

Piyasalarda eylül ayı, oldukça hareketli fiyatlamalarla geride kaldı. Yaşanan gelişmelere bakıldığında; 3 Eylül’de açıklanan ağustos enflasyonu aylık bazda yüzde 1,84 artarken, yıllık enflasyon yüzde 31,51’e geriledi. Enflasyon verisinin ardından gözler Merkez Bankası’na çevrildi.
TCMB, 10 Eylül’deki toplantısında politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu. Gecelik borç verme faizi yüzde 40, borçlanma faizi ise yüzde 35,5 seviyesinde bırakıldı. Banka, enflasyonun ana eğiliminde gerileme görülmesine rağmen yüksek enerji fiyatlarının yukarı yönlü risk oluşturduğuna dikkat çekti.
Ayın ortasında ise piyasanın gündemi tamamen değişti. 15 Eylül’de bazı yatırım fonlarında “temerrüt” durumu yaşanmasının ardından, 17 Eylül’de SPK devreye girdi. TEFAS’ta işlem gören 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verildi.
Piyasadaki bu problem, Borsa İstanbul’un geneline yayıldı. Ağustos ayında 14.334 puandan kapanış yapan BİST 100 endeksi, eylülü 11.947’den tamamladı. Endekste aylık düşüş %16,65 gibi yüksek bir seviyede gerçekleşti.
İç piyasada döviz kurları ise eylülde stabil görünümünü korudu. Dolar 49,00 TL ve Euro ise 55,50 TL’den geçen ayı tamamladı.

Küresel piyasalarda eylül ayının en önemli başlıklarından biri ise yine petrol fiyatları oldu. Orta Doğu’daki jeopolitik belirsizlik devam ederken, petrol fiyatları geçen ayını önemli bir bölümünü 100 doların üzerinde geçirdi. Ağustosta 90 dolar sınırından kapanış yapan Brent petrolün varil fiyatı, eylülü yüzde 7,95 primle 97,90 dolardan tamamladı.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş, küresel tahvil piyasasında enflasyon endişelerini de yeniden güçlendirdi. ABD 10 yıllık tahvil faizi eylül ayında 50 baz puanın üzerinde yükselerek yüzde 5,30 seviyesine çıktı. Böylece 2002’den bu yana en yüksek seviyeler görüldü. Yükseliş, yalnızca ABD ile sınırlı kalmadı. Küresel tahvil piyasaları eylülü, son yılların en olumsuz geçen aylarından biri olarak tamamladı.

ABD Merkez Bankası da eylül ayında faiz kararını açıkladı. FED, 16 Eylül’de politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltti. Banka, yüksek enflasyon baskısının devam etmesi nedeniyle ilave sıkılaştırma ihtimalini de açık tuttu.
Japonya Merkez Bankası politika faizini yüzde 1’den yüzde 1,25’e yükseltti. Böylece faiz oranı 31 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Kararın arkasında, enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde kalabileceğine ilişkin endişeler gösterildi.
Küresel piyasalardaki gelişmeler altın fiyatlarını da doğrudan etkiledi. Bir tarafta jeopolitik riskler ve yüksek petrol fiyatları altına güvenli liman talebi sağlarken; diğer tarafta yükselen ABD tahvil faizleri ve FED’in sıkı para politikası beklentileri sarı metal üzerinde baskı oluşturdu. Ağustos ayını 4.449 dolardan tamamlayan ons altın, eylülü 4.157 dolardan tamamladı. Gram altın fiyatı da aynı süreçte 6.899 TL’den 6.548 TL’ye geriledi.

Bütün bu gelişmelerin etkisiyle eylülde yatırım araçlarının getirisi de ortaya çıktı. Buna göre tablo şöyle netleşti:
| Yatırım Aracı | Getiri |
|---|---|
| TL mevduat | %2,9 |
| Dolar | %1,56 |
| Euro | %-1,02 |
| Gram altın | %-5,09 |
| Borsa (BİST 100) | %-16,65 |
Risk almayı tercih etmeyen TL mevduat yatırımcısının geçen ay en yüksek getiriyi elde ettiği görülürken; yüzde 2 civarında beklenen eylül TÜFE dikkate alındığında dolar yatırımcısının reel kayıp yaşayabileceği ihtimali öne çıktı. Euro, altın ve borsa yatırımcısı ise eylülü kayıpla tamamladı.
yenibakış gazetesi-kktc son dakika