

Fenerbahçe Kulübünün Yüksek Divan Kurulu Toplantısı, saat 10.30’da başladı. Sarı-lacivertli kulübün mali tablosunun ele alındığı, gündemdeki konuların değerlendirildiği toplantıda eski başkan Aziz Yıldırım ile Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu açıklamalarda bulundu. Yıldırım, kulübün borçları, transfer harcamaları ve yönetime aktarılan kaynaklarla ilgili dikkat çeken rakamlar paylaşırken, Mosturoğlu Türk futbolunda köklü sistem değişikliği yapılması gerektiğini vurguladı.

Fenerbahçe’nin eski başkanı Aziz Yıldırım, kulübün mali durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunarak geçmiş dönemlerde yapılan transfer harcamalarını ve kendi döneminde kulübe aktardığı parayı açıkladı. Divan Kurulu’na katılımın düşük olmasını da eleştiren Yıldırım, üyeleri kulübe daha fazla sahip çıkmaya çağırdı.
Bir daha divan kuruluna gelmeyeceğini söyleyen Aziz Yıldırım, “Ben Mayıs’tan sonra yokum. Bir daha kulübün içine gelmem. Kulübünüze sahip çıkın.” ifadelerini kullandı.
Divan Kurulu’na katılımın yetersiz olduğunu belirten Yıldırım, aidat borcu bulunmayan 5 bin 416 üyenin toplantıya katılma hakkı olduğunu, ancak salonda yaklaşık 350 kişinin bulunduğunu söyledi. Divan kurullarının kulübün sorunlarının konuşulması ve üyelerin fikirlerini paylaşması gereken platformlar olduğunu vurgulayan Yıldırım, televizyon yayınlarının da kaldırılmasını istedi.

Kendi başkanlık döneminin ardından kulübün mali durumuna ilişkin yapılan değerlendirmelere tepki gösteren Aziz Yıldırım, 2018’de görevi bırakırken 2 milyon euro borç bıraktığını savundu.
Yıldırım, “Aziz Yıldırım 600 milyon borç bıraktı diyorlar ya, Aziz Yıldırım olmasa bugünleri göremezdiniz. Onu da bilin. Ataşehir, Kayışdağı sattınız. Stadyum yaptım, isim haklarını sattınız, localarını, kombinelerini sattınız ancak idare ettiniz. Aziz Yıldırım hiçbirini satmadı! Aziz Yıldırım 2018’de giderken 2 milyon euro borç bıraktı. Hesaplar burada, elimde.” diye konuştu.
Görevinden ayrıldıktan sonra bonservisini ödediği dört futbolcunun satıldığını ve bu satışlardan 45 milyon euro gelir elde edildiğini belirten Yıldırım, kulübün borçlarının sonraki dönemlerde de devam ettiğini ifade etti.

Kulübe sağladığı finansal desteğe ilişkin rakamları da paylaşan Aziz Yıldırım, 22 Ekim itibarıyla Fenerbahçe’ye 217 milyon euro kaynak aktardıklarını, buna karşılık 186 milyon 304 bin euro harcama yapıldığını ve kasada 38 milyon euro bulunduğunu söyledi.
Yıldırım, “Gelin, inceleyin. Hep Aziz Yıldırım borçlarıyla gitmeyin hayata. Bu arkadaşlar ne yapmış, nasıl bırakmış, lütfen inceleyin.” ifadelerini kullandı.
Kulübün sponsorluk gelirleriyle ilgili de konuşan Yıldırım, yaklaşık 170 milyon euroluk kaynak sağlamaya çalıştıklarını ve bunun bir bölümünü gerçekleştirdiklerini belirtti. Yapılan harcamaların önemli kısmının geçmiş dönemlerden kalan borçların ödenmesi için kullanıldığını savundu.

Fenerbahçe’nin 2024-2025 ve 2025-2026 sezonlarında gerçekleştirdiği transferlere ilişkin maliyetleri de açıklayan Aziz Yıldırım, özellikle bonservis, futbolcu maaşları ve menajerlik ücretlerine dikkat çekti. Yıldırım’ın verdiği bilgilere göre Fenerbahçe, 2024-2025 sezonunda 21 futbolcu transferi için brüt maaşlar kapsamında 129 milyon euro, bonservisler için 82 milyon euro ve menajerlik ücretleri için yaklaşık 6 milyon euro harcama yaptı.
2025-2026 sezonunda ise Ali Koç döneminde gerçekleştirilen 12 transferin vergiler dahil maaş maliyetinin 224 milyon euro, bonservis bedellerinin 102 milyon euro ve menajerlik ücretlerinin yaklaşık 16 milyon euro olduğunu belirten Yıldırım, toplam maliyeti 341 milyon euro olarak açıkladı.
Yıldırım, kongrenin ardından yeni yönetim döneminde yapılan altı transferin vergiler dahil maliyetinin 125 milyon euro, bonservis bedellerinin 60 milyon euro ve menajerlik ücretlerinin 9 milyon euro olduğunu ifade etti. Bu rakamlarla birlikte ilgili dönemlerdeki transfer maliyetinin toplam 536 milyon euroya ulaştığını savundu.
“Haydi buyrun buradan yakın, karşılığı nerede, geldiğimden beri ödüyorum!” diyen Yıldırım, kulübün gelirleri ve harcamalarının ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini dile getirdi.

Kulübün gelir kaynaklarının kullanımına ilişkin eleştirilerini sürdüren Aziz Yıldırım, stadyum isim hakkı ve forma gelirlerinden elde edilen kaynaklara da değindi. Söz konusu gelirlerin kullanımının sorgulanması gerektiğini savunan Yıldırım, üyelerin divan toplantılarına katılarak kulübün mali durumunu takip etmesini istedi.
Kendi döneminde yapılan transferlerin maliyetinin sınırlı olduğunu öne süren Yıldırım, kulübe aktardığı kaynakların önemli bölümünün geçmişten kalan borçların ödenmesinde kullanıldığını belirterek, “Geldiğimden bu yana 217 milyon euro para soktum, 186 milyon harcadım. Benim transfer yaptığım oyuncularla harcadığım en fazla 20 milyondur, hadi 30 milyon. Geri kalan hepsi, geçmişin borcunu temizlemeye çalışıyorum.” dedi.

Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, divan kurulu toplantısında yaptığı açıklamalarda Türk futbolunun içinde bulunduğu sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çok sayıda TFF mensubu ve hakemin bahis oynadıkları gerekçesiyle Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna (PFDK) sevk edildiği ve ceza aldığı sürece dikkat çeken Mosturoğlu, UEFA’nın da yaşanan gelişmeleri takip ederek Türkiye’ye gözlemci gönderme kararı aldığını ifade etti.
Fenerbahçe’nin Türk futbolunda yeni bir sistem kurulması için mücadele ettiğini belirten Mosturoğlu, rakiplerinin ise mevcut düzenden kendi çıkarları doğrultusunda yararlanmaya çalıştığını savundu.
Mosturoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Binlerce TFF bağlısı ve hakemin bahis oynadıkları gerekçesiyle PFDK’ya sevk edildiği ve ceza aldıkları, UEFA’nın Türk futbolundaki olağanüstü gelişmeleri takibe alarak Türkiye’ye gözlemci kararı aldığı bu süreçte biz hep aynı noktadayız. Bizler Türk futbolunun paydaşlarının ortak menfaatleri için yeni sistem kurulması amacıyla bozuk sisteme karşı mücadele ederken, bu bozuk düzenden beslenen rakiplerimiz hala kendi küçük çıkarlarının peşinde koşmakta ve samimi olmayan açıklamalarda bulunmaktadır! Onların TFF veya MHK ile ilgili attıkları istifa çığlıkları, mevcut adil olmayan çarkı kendi kadrolarıyla döndürmek içindir! Türk futbolunda gözlerimizin önünde trajik bir komedi oynanıyor dediğimizde söylemek istediğimiz budur!“

Türk futbolunda kalıcı bir değişim gerektiğini vurgulayan Mosturoğlu, çözümün yalnızca Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) veya Merkez Hakem Kurulu (MHK) yönetimlerinin değişmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini dile getirdi. Fenerbahçeli yönetici, şeffaflık, denetim ve hesap verebilirliğin sistemin temel unsurları haline gelmesi gerektiğini belirtti.
Mosturoğlu, “Bizim istediğimiz net, bu çürümüş sistemin kökten değişmesi, şeffaflığın, denetimin ve hesap verebilirliğin Türk futbolunda eksiksiz olarak hakim olmasıdır. Güvenin kişilere değil, sisteme ve kurumlara karşı olmasıdır.” ifadelerini kullandı.

Mosturoğlu, Türk futbolunun geleceği için kulüplerin ve diğer paydaşların ortak hareket etmesi gerektiğini belirterek mevcut federasyon yönetiminin yerine yeni bir başkan ve yönetim arayışının öncelikli gündem haline getirilmesine karşı çıktı. Kurumsal dönüşüm için vakit kaybetmeden bir araya gelinmesi gerektiğini söyleyen Mosturoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Futbolun paydaşlarının bugünkü TFF başkan ve yönetimi yerine yeni bir başkan ve yönetim arayışından öncelenmesinden vazgeçilmesi, Türk futbolunda kurumsal köklü bir değişiklik için derhal bir araya gelmesi şarttır. Bunu yapmazsak, Türk futbolu adliyelere düşmekten de UEFA denetimine girmekten de vazgeçemez!”
yenibakış gazetesi-kktc son dakika