DOLAR 46,9873 0.17%
EURO 53,7989 0.08%
ALTIN 6.215,85-0,04
BITCOIN 30113042.83557%
Lefkoşa
°

SABAHA KALAN SÜRE

“Dilenmeyin, politika üretin!”

ABONE OL
8 Ağustos 2018 10:34
0

BEĞENDİM

ABONE OL
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2023/03/alt.jpeg
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2024/03/300-x-250-1.jpg

TKP-Yeni Güçler Genel Başkanı Çakıcı: Bu resmen dilenmedir. Vergi ve tarım reformu yapmadıkları sürece Türkiye’den para istemeye mahkum olacaklar. Siz bu şekilde Türkiye’ye gidip para isterseniz, har vurup harman savuran çocuk muamelesi görürsünüz. Sağ mısınız yoksa sol mu? Milliyetçi misiniz yoksa liberal mi? Biri çıksın ve anlatsın, vizyonlarının ne olduğunu öğrenelim


BKP Genel Başkanı İzcan: Ben alamazdım sen alırdın, sen geciktiydin, ben olsaydım gecikmezdim diyerek sokak dalaşmasından öteye gidemiyorlar. UBP gibi öneri yapanların hepsinin ortak noktası Türkiye’den para istemektir. Ekonomi politikasında ise dünya kadar alınması gereken istikrar tedbiri vardır. Hükümetin ise bu yönde bir adımı yoktur

Deniz ABİDİN

Hükümetin ve bazı muhalefet kesiminin ekonomik krizi atlatabilmek için Türkiye’den para istemesi konusunda hem fikir oluşuna karşı çıkan bazı siyasi parti temsilcileri, Türkiye‘nin mali desteği dışında hükümetlerin ciddi ekonomik politikaları hayata geçirmeleri gerektiğini söyledi. Türkiye’den para istenmesine karşı olan bazı siyasi parti temsilcileri, “Gerekli icraatlar yapılsaydı, para istemeye gerek kalmazdı” dedi. 

TKP-Yeni Güçler Genel Başkanı Çakıcı:nTürkiye’den para istemeye mahkumlar

TKP-Yeni Güçler Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, hükümetin son dönemde gerçek anlamda muhasebecilik yapmaya başladığını, Türkiye’den para isteme arzusu dışında bir icraat sergileyemediğini kaydetti. Çakıcı, ülkede vergi ve tarım reformu olmadığı sürece tümünün Türkiye’den para istemeye mahkum olduğunu söyledi. Çakıcı, Türkiye’nin ülkeye gönderdiği para dışında para talep edildiğini ifade ederek, Türkiye‘nin mali desteği dışında hükümetlerin ciddi ekonomik politikaları hayata geçirmeleri gerektiğini söyledi. 


“Bu resmen dilenmedir”

Çakıcı, bu icraatlar yapılmadan Türkiye’den para istendiğinde verilmiyorsa bunda haklı olduklarını savundu. “Bu resmen dilenmedir” diyen Çakıcı, şöyle devam etti, “Birisi ben yaparım olur dedi, diğeri en temiz benim dedi, bir diğeri reform hükümetiyiz dedi, ancak bunların hepsi de gerçekten muhasebe hükümeti olmaktan öteye gidemedi. Hiçbir hükümet bu güne kadar icraat hükümeti olamadı. Ülke için gerekli işler yapılmıyor. Örneğin, Avrupa Birliğindeki tarım reformu yapılmıyor. Siz bunu yapmadan Türkiye size neden destek versin?”

“Vizyonlarının ne olduğunu anlamakta zorluk çekiyorum”

Çakıcı, vergi reformu denilen ve büyük şirketlerin vergi muafiyeti olduğunu, bunların henüz 5 yıl ile sınırlandırılmadığını kaydetti. Mehmet Çakıcı, dünyanın hiçbir ülkesinde vergi muafiyeti olmadığına vurgu yaptı. Çakıcı, siz bu şekilde Türkiye’ye gidip para isterseniz, har vurup harman savuran çocuk muamelesi görürsünüz” diye konuştu. Çakıcı, gerekenin yapılmadığını, yapılmadığı için de her gün yeni bir zamla karşılaştığımızı ifade ederek, mazot, elektrik, tüp gazın orta direği gerilettiğini, asgari ücrete de sadaka gibi artış yapıldığını söyledi. 

Çakıcı, iktidarın tam anlamıyla ne olduğunu, kime hizmet ettiğini ve vizyonlarının ne olduğunu anlamakta güçlük çektiğini belirtti. “Sağ mısınız yoksa sol mu? Milliyetçi misiniz yoksa liberal misiniz?” diye soran Çakıcı, “biri çıksın ve vizyonlarının ne olduğunu anlatsın” diye konuştu. 

“Gerekli icraatlar yapılsaydı, para istemeye gerek kalmazdı”

Mehmet Çakıcı, “Ülke için gerekli işleri yaparsak Türkiye’den ekstra para istemeye gerek kalmaz. Ancak bugüne kadar bu işler yapılmadığı için biz bu hale geldik. İktidardakilerin UBP’den ne farkı kaldı? UBP’den farkları olmayacaksa o halde neden iktidara geldiler? Değiştiren koltuk mu?” diye sordu. Esas kavganın ekonomik kavga olduğunu belirten Çakıcı, ekonomik politikaların ortaya konması gerektiğini, ancak düzeni koruyan politikaların ortaya konduğunu söyledi. Çakıcı, “UBP ile aynısını söylediler, şimdi de aynısını yapıyorlar” diye konuştu. 

BKP Genel Başkanı İzcan: İşin kolayını buldular

BKP Genel Başkanı İzzet İzcan, parlamentoda bulunan partilerin Türkiye ile ilişkiler konusunda yanlış, hatalı ve teslimiyetçi bir yaklaşım içinde olduklarını kaydetti. İzcan, parlamento ve hükümetin görevinin bağlı bulundukları ülkeyi yönetmek olduğunu belirterek, statükodan beslenen kesimlerin Türkiye’deki hükümetlerle iyi geçinmeye, söylediklerini yapmaya, üretilen ekonomik ve siyasi paketleri hayata geçirmeye çalıştıklarını söyledi. 

İzcan, muhalefet adına UBP gibi öneri yapanların hepsinin ortak noktasının Türkiye’den para istemek olduğunu belirtti. İzzet İzcan, bu şekilde işin kolayının bulunduğunu ifade ederek, bunu kendilerine misyon edindiklerini kaydetti.

“Her şey dövize bağlı”

İzcan, bugüne kadar gelmiş geçmiş her hükümetin orta ve uzun vadeli hiçbir programının olmadığını belirterek, Başbakan Erhürman’ın açıklamalarını dinlediğini söyledi. İzcan, Erhürman’ın ekonomi konusunda yaptığı basın toplantısında hiçbir yeni öneride bulunmadığını anımsatarak, her şeyin dövize bağlandığını kaydetti.


“İflasların önünü alamıyorlar”

İzzet İzcan, “Bizim yapacağımız bir şey yoktur, alabildiğimiz önlemleri aldık, Türkiye’ye gidip konuşacağız” denilmekte olduğunu, enflasyonla doğan 500 milyon liralık kaybın da bağışlanmasının istendiğini söyledi. İzzet İzcan, Türkiye’deki AKP hükümetinin Türkiye’yi batırdığını belirterek, yanlış ekonomik ve siyasi politikalar neticesinde dünya ile kavga ederek, Doğu ve Batı arasında şantaj politikaları uygulayarak kendi ekonomisini batırdığını söyledi. İzcan, Amerika ile hızlı anlaşmaya vardıklarını ve iki gün içinde oraya gideceklerini belirttiklerini kaydederek, Türkiye Cumhuriyetinin bu iflasların önünü alamadığını belirtti. 


“Kamu ve özel arasındaki adaletsizlik ne olacak?”

İzcan, şöyle devam etti, “İçinde bulunduğumuz bu krizde yapılacak çok şey vardır. Temel sorun Kıbrıs sorunudur. Kıbrıslı Türklerin geleceği ancak bir çözümle mümkündür. Bu nedenle siyaset üretilmesi gerekir. Kıbrıslı Türklerin çıkarını siyasetin merkezine koymaları gerekir. Ankara’nın siyaseti ve uzlaşmaz politikalarının peşinde savruluyorlar. Ekonomi politikasında ise dünya kadar alınması gereken istikrar tedbiri vardır. Hükümetin bu yönde bir adımı yoktur. Hükümet ortakları birbiri ile kavga ettiği için maaşlarına hayat pahalılığını yansıtmadılar. Peki kamu ve özel arasındaki adaletsizlik ne olacak?”


“Piyasanın canlanmasına yönelik hiçbir politika yok”

İzzet İzcan, kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almak için de bir çalışmanın olmadığına dikkat çekerek, otellerde çalışan KKTC vatandaşının yüzde 22 olduğunu, yasaya göre yüzde 72 olması gerektiğini belirtti. İzcan, otellerin ihtiyaç duyulan malları iç politikadan karşılama girişiminde bulunulmadığını söyleyerek, piyasanın canlanmasına yönelik de bir politikanın olmadığını kaydetti.

“Sokak konuşması yapıyorlar”

İzcan, bugün tek yapılan şeyin sokak tartışması olduğunu belirterek, “ben alamazdım sen alırdın, sen geciktiydin ben olsaydım gecikmezdim” gibi sözlerin sarf edildiğini, UBP’nin 6 başkan adayının da bu yönde düşündüğünü söyledi.

İzcan, sokak konuşması ile işin Türkiye’den gidip para istemeye kadar dayandığını belirterek, Türkiye’den alacakları tek yanıtın, “protokoldeki maddeleri uygulayın ve kendi ciğerinizle kendi yağınızı kavurun” olacağını söyledi.

admin

    Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

    Video İzle