

Siber dolandırıcıların yıllardır kullandığı klasik yalanlar artık tamamen tarih oldu. Teknolojinin kontrolsüz gelişimi, siber suç şebekelerinin elinde tehlikeli bir silaha dönüştü.
Yapay zekâyla ses kopyalama teknolojisinin sokağa inmesiyle birlikte dolandırıcılar artık kurbanlarına sahte linkler göndermekle uğraşmıyor. Suçlular doğrudan en yakınınızın, evladınızın, arkadaşınızın veya patronunuzun sesiyle kapınızı çalıyor. Akıllı telefonu olan herkesi potansiyel bir hedef hâline getiren bu yeni nesil soygun düzeni, insan psikolojisinin en savunmasız anı olan panik, korku ve evlat sevgisini hedef alıyor.
Vatandaşları dehşete düşüren bu siber yöntemi kullanmak için artık büyük laboratuvarlara veya milyon dolarlık yazılımlara gerek kalmadı. İnternette ses klonlama adıyla hizmet veren onlarca web sitesi ve mobil uygulama bu teknolojiyi herkesin ulaşabileceği bir hâle getirdi. Bu süreç dijital dünyada inanılmaz bir hızla işliyor.
Gözüne kestirdiği kurbanın veya kurbanın çocuğunun sosyal medya hesaplarında herkese açık paylaştığı tek bir videoyu bilgisayarına indiren dolandırıcılar, videodaki konuşma sesini ayıklayarak yapay zekâ sitelerine yüklüyor.
Sistemin bir insanın ses tonunu, nefes alışverişini, vurgularını ve aksanını hatasız bir şekilde taklit etmeyi öğrenmesi için sadece otuz saniyelik net bir ses kaydı yeterli oluyor. Ses sisteme bir kez tanımlandıktan sonra dolandırıcının yapması gereken tek şey ekrana istediği acil durum mesajını yazmak oluyor. Yapay zekâ saniyeler içinde bu yazıyı o çocuğun bire bir kendi sesiyle ağlamaklı ve panik dolu bir sesli mesaja dönüştürüyor.
Siber suçlular yapay zekâ ile ürettikleri bu sahte sesleri vatandaşı tuzaklarına çekmek için sahada dört farklı senaryoyla piyasaya sürüyor. En çok orta yaş ve üzeri vatandaşları hedef alan evlat pusu yönteminde, anne veya babaya WhatsApp üzerinden çocuğunun ağlamaklı sesi dinletilerek mantıklı düşünme melekesi elinden alınıyor.
Kurumsal şirketleri milyonlarca lira zarara uğratan muhasebeci tuzağında ise şirket yöneticisinin medyadan kopyalanan sesiyle hafta sonu nöbetçi olan muhasebe çalışanından acil para transferi talep ediliyor. Sosyal medyada aktif olan arkadaş gruplarını vuran arkadaş klonu yönteminde döviz bürosunda sıkıştığını iddia eden sahte bir arkadaş sesiyle borç istenirken, görüntülü hayalet arama yönteminde ise ekranda çocuğunuzun yüzü saniyeliğine donuk ve kesik kesik gösterilip arka plandaki yapay zekâ sesiyle kaza yalanı söyleniyor.

Vatandaşların aklını karıştıran en büyük soru ise mesajın bizzat tanıdıkları kişinin numarasından nasıl gelebildiği oluyor. Bu durumun arkasında siber çetelerin hem operatör açıklarını kullanması hem de hedef kitleyi psikolojik olarak manipüle etmesi yatıyor.

Çeteler kimi zaman yurt dışı kodlu hatlara çocuğun güncel fotoğrafını koyup telefonunun kırıldığı yalanıyla numarasını gizlerken, kimi zaman da SIM kart klonlama yöntemiyle kurbanın kimlik bilgilerini ele geçirip yedek SIM kart çıkartıyor.
Kurbanın gerçek telefonu şebekeden düştüğü an WhatsApp uygulamasını kendi cihazlarında açan dolandırıcılar, mesajı bizzat çocuğun kendi numarasından anneye gönderiyor. Ayrıca sahte kargo linkleriyle WhatsApp Web hesaplarının hacklenmesi veya numara maskeleme yöntemiyle arayan numaranın ekranda doğrudan tanıdık bir isim olarak gösterilmesi vatandaşın tuzağa düşmesine sebep oluyor.
yenibakış gazetesi-kktc son dakika