü Dr. Öğretim Üyesi Selim Han Yeniacun da İsrail’in “sonsuz savaş” politikasının hem iç hem de dış faktörlerden beslendiğini söyledi.

İç faktörlerin başında hükümetin aşırı sağcı ve ırkçı yapısının geldiğini belirten Yeniacun, Netanyahu ve Likud’un hükümet içerisindeki dengeleri korumak için aşırı sağcı isimlerin desteğine ihtiyaç duyduğunu savundu.

Yeniacun, “Netanyahu ve Likud, kendi içerisindeki parçalanmaları önleyebilmek, Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich gibi aşırı ırkçı figürlerin desteğini kaybetmemek adına hükümeti güvenlik politikalarında bu ikilinin eline mahkum etmiş durumda” ifadelerini kullandı.

“ÇOK DAHA ZALİM, ÇOK DAHA SOYKIRIMCI…”

Yeniacun, Amerikan kamuoyunun Filistin meselesine yönelik bakışında da değişim yaşandığını savundu.

Gazze’deki saldırıların ABD toplumunda ve ABD’deki Yahudi toplumunda ciddi tepkiye yol açtığını belirten Yeniacun, “Gazze’de gerçekleşen soykırım ve katliamlar, Amerikan toplumunda ve hatta ABD’deki Yahudi toplumunda ciddi bir tepkiye yol açtı. İsrail’in saldırganlığı, ABD’nin sürdürülebilir bir Orta Doğu politikası ortaya koymasının önünde büyük bir engel oluşturuyor” dedi.

Yaklaşan seçimlerin İsrail siyaseti açısından kritik olduğunu belirten Yeniacun, Netanyahu’nun iktidarda kalabilmek için aşırı sağcı ve marjinal grupları bir arada tutmaya çalıştığını söyledi.

Yeniacun, Netanyahu’nun yeniden başbakan olması halinde kurulacak hükümetin daha sert bir yapıya sahip olacağını savunarak, “Eğer Netanyahu tekrardan başbakan olursa kuracağı hükümet bugünkü karakteristiğinden çok daha zalim, çok daha şedit, çok daha soykırımcı bir karakteristiğe sahip olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE İYİ BİR ÖRNEK”

İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki saldırılarla başlayan süreçte bölgede giderek yalnızlaştığını belirten Yeniacun, normalleşme imkanlarının da büyük ölçüde ortadan kalktığını ifade etti.

Yeniacun, İsrail’in yalnızlığının yalnızca bölgesel ilişkilerle sınırlı kalmadığını belirterek, “Bu yalnızlık sadece normalleşmenin ortadan kalkması değil, kendi müttefiklerinden de yalnızlaşmanın üzerine giden bir süreç” dedi.

Bölgesel aktörlerin bir araya gelmesine de dikkati çeken Yeniacun, Türkiye’nin jeostratejik konumu ve bölgesel diplomasisinin önemli bir örnek oluşturduğunu savundu.

“Türkiye gibi güçlerin ve bölgesel aktörlerin bir araya geldiğini görüyoruz. İyi örnek; etrafında ülkelerin, liderlerin, organizasyonların kenetlenmesine vesile oluyor. Türkiye’nin jeostratejik konumu ve bölgesel diplomasisi iyi bir örnek oluştururken, İsrail dışlandıkça mahallenin huzursuzluk çıkaran çocuğu gibi davranmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE-PAKİSTAN-SUUDİ ARABİSTAN İŞBİRLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ

Ben-Ephraim ise İsrail’in bölgedeki savaş politikası nedeniyle normalleşme fırsatlarını kaybettiğini ve İran’a karşı açılan savaşın ABD’nin Orta Doğu’daki gücünü zayıflattığını savundu.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki karşılıklı savunma anlaşmasına da değinen Ben-Ephraim, “İşte bu yüzden Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye arasındaki karşılıklı savunma anlaşması muazzam bir gelişme. Bölgeyi istikrara kavuşturmak için yerel güçlerin bir araya geldiğini görüyoruz. Türkiye için büyük bir başarı” değerlendirmesinde bulundu.

yenibakış gazetesi-kktc son dakika

yusuffkisa

    En az 10 karakter gerekli

    Video İzle