

Altın piyasasında yaşanan sert düşüş, yatırımcıların gözünü yeniden fiyatların yönüne çevirdi. Ons altının 4 bin doların, gram altının ise 6 bin 400 liranın altına gerilemesiyle “Düşüş devam edecek mi, yoksa altın yeniden yükselişe mi geçecek?” sorusu gündeme geldi.
İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Elif Kaya, katıldığı televizyon programında altın piyasasındaki gelişmeleri değerlendirerek fiyatların seyrini etkileyen küresel dinamiklere dikkat çekti. Son dönemde yaşanan gerilemenin tek bir nedene bağlanamayacağını belirten Kaya, enerji arzındaki daralma, enflasyon baskısı ve ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikası arasındaki ilişkiye işaret etti.

Altında uzun süre devam eden yükseliş eğiliminin son aylarda yerini düşüşe bıraktığını belirten Kaya, küresel gelişmelerin piyasalar üzerindeki etkisinin giderek arttığını söyledi.
Enerji arzında yaşanan sıkıntıların üretimi etkilediğini ve fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden Kaya, bu sürecin enflasyon endişelerini artırarak faiz politikası beklentilerini değiştirdiğini kaydetti.
Küresel gelişmelerin vatandaşın bütçesine kadar uzandığını vurgulayan Kaya, yaşanan süreci şu sözlerle değerlendirdi:
“Amerika’daki faiz oranı bizim evimizdeki gram altını bu kadar etkileyecek bir sarmala dönüşen savaştan başlayıp buraya kadar gelen bir süreç çok da yaşamadık. Ama son 1,5 yılın bütün süreci neredeyse böyle. 2022’de Rusya savaşıyla başladı. Ondan bu yana giderek artan bir etki görüyoruz. Artık bizim ceplerimize kadar ulaştı bu etki”

Altın fiyatlarındaki gerilemeye rağmen merkez bankalarının alımlarını sürdürmesinin piyasayı destekleyen önemli unsurlardan biri olduğunu belirten Kaya, ülkelerin rezerv politikalarındaki değişime dikkat çekti.
Çin, Özbekistan ve Polonya gibi ülkelerin altın alımlarına işaret eden Kaya, merkez bankalarının finansal varlıklarını güvence altına almak ve dolar bağımlılığını azaltmak amacıyla altına yöneldiğini ifade etti.
Ülkelerin rezervlerini başka devletlerin para birimleri üzerinden tutmasının çeşitli riskler taşıdığını belirten Kaya, bu nedenle altının stratejik önem kazandığını söyledi.

Kaya, merkez bankalarının altın talebine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Merkez bankalarının altın alımları devam edeceği için orta ve uzun vadede biz tekrar yükseliş trendi göreceğiz.
Özellikle İran Savaşı’nın bu 3 Kasım’daki seçimlerden sonra biraz daha sakinleyeceğini ve demokratların ağırlıklı olarak gelmesi öngörülüyor. Ağırlığın demokratlara geçmesiyle savaş sürecinin müzakereye bağlanması, petrol fiyatlarının düşüşü, dolayısıyla faiz artırımının tekrar gündemden kalkmasıyla altında tekrar bir yükseliş bekliyoruz. O yüzden uzun, orta uzun vadede yatırım yapacaklar için söylenecek şey almaya devam edebilirler. Fakat eğer kısa vadede bir şey bekliyorlarsa yani kısa vadede nakit ihtiyacı varsa altın şu an için en azından önümüzdeki birkaç ayı çok öngöremediğimiz için iyi bir yatırım olmayabilir”

Gram altının 6 bin liranın altına gerileme ihtimaline de değinen Kaya, önümüzdeki dönemde ABD’deki siyasi gelişmelerin ve Fed’in faiz kararlarının belirleyici olabileceğini söyledi.
Piyasalarda beklenen faiz artışının fiyatlara yansımış olması durumunda altındaki düşüşün daha sınırlı kalabileceğini belirten Kaya, beklentilerin değişmesi hâlinde ise yeni bir satış dalgasının yaşanabileceğine dikkat çekti.

Kaya, olası senaryoyu şu sözlerle anlattı:
“Her şey beklendiği gibi giderse bir biraz daha altının düşme ihtimali düşük gibi görünüyor. Çünkü hâlihazırda fiyatlandı”
Buna karşılık siyasi gelişmelerin piyasalarda beklenmedik bir etki oluşturabileceğini belirten Kaya, savaşın şiddetlenmesi ve müzakerelerin gecikmesi durumunda enerji fiyatlarının yeniden yükselebileceğini ifade etti. Böyle bir tabloda küresel büyüme ve üretimin daha fazla baskı altında kalabileceğini, altındaki düşüş riskinin de artabileceğini söyledi.
yenibakış gazetesi-kktc son dakika