

Ankara’da gerçekleştirilecek tarihi NATO Zirvesi öncesinde, Ege’nin karşı kıyısında tam anlamıyla diplomatik bir panik ve iç hesaplaşma yaşanıyor.
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN için üretilen 700 milyon dolarlık F110 jet motoru satışını Kongre’ye resmen bildirmesi Atina’yı birbirine kattı.
Yunan lobilerinin Washington’da satışı durdurmak için başlattığı “mektup” operasyonu Trump’ın duvarına çarptı.
Yunanistan merkezli Kathimerini’de gazeteci Tom Ellis imzasıyla yayımlanan analizde Atina’nın Türkiye’yi dengeleme adına yürüttüğü dış politikanın nasıl iflas ettiğini itiraf edildi. Miçotakis hükümetinin ABD ve AB’nin gözüne girmek için her şeye “evet” dediğini belirten gazete, şu ifadelerle hükümete yüklendi:

“Bir ülkenin dış politikası dostluklarla değil, ulusal çıkarlarla şekillenir. Rusya-Ukrayna savaşında Kiev’e her türlü tavizi verip askeri teçhizat göndererek çok mu ileri gittik? Muhalefetin hükümetin çok aceleci davrandığı eleştirisinde haklılık payı var. Aynı şekilde, Türkiye’ye karşı dünyadaki diğer ülkeler bile bir noktadan sonra geri adım atıp İsrail hükümetini eleştirirken, bizim kayıtsız şartsız desteği sürdürmemiz ne kadar doğru? Çok mu ileri gittik?Miçotakis yönetimi, Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşünden sonra tamamen değişen yeni küresel gerçekliği ve enerji denklemini okumakta yetersiz kaldı”

KAAN’ın motor sevkiyatını engellemek isteyen Yunan lobisi, son çare olarak ABD Kongresi’ne sığındı. Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi Üyesi Yunan Milletvekili Nicholas Farantouris, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’ne mektup göndermişti.
Türkiye’yi “revizyonist güç” olarak suçlayan ve General Electric üretimi motorların satışının durdurulmasını isteyen feryat dolu mektupta şu satırlar yer almıştı:
“Bu satış, Doğu Akdeniz’deki dengeleri bozacak ve Ankara’nın jeopolitik nüfuzunu artırarak askeri gücüne güç katacaktır. Atina’ya yönelik bu tehdit engellenmelidir. Amerikan dış politikası onlarca yıldır Yunanistan ile Türkiye arasındaki güç dengesini koruyordu, bu dengenin bozulması ittifakı krizlere sürükler.”
Yunan lobisinin Kongre’deki kilit isimleri, New York Kongre üyesi Gregory Meeks ve Nevada’da Dina Titus gibi üyeler devreye sokarak “ortak ret kararı” çıkartma çabaları ise tamamen havada kaldı. Amerikan silah satış mevzuatına göre, Türkiye gibi NATO üyesi ülkeler için Kongre’nin resmi bildirimden sonra sadece 15 günlük bir değerlendirme süresi bulunuyor.
Bu süreçte komitelerden gelen bireysel itirazlar yasal olarak satışı engellemeye yetmiyor. Kongre’nin bir satışı tamamen durdurabilmesi için hem Senato hem de Temsilciler Meclisi’nden ezici çoğunlukla bir ret tasarısı geçirmesi, ardından bunun Başkan’ın veto duvarını (3’te 2 çoğunlukla) aşması gerekiyor.
Donald Trump ise Ankara Zirvesi öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik bu stratejik jesti net bir şekilde arkasında durarak tamamladı. Trump, çarşamba gecesi Kongre’ye 3 sayfalık resmi bildirim belgesini göndererek son noktayı koydu. Jet motorları, F-35 ve F-16 süreçleri sorulduğunda ise Trump, Muhtemelen Türkiye’yi çok mutlu edecek bir şey yapacağım. dedi.
yenibakış gazetesi-kktc son dakika