DOLAR 50,14210,20%
EURO 55,9072-0,62%
ALTIN 6.556,39-0,60
BITCOIN 3810747-0.12245%
Lefkoşa
°

SABAHA KALAN SÜRE

Bu iş böyle gitmez !

ABONE OL
22 Nisan 2017 08:44
0

BEĞENDİM

ABONE OL
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2023/03/alt.jpeg

Soyer: Öncelikle polis teşkilatını güçlendirmek lazım,
ardından muhaceret yasaları ivedilikle ellenmeli.  Ülkeye öğrenci diye gelip ancak  fiilen öğrenci olmayan 22 bin kişi var bu
insanlar nerede?

 

Çeler: AB üyesi ülkeler arasındaki bilgi ağının
benzeri Türkiye ile KKTC arasında da hayata geçirilmelidir. Gerek kimlik,
gerekse pasaportla ülkemize gelecek olan kişilerin kontrolleri bu ağ sayesinde
yapıla bilir, kaldı ki bu sadece Türkiye vatandaşları için değil Türkiye
üzerinden gelen 3’üncü dünya vatandaşlarının da kontrolü içinde önemlidir

 

İzcan: İdari
güvenlik tedbirlerine,  yasal
düzenlemelere, kadın ve çocuk sığınma evlerine ihtiyacımız var. Bu suçların
önüne geçmek için ülkeye girişlerde ciddi tedbirlerin yanında nüfus
politikasına ihtiyaç var

 

 

 

Eniz
ORAKCIOĞLU

 

Son dönemlerde patlama yaşanan suç oranları
karşısında ülkede bir tedirginlik hakim. Konuyla ilgili Yeni Bakış’a konuşan
siyasiler gelinen aşamada ülkeye girişlerden vatandaşlığa, iş gücünden
yükseköğretimdeki öğrenci profiline  çok
ciddi tedbirler alınması gerektiğini vurguladı.

 

 

CTP
Milletvekili Ferdi Sabit Soyer;

“Polis
teşkilatın güçlendirilmelidir”

CTP Milletvekili Ferdi Sabit Soyer, arka
arkaya meydana gelen kadın cinayetlerinin büyük bir hadise olduğunun altını
çizerek, “Suçlar sadece cinayetlerle sınırlı değil, bunun yanında hırsızlık,
soygun, uyuşturucu, yaralama, kavga olayları ve daha birçok suçların ülkemizde
artışı söz konusudur. Dolayısıyla bununla ilgili her açıdan değerlendirme
yapmak gereklidir. Öncelikle polis teşkilatının güçlenmesi şarttır. Özellikle  kadrosunda 800 açık olduğu söylenen bir polis
teşkilatı bu memlekette büyük bir sıkıntıdır. Ama aynı zamanda muhaceret
yasalarının kesinlikle ele alınması gerekmektedir” şeklinde konuştu.

 

“Vatandaşlık
ve muhaceret politikası neye göredir”

Türkiye’deki bir örnekten yola çıkarak
vatandaşlık konusuna da değinen Soyer, şunları söyledi; “Türkiye’de
Suriyelilerin vatandaş yapılması tartışması var. Bu konu ile ilgili birçok kişi
değişik fikirler öne sürmektedir. Ama benim en çok ilgimi çeken nokta Türkiye
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriyelilerin vatandaşlığa alınmasıyla ilgili olarak
kamuoyundaki tepkiler nedeni ile söylediği sözdür. Sayın Erdoğan diyor ki; ‘Biz
nitelikli insanları vatandaş alacağız’. Bizde vatandaşlık ve muhaceret
politikası nereye göredir sormak isterim?”

 

“Ucube
gibi vatandaşlık dağıtılıyor”

Ferdi Sabit Soyer, ülkemizde iş gücü
ihtiyacı çerçevesinde Pakistanlı, Bangladeşli, Afrikalı insanların da çalışma
amaçlı KKTC’ye  geldiğini vurgulayarak,
“Bunun yanında 22 bin civarında öğrenci olmayan kişinin üniversitelere kayıt
olup memlekette yaşadığı basına yansımaktadır. Bu noktada esas hadise
memlekette ucuz iş gücünü emeği ucuzlatarak bu çerçevede kar elde etmek
isteyenlerin ve siyasi maksatlarla seçmen listeleri ile oynayarak ucube gibi
vatandaşlık dağıtarak siyasi rant elde etmek isteyenlerin yarattığı bir hadise
toplamı vardır. Bu bakımdan da bu cinayet olayları çok önemlidir, tepki
gösterilmelidir. Ama konu konuşulacaksa ve tartışılacaksa çok yönlü ele
alınmalıdır. Biri bana okullarda kayıt yapıp fiilen öğrenci olmayan 22 bin
kişinin nasıl bu memlekette yaşadığını izah etsin. Memleketin muhaceret esasları
nedir, vatandaşlık politikası nedir? Ama en önemlisi de polisin takviye
edilmesi, devriyelerin artırılması ve suçun oluşmasını engelleyecek
organizasyonlar içerisine girilmesi lazımdır.

 

 

TDP
Milletvekili Zeki Çeler;

“Güvenlik
ağı kurulmalı”

TDP Milletvekili Zeki Çeler, Türkiye ve
3’üncü dünya ülkelerinden ülkemize gelen kişilerin kontrollerini yapmak ve buna
bağlı olarak artan suçların önüne geçebilmek için Türkiye ile KKTC arasına bir
güvenlik ağının kurulması gerektiğini söyleyerek, “Nasıl ki Avrupa Birliği
ülkeleri gümrük bilgileri konusunda bir ağ içerisindeyse Türkiye ile KKTC
arasında da benzer bir güvenlik ağı uygulaması yapılmalıdır. Gerek kimlik,
gerekse pasaportla ülkemize gelecek olan kişilerin kontrolleri bu ağ sayesinde
yapıla bilir, kaldı ki bu sadece Türkiye vatandaşları için değil Türkiye üzerinden
gelen 3’üncü dünya vatandaşlarının da kontrolü içinde önemlidir, nasıl olsa
onlarda Türkiye üzerinden ülkemize gelmektedir” dedi.

 

“Yasa
çıkarılmalı”

Yine suç artışlarının önüne geçmek ve
ülkeyi güvenli bir yapıya getirebilmek için genel anlamdaki suç unsurlarına
bakarak  devletin bir yasa çıkarması
gerektiğini söyleyen Çeler, “Devlet, bu bağlamda bir politika üreterek kendi
ülkesinde herhangi bir kriminal suç işlemiş bir şahsın kesinlikle bu adaya
turist veya başka bir amaçlı gelmesini engelleyici bir düzenleme yapabilir ”
şeklinde konuştu.

 

“Şiddet
yanlılığı baş gösteriyor”

Kendi içimizde de bir şiddet yanlığının baş
gösterdiğinin altını çizen Çeler; “Bunun sebeplerinin de araştırılması ve
değerlendirmelerinin bilim insanları tarafından yapılması ve önüne
geçilmelidir. Bu noktada çıkan sonuçlar üzerine devlet ve yetkililer olarak
gitmeli ve çözüm üretmeliyiz. KKTC vatandaşlarının  da neden daha kriminal olaylara bulaştığı
araştırılmalı ve önüne geçilmelidir” diye konuştu.

 

“Vatandaşlıklar
çıkarlar için verilmektedir”

Çeler, sözlerine şu şekilde devam etti; TDP
olarak yıllarca vatandaşlık konusunda ülkede yaşayan kişilerin vatandaşlık
hakkını elde ettiği zaman  bunu  bir sınavla alması gerektiğini savunmaktayız.
Örneğin; Avusturalya da vatandaşlık alabilmek için kişinin belli bir süre orada
yaşaması, çalışma izni olması gibi şartlar koşulmaktadır. Bu şartların hepsi
yerine getirildiğinde de vatandaşlık için sınava tabi tutulmaktadırlar. Bunun
yanında Avusturalya’da 2 kez sınava girip de bu sınavı geçemeyenler tekrar 2
yıl sonra bu hakkı elde edebilmektedir. Bizde de bu sistem göz önünde
bulundurulmalıdır. Ama maalesef ve maalesef bizdeki vatandaşlıklar siyasilerin
kendi çıkarları için verilmektedir. 25 yıldır burada yaşayan veya burada doğup
büyüyen kişilere vatandaşlık verilmezken, 3-5 yıldan beri  ülkede  olanlara ise  vatandaşlık veriyorlar. Yıllardır bu
haksızlıkları yapanlar yine DP-UBP hükümetidir. Bu noktada da UBP ve DP
vatandaşlık konusunda yaptığımız bu açıklamaları da çarpıtarak bunlar sizi ya
da Türkiye’den gelen insanları istemez diye siyaset yapıyorlar”

 

 

BKP
Genel Başkanı İzzet İzcan;

“Suçlar
kontrolsüz ve denetimsiz artan nüfusa bağlı”

BKP Genel Başkanı İzzet İzcan da, ülkede
son yaşanan kadın cinayetlerinden de yola çıkarak  suç patlaması yaşandığının altını çizerek, “Bu
suç patlaması da büyük oranda kontrolsüz, denetimsiz artan nüfusa bağlıdır. Dolayısıyla
da asayiş sağlanamamaktadır. Bu noktada yapılabilecekler arasında ülkeye
girişlerin denetim altına alınması önemli bir noktadır” dedi.

 

“Devletin
yasal tedbirler almalı”

Sorunu bir bütün olarak görmek gerektiğini anlatan
İzcan, “Sadece gelenlerde değil burada yaşayan vatandaşlar arasında da
huzursuzluk devam ediyor. Aile içi şiddet artmıştır. İstatistikler 5-10 yıl
içerisinde 18 civarında kadın cinayeti işlendiğini gösteriyor. Bu nedenle
devletin yasal tedbirler alması ve sosyal devlet anlayışına uygun bir şekilde
insan hakları ihlallerini denetlemesi gereklidir. Özellikle kadın ve çocuklara
yönelik istismar, saldırı, tecavüz gibi toplumun biyolojik olarak daha zayıf
olan kesimlerine karşı dikkate değer bir artış var ve bu artış çok
tehlikelidir. Bu noktada idari güvenlik tedbirlerine,  yasal düzenlemelere, kadın sığınma evlerine ve
çocuk sığınma evlerine ihtiyacımız var. Kısacası bu suçların önüne geçmek için
hem ülkeye giriş, hem güvenlik, hem de nüfus ve bunların yanında da yasal
tedbirlerin acilen alınması şarttır. Ama ortada bunların hiçbiri yoktur, bu
nedenle de KKTC bir suç patlaması yaşıyor ve insanlarında büyük oranda morali
bozuluyor, bunalıma giriyorlar.

admin

    Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

    Video İzle