

ABD ile İran arasındaki karşılıklı saldırılar yedinci gecesinde devam ederken İran’ın dini lideri Hamaney yazılı bir açıklama yayımladı.
İran halkının duruşunu öven Hamaney, “İran milletinin dostları hayranlık duyarken, düşmanları şaşkınlık, öfke ve korkuya kapıldı” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump’ı hedef alan Hamaney, Washington’un İran ile yapılan mutabakatları defalarca ihlal ettiğini öne sürerek, “ABD Başkanı’nın imzası tamamen değersizdir ve hiçbir inandırıcılığı yoktur” dedi.

Hamaney’in açıklaması şöyle:
“İran milleti, sizin ateşli kalplerinizin sıcaklığı, gözyaşlı gözleriniz ve on milyonlarca (şehit düşmüş Lider’in cenazesinde) sarsılmaz iradeniz, İran milletinin dostlarını ve dünyanın özgür insanlarını hayranlıkla doldururken, İran’ın kibirli düşmanlarını şaşkınlık, öfke ve korkuya sürüklemiştir.
Büyük Şeytan’ın (ABD’nin) İran ve ABD Başkanları tarafından imzalanan Mutabakat Zaptı konusunda anlaşmayı tekrar tekrar ihlal etmesi, bir kez daha temel bir gerçeği açıkça ortaya koymuştur: ABD Başkanı’nın imzası tamamen değersizdir ve hiçbir inandırıcılığa sahip değildir.

Baskı, totaliterlik ve acımasızlık, ABD’nin doktrininin ayrılmaz unsurlarıdır.
Bugün, Büyük Şeytan bir kez daha gerçek, maskesiz yüzünü ortaya koydu; böylece bu suçkârlık ve bozulan vaatler karanlık bölümü, ABD’nin dürüst olmama, mantıksızlık, güvenilmezlik ve kötü niyetli doğasına dair bir başka yadsınamaz kanıt olarak hizmet etsin.
Artık Amerikan düşmanı çatışmayı tırmandırmaya çalışarak daha ağır bedeller ödemeye ve daha büyük bir aşağılanmaya yol açarken, bilmelidir ki, asil İran milleti ve Direniş Cephesi onun için unutulmaz dersler hazırlamıştır”
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise katıldığı özel bir programda ABD-İran arasındaki müzakere süreci ve mutabakat zaptına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. İran tarafından yapılan mutabakat zaptının askıya alındığına yönelik açıklamalardan sonra yayımlanan programda Bekayi, İran’ın bu süreçteki herhangi bir taahhüdü ihlal eden ilk taraf olmadığını söyledi.
Bekayi, ABD’yi mutabakat zaptını imzalandığı ilk günlerden bu yana ihlal etmekle suçladı.
Mutabakat zaptının İran’ın kararıyla mı askıya aldığına yönelik bir soruya cevabında Bekayi, “Üstlendiğimiz taahhütlerden hiçbirinin ihlalini biz başlatmadık. Bu, 2018 yılında ABD tarafından ihlal edilen ve İran’ın hiçbir zaman feshetmediği Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) için de geçerli, şimdi söz konusu mutabakat zaptı için de geçerli. Bu mutabakat zaptını fiilen daha ilk günden ihlal eden taraf ABD oldu. Ayrıca en başından itibaren bu anlaşmanın ‘taahhüde karşı taahhüt’ ilkelerinde olduğunu açıkça belirttik; yani ABD de kendi yükümlülüklerini yerine getirdiği sürece biz de üzerimize düşen taahhütlere bağlı kalacaktık” ifadelerini kullandı.
Bekayi, ABD’nin yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle İran’ın da kendi yükümlülüklerini yerine getiremeyeceğini belirterek, “Çünkü bu karşılıklıdır. Hiçbir ülkenin ya da bir kişinin, yükümlülüklerini tek taraflı olarak yerine getirmesi beklenemez. Bu nedenle yükümlülüklerini ihlal eden taraf ABD olmuştur ve biz de bu ihlal devam ettiği sürece İran’ın kendi yükümlülüklerini yerine getiremeyeceğini açıkça ifade ettik” dedi.
İranlı sözcü, “Mutabakat zaptının ilk maddesinde Lübnan’dan bahsetmekte ısrar etmemizin nedeni, çatışmaların birbiriyle bağlantılı olduğunu düşünmemizdi. ABD ve elbette Lübnan’ı doğrudan hedef alan İsrail, 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırının ardından Lübnan’daki savaşı yeniden başlattı. Bu nedenle Lübnan’daki savaşı sona erdirmek ve bu ülkenin toprak bütünlüğü ile egemenliğini korumak için elimizden gelen her şeyi yapma sorumluluğunu hissettik” dedi.

Bu nedenle Lübnan’daki savaşın sona erdirilmesinin mutabakat zaptının bir parçası olmasında ısrar ettiklerini savunan Bekayi, “Bu karşılıklı taahhüdün başka bir süreçten etkileneceğini ya da başka bir süreç tarafından fiilen göz ardı edileceğini bilmiyorduk. Ancak bizim için önemli olan, Lübnan’daki savaşın ve akan kanın sona ermesidir. Bu konu bizim için hala büyük önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.
İranlı yetkili, “Bizim değerlendirmemize göre bu, ABD hükümeti içindeki görüş ayrılıklarından kaynaklanan bir durumdur. Görünüşe göre ABD yönetimi içerisinde, bu mutabakat zaptında kendi verdikleri taahhütleri yerine getirmelerini engelleyen farklı gruplar bulunuyor. Ancak sonuç olarak önemli olan, ABD hükümetinin bu anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmasıdır. Size şunu söyleyebilirim ki, son bir hafta veya 10 günlük süreçte bu mutabakat zaptının neredeyse her bir bölümü ABD tarafından ihlal edilmiştir” dedi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın mutabakat zaptını imzaladıktan hemen sonra, özellikle İsrail yanlısı lobiler başta olmak üzere çeşitli gruplardan yoğun baskı gördüğüne ilişkin iddialara değinen sunucu, zaptın imzalanmasından kısa bir süre sonra oluşan ve anlaşmayla çelişen ortama ilişkin İran hükümetindeki değerlendirmelere ilişkin bir soru sordu.
Bekayi soruya cevabında, “Bu durumdan çıkan mesaj, belki de ABD’nin artık tutarlı, verimli ve etkili bir yönetim sistemine sahip olduğunu iddia edemeyeceğidir. Görünüşe göre Amerikan yönetim yapısı içerisinde, her biri kendi yolunu izleyen, birbirleriyle etkileşim ve rekabet halinde olan farklı gruplar bulunuyor. Farklı güç ve çıkar odaklarının karar alma süreçlerinde etkili olması, çeşitli konularda dünyaya çelişkili mesajlar verilmesine ve belirsizlik oluşmasına yol açmış olabilir. Bu yönetimde artık tek, tutarlı ve koordineli bir yaklaşım göremememiz temel sorundur” ifadelerini kullandı.
yenibakış gazetesi-kktc son dakika