

Bazen en keskin ayna, cebinizdeki son kuruşu kapattığınız andır.
Yıllarca verdiğiniz emekleri, döktüğünüz paraları, yaptığınız fedakârlıkları bir anda unutuverirler. Sanki o katkılar hiç olmamış gibi, o ödemeler hiç yapılmamış gibi bakarlar yüzünüze. Ama siz ufak bir “artık yeter” deyince, o masum yüzler bir anda çehre değiştirir. Gözler kısılır, ses tonu yükselir, “Sen nasıl yaparsın?” diye haykırırlar. Sanki asıl mağdur onlar, siz ise nankörün tekisiniz.
Milyonlarınızı harcadığınız insan, kendi ödeyeceği tek bir faturayı görünce ortalığı ayağa kaldırır. “Bu kadarcık şeyi mi kıskanıyorsun?” der, belki de. Oysa kıskanılan şey para değildir; kıskanılan şey, artık oyunun kurallarını sizin belirlemeye başlamanızdır. Çünkü onlar için asıl değerli olan, sizin sınırsız “evet”lerinizdi. Sınır çizdiğinizde ise dostluk da, akrabalık da, “minnet” de bir anda buhar olur.
İnsan oğlunun değişmeyen tek yüzü, maalesef para mevzuunda ortaya çıkıyor. İyilik yaptığınızda “Sen mecbur musun?” diye burun kıvırırlar. Yardım ettiğinizde “Daha fazlasını da yapabilirdin” diye laf sokarlar. Karşılığında ise en ufak bir jest beklediğinizde, “Bana ne, senin sorunun” tavrıyla karşılaşırsınız. Sanki iyilik bir borç, nankörlük ise en doğal haklarıymış gibi.
Oysa öyle bir dünya yok.
Gerçek dostluk, gerçek yakınlık, sınırları da kabul etmeyi gerektirir. “Dur” dediğinizde saygı duyabilmeyi. Verdiğinizin kıymetini bilebilmeyi. Ama çoğu insan bunu beceremez. Çünkü onlar için ilişki, bir tarafın sonsuz vermesi, diğer tarafın ise sonsuz alması üzerine kuruludur. Siz o dengesizliği bozduğunuz anda, maskeler düşer. İşte o zaman görürsünüz kimin ne olduğunu.
Bu yüzden artık aptal gibi kullanılmaya izin vermemek, en büyük erdemlerden biridir. Çünkü iyilik yaparken kendinizi tüketmek zorunda değilsiniz. Minnet beklemek zorunda da değilsiniz. Ama en azından, “Yeter” dediğinizde size hakaret edenlerin, size “nankör” diyenlerin gerçek yüzünü görmek zorundasınız.
Ve inanın, o yüzü gördükten sonra içiniz daha ferah oluyor. Çünkü artık kime ne kadar vereceğinizi, kime “dur” diyeceğinizi çok daha iyi biliyorsunuz.
Para, bazen en iyi aynadır.
Ve maalesef, çoğu insanın aynadaki sureti hiç de iç açıcı değildir.