Türkiye ile imzalanan protokollere bir yenisi daha eklenerek, Milli Eğitim Bakanı Özdemir Berova, öğretmen ve öğrencilerle ilgili tüm verileri e-okul projesi adı altında Türkiye’ye gönderilmesi için talepte bulunmasına tepkiye yol açtı.
KTÖS Başkanı Tel: Bir ülke kendi öğrencisinin ve öğretmeninin telefondan tutunuz da adresine kadar kişisel bilgilerini, annesinin kızlık soyadına kadar tüm kimlik bilgilerinin başka bir ülkeye verilmesi kabul edilemez. UBP-DP hükümetini de Eğitim Bakanı’nı da her alanda yargıya taşıyacağız.
KTOEÖS Başkanı Eylem: Başka bir ülkeye bilgilerin gönderilip oradan aktarımını sağlamak doğru değildir. Bu konuda yasal olarak ne gerekiyorsa onu yapacağız.
Avukat Barış Mamalı, Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenlerin ve öğrencilerin kişisel bilgilerini onların izni olmaksızın bir başka yabancı devlet makamına vermesinin suç teşkil ettiğini belirterek, “Buna imkan sağlayan bir yasal düzenleme yoktur” diye konuştu.
Mamalı, Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasasının 9’ncu maddesine göre, yasayla verilen yetkiye dayanılmaksızın ve kişinin rızası olmaksızın kaydedilen kişisel verilerini ele geçiren, başkasına veren veya satan kişinin ağır bir suç işlemiş olduğunu ve beş yıla kadar hapis ve para cezasıyla cezalandırıldığını anımsattı.
Deniz ABİDİN
Türkiye ile imzalanan protokollere bir yenisi daha eklenerek, Milli Eğitim Bakanı Özdemir Berova, öğretmen ve öğrencilerle ilgili tüm verileri e-okul projesi adı altında Türkiye’ye gönderilmesi için talepte bulundu. Berova, e-devlet Yürütme Kurulu Başkanlığı’ndan öğretmen ve öğrencilerle ilgili tüm kişisel verilerin Ankara’ya aktarılması için izin talep etti.
Konuyla ilgili Yeni Bakış’a konuşan sendika yetkilileri bunun doğru bir yaklaşım olmadığını ifade ederek, UBP-DP hükümetini ve Eğitim Bakanı Özdemir Berova’yı yargıya taşıyacaklarını kaydetti.
Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz Avukat Barış Mamalı ise Eğitim bakanlığına bu kişisel verileri yabancı bir ülkeye aktarma veya orada kaydedilmesine imkan sağlayan bir yasal düzenleme olmadığını söyledi.
KTOEÖS Başkanı Selma Eylem:
“Yasa dışı bir yaklaşım”
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Selma Eylem, Bakan Berova’nın yazdığı yazılı belgenin avukat ile görüşüldüğünü belirterek, bunun yasa dışı bir yaklaşım olduğunu söyledi. Eylem, avukat görüşüne göre verdiği bilgiler doğrultusunda bir ülkedeki vatandaşların bilgilerini başka bir ülkeye aktarmanın kabul edilebilir olmadığını kaydetti. Eylem, bilgilerin muhtemelen servere aktarılacağını belirterek, bunun kendi ülkemizde yazılmasının daha doğru olacağını söyledi.
Eylem, “Başka bir ülkeye bilgilerin gönderilip oradan aktarımını sağlamak doğru değildir. Bu konuda yasal olarak ne gerekiyorsa onu yapacağız” diye konuştu.
KTÖS Başkanı Emel Tel:
“Her alanda yargıya taşıyacağız”
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Başkanı Emel Tel de, bu tarz çalışmanın çok önceden başladığını belirterek, ortam oluşturma ve öğrenci karnelerinin, diplomalarının ve tamamlama belgelerinin bu yöntemle çıkarılması konusunun TC-KKTC arasında öğrencilerin nakilinde kullanılan bir yöntem olduğunu söyledi. Tel, ülke olarak bu yöntemin çalıştırılmadığını ifade ederek, bazı okulların bu bilgileri girerek bu çalışmayı yaptığını kaydetti. Tel, e-okul sistemiyle amaçlananın farklı bir şey olduğunu söyleyerek, bunun kendi ülkemizde de yapılabileceğini belirtti. Tel, öğrenci ve öğretmenlerin bilgilerinin başka bir ülkeye aktarılmasının kesinlikle kabul edilebilir olmadığını söyledi.
“Kızlık soyadına kadar verecekler”
Tel, şunları belirtti, “Bir ülke kendi öğrencisinin ve öğretmeninin telefondan tutunuz da adresine kadar kişisel bilgilerini, annesinin kızlık soyadına kadar tüm kimlik bilgilerinin başka bir ülkeye verilmesi kabul edilemez. Bu konuda izin istenmesi dahi kabul edilemez. Bu kişinin kendi haklarında saklıdır. Bu bilgiler sadece avukatlar aracılığıyla kullanılabilir. Başkasının derlediği bir bilginin verilmesi ne etik olarak ne de yasal olarak hiçbir şekilde kabul edilemez. Bu belgeyi Sayın Berova’nın imzasıyla olduğu için ve bu izni kendi talep ettiği için hukuksal olarak da her türlü mücadeleyi başlatacağız. UBP-DP hükümeti ve Eğitim Bakanının kendi şahsında bu durumun sonuna kadar üzerine gideceğiz ve her alanda yargıya taşıyacağız”
Avukat Mamalı:
“Kişisel verilerin izinsiz kullanımı suç teşkil eder”
Avukat Barış Mamalı ise, hukukun üstün kabul edildiği ülkelerde devletin en önemli görevlerinden birinin fertlerin her alanda güvenliğini sağlamak olduğunu ifade ederek, bunun bir parçasının da insanların özel hayatlarının, kişisel verilerinin ve gizli alanlarının emniyete alınıp haksız kullanımlara ve saldırılara karşı korunması olduğunu belirtti. Devletin bu korumayı anayasal ve yasal düzenlemeler ile sağlamaya çalıştığına dikkat çeken Mamalı,
Anayasadaki hükümler yanında 2013 yılında yürürlüğe giren “Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasasının” bu anlamda düzenlenmiş hukuki belgeler olduğunu kaydetti. Mamalı, bu yasanın içeriğine bakıldığında özel haberleşmeler gibi kişilerin özel bilgilerinin veya diğer söylemle “kişisel verilerinin” izinsiz kullanımının suç teşkil ettiğini söyledi.
Yasanın Kişisel Veriler ile alakalı olan 8. maddesinin bu hususu açıklıkla düzenlemekte olduğuna vurgu yapan Mamalı, bu maddeye göre kişisel verilerin, yasadan yetki alınmaksızın veya o kişinin izni olmaksızın kaydedilmesi veya medyada yayınlanmasının 4 yıla kadar hapislik cezası içerdiğini belirtti.
“5 yıla kadar hapis cezası var”
Mamalı, şöyle devam etti, “Yasaya baktığımızda ise, gerçek veya tüzel kişiyle ilgili her türlü kişisel bilginin, kişisel veri olarak tanımlandığını görmekteyiz. Buda demektir ki, herhangi bir kişiye ait olan en basit kişisel bilgiler olan mesleği, medeni hali, çocuklarının adı, üye olduğu dernekler, hobilerini dahi izinsiz kaydetmek veya basın-yayın ya da sosyal medya yoluyla yaymak suçtur. Kaldı ki bu Yasa’nın 9. Maddesine göre “Yasayla verilen yetkiye dayanılmaksızın ve kişinin rızası olmaksızın kaydedilen kişisel verileri ele geçiren, başkasına veren veya satan bir kişi ağır bir suç işlemiş olur ve beş yıla kadar hapis ve para cezasıyla cezalandırılır”
“Bu konuda yasal bir düzenleme yoktur”
Avukat, Mamalı, Eğitim Bakanlığı’na öğretmenlerin kişisel bilgilerini onların izni olmaksızın bir başka yabancı devlet makamına vermesi ve orada kaydedilmesinin açıkça suç teşkil edeceğini ifade ederek, Bakanlığın şimdi bu yönde çalışma yapmasının ise suç işlemeye hazırlık anlamı taşıdığını söyledi. Mamalı, “Eğitim bakanlığına bu kişisel verileri yabancı bir ülkeye aktarma veya orada kaydedilmesine imkan sağlayan bir yasal düzenleme yoktur” diye konuştu.
Veliler ne dedi?
S.S.: Ben bir veli olarak, özelde kendi çocuğumun, genelde de hiçbir vatandaşımızın kişisel bilgilerinin bir başka ülkenin bilgisine verilmesini istemiyorum. Bu uygulamayı şiddetle reddediyorum
T.G.: Onaylamıyorum. Bilgiler Ankara’ya gitmeden bizim devletimiz bu işi yapabilir. Toplumda bence bu konuyla ilgili bir rahatsızlık olacaktır. E-okul projesi güzel bir proje. Ancak bunun için Ankara’ya bilgi göndermek ve bu projenin kendi ülkemizde hazırlanamaması devletimizin acizliğini gösterir
A.G.: Bunun adı fişlemektir. Buradaki öğretmenlerimizi ve gençlerimizi jurnalemektir. Başka bir adı yok. Karşıyım
Y.K.: Bu talep kabul edilebilir değildir. Bu sorun yeni çıkmadı. Sadece eğitimde değil ülkemizle ilgili bütün veriler Ankara’ya verilmiştir. Ülkemiz Türkiye’nin kontrolündedir. Biz artık toplum olarak karar vermek durumundayız. Ya tüm bunları kabul edeceğiz ya da bunu kabul etmeyip ne yapılması gerektiği konusunda bir karara varmalıyız
N.S.: Öyle büyütülecek bir olay olduğunu düşünmüyorum. Bu çağda zaten bilgiye istenildiği anda ulaşılabilir. Altı kazınılması boşuna, boş çıkacaktır
F.T.: UBP-DP yanlışlarına devam ediyor. Bu uygulama ile kendilerine başkaldıran öğretmenlerin, kimlik bilgileri elleriyle teslim ediliyor Ankara’ya. Yazıklar olsun. Endişeliyim
Berova: Türkiye düşmanları
Bu arada, Milli Eğitim Bakanı Özdemir Berova Sosyal Medya hesabından yaptığı açıklamada,
konuyla ilgili tepki gösterenleri Türkiye düşmanı olarak nitelendirdi.
Berova’nın yaptığı açıklamanın tam metni:
Sosyal medyayı aracı olarak kullanıp hiç bir şekilde araştırma yapmadan bilim insanı unvanı da taşıyan bir kişi, şahsıma yönelik aymazlık suçlaması yapmıştır. Söz konusu kişi aymaz bir şekilde, attığımız her olumlu adımda bakanlığımızı suçlayanlar arasına girmiştir.
E- Okul oluşturma süreci içerisindeki bir yazışma belgesinin Türkiye düşmanlığı yapmak adına saptırılarak kullanılmasını esefle kınıyorum. Türkiye düşmanlığı yapmak bu gibilerin kendi seçimidir ve tamamıyla kendilerini bağlar. Bunun takdiri de kamuoyuna aittir.
E- okul oluşturma projemiz ve vaadimiz hükümet programımızda var olan ve bu ülke için eğitimde kaliteyi arttırarak velilerimize, çocukları hakkında sürekli bilgi aktarabilecek, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize Eğitim Bilişim Ağını kullanmak sureti ile eğitim için kullanabilecekleri bilgiye ulaşmalarının önünü açacak, bakanlığımız bünyesindeki ekip tarafından işletilecektir.
E-devlet kapsamında zaten ihalesi Türk-Sat’a verilen ve ayni şirket tarafından kurulan Türkiye MEB’e bağlı sistemin KKTC için ayrı bir versiyonun kurulması talebimize Türkiye Eğitim Bakanı Sn. İsmet Yılmaz kendi bakanlık yetkililerine; “tüm kapılarımızı Kıbrıslı Türk kardeşlerimize açın ve her türlü desteği verin” talimatı vermiştir.
Bakanlığımız ekibi ile MEB ekipleri arasında yapılan çalışmalar ile bizim mevzuatımıza uygun bir sistem kurulmuştur. Son olarak elimizdeki mevcut verilerin eski sistemden yeni servere ki bu server bakanlığımıza ait bir server olacaktır, aktarılması ve test edilmesi aşamasına gelinmiştir. KKTC ekibinin bu aktarımın doğru yapılabilmesi adına teknik desteğe ihtiyacı doğmuştur.
Bu ihtiyacın ivedi olarak karşılanabilmesi için ekibimizin Ankara’ya gitmesi neticesinde gerçekleşebileceği, yine kendi bünyemizdeki ekip tarafından bana bildirilmiştir. Yaşanan bütün gelişmelere karşın bu durumun uygulamaya geçebilmesi için e-devlete yürütme kurulundan izin alınması gerektiği ifadesi üzerine yazılan bir yazının, Türkiye Düşmanlığı yapılmak adına kullanılması beni sadece üzer.
Sonuçta konuyu anlamayanlara tekrarlamakta fayda vardır. Şu açıkça bilinmelidir ki KKTC‘yi daha ileri bir noktaya götürme adına Türkiye’miz ile işbirliğimiz devam edecektir.