DOLAR 32,9961 -0.14%
EURO 36,0569 0.05%
GBP 42,8081 -0.17%
ALTIN 2.558,43-0,08
BITCOIN 20203024,02%

Beşparmağımız Gibi Midir Bu Dağlar?

ABONE OL
16 Temmuz 2015 09:28
0

BEĞENDİM

ABONE OL
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2023/03/alt.jpeg
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2024/03/300-x-250-1.jpg

     Bir Mağusalı olmama rağmen Girne’ye çok eskiden beri hayranlığım vardır. Geçtiğimiz hafta Girne Kaza Mahkemesine yolum düşmüştü. Sabah saat 08.00 gibi Girneye yaklaştığımda yokuşu çıkarken gördüğüm manzara inanılmazdı. Hayretler içerisinde kaldım. “Beş parmağımız gibi midir bu dağlar?” sorusu çocukluğumun en masum sorusuydu. Ve çocukken nezaman girneye gelsem parmaklarıma bakıp cidden bu dağların beşparmak şeklinde olduğunu anlıyordum. Şimdi bu dağların beşparmak şeklinde olduğunu bir çocuğa söyleyin size sadece gülecektir. Belki de Aptal olduğunuzu düşünecektir. Neden mi?

        Çünkü bugün Beşparmak dağları parça parça olmuştur, yok olmak üzeredir. Tepeler oyulmuş adeta doğa tahribata uğramış vaziyettedir. Yine zamanında devletin üzerine düşen görevi veya görevleri  yerine getirmemesinin ağır bir sonucu ile karşı karşıyayız. Aldığım bilgiye göre; Ülkede şu anda faaliyette bulunan 36 taş ocağı işletmesi varmış. Kanaatimdir ki; bu kadar küçük bir ülkede bu kadar fazla işletmenin olması gerekmemektedir. Okuduğum bir gazetede; bu işletmelerden 16’sı kırma kum çakıl işletmeleri, 10’u mozaik işletmeleri, 7’si yapı taşı işletmeleri, 2’si alçı taşı işletmeleri ve 1’ide Dere Kum işletmeleridir diye haber yapılmıştır.

       Peki Beşparmak dağları niye bu hale gelmiştir? Bakınız 2004 yılından sonra inşaat sektöründe ciddi bir artış meydana gelince devlet, taş ocağı işletme izinlerini vermeye adeta önüne gelene dağıtmaya başlamıştır. Vermesine vermiştir de keşke sıkı bir denetim, ciddi kontroller yapılsaydı diye düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum. Kanaatimdir ki; böylesi bir doğa tahribatı adeta çevresel felaket sıkı bir denetimin yapılmaması nedeniyle bugün bu şekildedir. 

      AB yetkilileri, vatandaşlar ve siyasilerin bu durumdan giderek rahatsız olması nedeniyle yapılan toplantıların akabininde bu yıl Bakanlar Kurulundan 11.05.2015 tarihinde taş ocaklarının denetlenmesi konusunda bir önerge kabul edilmiştir. Bu önergede önemli maddeler sözkonusudur. Amaç; bundan sonra her önüne gelene taş ocağı işletme izninin verilmemesidir. Tabi bu maddelerden herhangi birine uygun davranmayan ve şu anda eskiden beri faaliyet sürdüren işletmelerin izinlerinin iptal edilebileceği de bu önergede düzenlenmiştir. Önergede öne çıkan maddelerden biri; özellikle patlama anında hasarın en az boyuta indirgenmesi için uygulanması gereken yöntemlerdir. (Ne yazık ki yıllardır çağ dışı kalan yöntemler uygulanmıştır.) Yine Maden mühendislerinin hazırlayacakları projeler olması ve bu projeler çerçevesinde işletmelerin faaliyet sürdürmesi gerekir. Bütün bunların yanında çalışanların sağlık güvenceleri de düşünülmüştür.  Belli bir puanlama sistemi uygulanarak önergedeki tüm maddeleri tam anlamıyla yerine getiren işletmelere izin verilmesi kabul edilmiştir.

        Sadece Dağımız değil yollarda mahvolmuş durumdadır. Bu önerge Bakanlar Kurulundan geçmeden evvel zamanında Kamyonlara kaldırabileceği yük kapasitesinden fazla yük konması ve bununda kontrol edilmemesi, denetlenmemesi nedeniyle yollarımız ciddi biçimde tahrip olmuştur. Sonuçta yolların kaldırabileceği bir yük miktarı vardır. Ve O yolların asfaltlanması gerekir. Toz toprak içinde kamyonlar  yıllarca gidip gelmiş, Ne yol kalmıştır ne de dağ.

         İşte bu önerge ile dikkate alınması gereken bir diğer madde ise; taşıma işlemi sırasında ortalığın toz duman kaplamamasıdır. Bunun içinde işletmeler; önlemler, tedbirler almak zorundadır. Aksi halde çalışma ortamının hijyenik ve sağlıklı olmaması, çevredeki görsel kirlilik kaçınılmaz sorunlar olacağından işletme izninin iptali gerçekleşecektir. Hatta kamyonlarla taşıma yapılacak yolların  muhakkak asfaltlanması gerektiği de önergede belirtilmiştir.

          Açıkçası Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hakan Dinçyürek, göreve başladıktan sonra bu konudaki hassasiyetini, duyarlılığını göstermiştir. Geçtiğimiz günlerde gazetelere verdiği röportajında bu yıl kabul edilen önergenin 13 temel maddesinin bulunduğunu ve bu maddelerin tam anlamıyla uygulanması halinde yıllardır süre gelen bu sorunun 5-10 yıl içinde çözüleceğini dile getirmiştir. Bu çalışmalarından dolayı Bakan Dinçyürek’i ve bu önerge’ye imza koyanları tebrik etmekteyim.

           Umarım Bakanımızın söylediği gibi bu dağlar “Beşparmak” şekline en erken zamanda yine dönüşebilecektir. Çünkü benim çocukluğumda sorduğum o masum soruyu çocuğumun bana da sormasını arzulamaktayım. “Beşparmağımız gibi midir bu dağlar?”

            Teşekkürler…

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ

kıbrıs reklam