

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Bağlama Töreni’nde konuştu. Yılmaz, 2027 bütçesine ilişkin gelir gider beklentisini açıkladı.
Yılmaz’ın açıklamaları şöyle:
Uluslararası Para Fonu’nun açıkladığı son tahminlere göre küresel büyüme oranının 2025 yılındaki yüzde 3,5’ten 2026’da yüzde 3,1’e gerileyeceği beklenmektedir. 2027 yılında ise küresel büyümenin yüzde 3,4 küresel ticaret hacmi artışının ise %4,7’ye yükselerek bir miktar toparlanması beklenmektedir. Küresel ekonomideki bu gelişmelere karşı Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde uyguladığı istikrarlı politikalar, güçlü altyapısı, stratejik konumu, ve kurumsal kapasitesi sayesinde sağlam duruşunu korumaktadır.
Ekonomimiz küresel finansal koşulların sıkılaştığı, dış talebin zayıfladığı ve maliyet baskılarının arttığı bir dönemde dahi büyümesini sürdürmüştür. 2025 yılında %3,7 oranında büyüyen ekonomimizin 2026 yılını %3,3 büyüme ile tamamlamasını bekliyoruz. Bu dönemde yatırımların özel tüketimden daha hızlı artması, üretim kapasitemizi güçlendirmiş ve büyümenin niteliğini iyileştirmiştir. Bu görünüm enflasyonla mücadeleyle uyumlu, dengeli ve sağlıklı bir büyüme kompozisyonunun oluştuğunu göstermektedir. 2027’de küresel görünümde beklenen iyileşmenin ve dış talepteki toparlanmanın katkısıyla büyümemizin %4,2 seviyesine yükseleceğini öngörüyoruz.
2026 yılında istihdamın artış eğilimine girmesini ve işsizlik oranının %8,1 seviyesine gerilemesini bekliyoruz. 2027 yılında büyümedeki ivmelenmenin etkisiyle istihdamın 657 bin kişi artacağını, iş gücüne katılım oranının %53,4’e yükseleceğini ve işsizlik oranının %8’e gerileyeceğini öngörüyoruz.
Küresel ticarette yaşanan belirsizliklere rağmen ihracatımız güçlü performansını sürdürmektedir. 2026 yılının Ocak-Eylül döneminde ihracatımız %5,2 artışla 211 milyar dolara ulaşmış. Yıllıklandırılmış bazda ise 283,7 milyar dolar ile tarihi yüksek seviyesine çıkmıştır. 125 milyar dolar seviyesine ulaşan hizmet ihracatımızı da dikkate aldığınızda bu yıl toplam mal ve hizmet ihracatımızın 410 milyar dolar seviyelerine çıkmasını bekliyoruz.
2026 yılında enerji ve emtia fiyatlarındaki gelişmeler nedeniyle dönemsel dalgalanmalar yaşansa da enflasyonun ana eğilimindeki iyileşme devam etmektedir. Programımızın temel önceliği fiyat istikrarıdır. Bu doğrultuda para politikasındaki kararlı duruşu mali disiplin ve gelirler politikalarıyla desteklemeye devam edilecektir. Uzun bir aradan sonra Eylül ayında %30’un altına inen enflasyon oranının yıl sonunda %28,4 olacağını tahmin ediyoruz. Sosyal konut ve gıda başta olmak üzere arz yönlü politikalar ile bu düşüşü devam ettireceğiz. Bu politika çerçevesiyle tüketici enflasyonunun 2027 yılı sonunda yüzde 21 seviyesine gerilemesini öngörüyoruz. Orta vadede ise kalıcı şekilde tekhaneli enflasyona ulaşmayı hedefliyoruz.
2027 yılı bütçemizin detaylarını anlatmadan önce 2026 yılı bütçesine ilişkin bazı değerlendirmelere yer vermek istiyorum. 2026 yılı bütçemizde 18 trilyon 979 milyar lira gider. 16 trilyon 266 milyar lira gelir öngörülmüştür. Bütçe açığımızın ise gayri safi yurt içi hasılaya oranı yüzde 3,5 olarak tahmin edilmiştir. 2027-29 dönemini kapsayan orta vadeli programda 2026 yılı bütçe giderleri 19 trilyon 660 milyar lira, bütçe gelirleri 17 trilyon 28 lira, bütçe açığının gayri safi yurt içi hasılaya oranı ise yüzde 3,1 olarak revize edilmiştir. Gördüğünüz gibi gelirler de giderler de yukarı doğru revize edilmiştir. Ancak gelirlerimizin oransal olarak giderlerden daha fazla artması sonucunda bütçe açığımızın milli gelire oranında 0,4 puan civarında bir düşüş söz konusu olmuştur. Başlangıçta öngörülene göre çok daha iyi bir bütçe açığıyla bu yılı kapatacağımızı öngörüyoruz.
2021 yılından bu yana ülkemizde yaşanan depremin bütçe açığına etkisinin yüksek olduğu 2023 yılı hariç bütçe açığının gayri saf yurt içe hasılaya oranını bütçede öngördüğümüz rakamların altına indirmeyi başardık. 2024’te, 2025’te ve 2026’da bu üç yılda başlangıçta öngördüğümüz bütçe açığından daha iyi bir sonuçla yılı kapatmış olduk. Bu da mali disipline verdiğimiz önemin çok açık bir göstergesidir.
2024 yılında hayata geçirilen tasar tedbirleriyle izleme, denetleme, raporlama ve yaptırım modelini güçlü ve kararlı bir şekilde uygulamaktayız. Tasarruf tedbirleri kapsamındaki harcamaların, bütçe içindeki payının uzun dönem ortalaması olan %4,6’dan 2024 yılında %3,1, 2025 yılında ise %2,9 seviyesine düşmesi sağlanmıştır. Bu da tasarruf gerelgelerimizin etkinliğini ortaya koyan önemli bir rakamdır.
2023 yılında yaşadığımız tarihimizin en büyük depreminin bütçemize etkisi konusunda bazı değerlendirmelerde bulunmak istiyorum. 2023-2026 döneminde deprem bölgemizin ihyası için güncel fiyatlarla 5,4 trilyon lira para harcanmıştır. Bu dolar bazında 104 milyar dolara karşılık gelmektedir. Ekstra bir yükle Türkiye Cumhuriyeti karşı karşıya kalmıştır. bu yük en güçlü dediğimiz ekonomileri bile etkileyecek büyüklüktedir. 6 Şubat depremleri sonrasında vatandaşlarımızın ihtiyaçları hızla karşılanmış, imar ve ihya çalışmalarına ivedilikle başlanmıştır.
2027 yılı merkezi yönetim bütçesi kapsamında 230 kamu idaresinin bütçesi bulunmaktadır. Önümüzdeki yıl milli gelirimizin 111 trilyon lira seviyesinde olmasını bekliyoruz ve bu büyüklük içinde 2027 yılında bütçe giderlerinin 27 trilyon 276 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 23 trilyon 408 milyar lira olacağını öngörmekteyiz. 2027 yılında bütçe açığının gayri safi yurt içi hasılaya oranının %3,5 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Deprem harcamaları hariç bütçe açığının gayri safi yurt içi hasılaya oranının yüzde 2,8 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Bütçemiz düşük bir oranda da olsa 2025 yılından başlayarak faiz dışı fazla vermektedir. Gelecek yılda bu eğilimin devam etmesini öngörüyoruz.
2027 yılı bütçe gelirlerinin alt kalemleri şu şekildedir: Gelir vergisi 5 trilyon 533 milyar lira. Kurumlar vergisi 2 trilyon 223 milyar lira. Özel tüketim vergisi 3 trilyon 284 milyar lira. Katma değer vergisi 5 trilyon 680 bir milyar lira. Diğer vergi gelirleri 3 trilyon 184 milyar lira. Vergi dışı gelirler ise 3 trilyon 502 milyar liradır.
2027 yılı bütçe ödeneklerinin ekonomik sınıflandırmaya göre dağılımı ise şu şekildedir: Personel giderleri 7 trilyon 117 milyar lira. Mal ve hizmet alım giderleri 2 trilyon 184 milyar lira, cari transferler 10 trilyon 240 milyar lira, sermaye giderleri 1 trilyon 855 milyar lira, sermaye transferleri 750 milyar lira. Borç verme giderleri 613 milyar lira, yedek ödenekler 542 milyar lira, faiz giderleri 3 milyar 975 milyon liradır.
AK Parti hükümetleri ve Cumhur İttifakı olarak eğitimi her zaman en öncelikli meselemiz olarak gördük ve Milli Eğitim Bakanlığı’na 2027 yılı bütçesinde 2 trilyon 459 milyar lira ödenek ayırdık. Yüksek öğretim kurumları bütçelerini 2027 yılında 872 milyar liraya çıkarıyoruz. Yüksek öğretimi de dahil ettiğimizde eğitime ayırdığımız kaynak 3 trilyon 747 milyar lirayı bulmaktadır. Böylece merkezi yönetim bütçesinden yüzde 13,7 oranı ile en büyük payı yine eğitime ayırıyoruz.
Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanmasını sağlamak amacıyla merkezi öğretim bütçesinden sağlık hizmetleri için 2 trilyon 134 milyar lira kaynak ayırıyoruz. Sağlık Bakanlığı ve Yüksek Öğretim Kurumları ile sosyal güvenlik kurumundan yapılacak sağlık harcamaları da dikkate alındığında sağlık alanına ayrılan toplam kaynak 4 trilyon 532 milyar liraya ulaşmaktadır.
Sosyal yardım ve destekler için 2027 yılı bütçemizde 1 trilyon 341 milyar lira kaynak ayırdık. Bu tutar 2027 yılı bütçesinin %4,9’una denk gelmektedir. 2027 yılında sosyal konut finansmanının desteklenmesi amacıyla %150 artışla geçen yıla göre %150 artışla ayırdığımız kaynağı 250 milyar liraya çıkarmış bulunuyoruz. Ödeme gücü olmayan vatandaşlarımızın sağlık primi giderlerini karşılamak amacıyla 186 milyar lira. 65 yaş üstü yaşlılarımız bakıma ihtiyacı olan engelli vatandaşlarımız ve yakınlarına bağlanan aylıklar kapsamında 132 milyar lira engelli vatandaşlarımızın evde bakımına destek amacıyla 109 milyar lira engelli vatandaşlarımızın. eğitim desteği için 90 milyar lira, doğum yardımı ödemeleri için 84 milyar lira, ekonomik yoksulluk içinde olan çocuklarımızın aileleri yanında yetişmelerine imkan sağlayan sosyal ve ekonomik destek ödemeleri için. 29 milyar lira, engellilerin eğitim taşıma giderleri için 19 milyar lira, koruyucu aile uygulaması kapsamında ise yaklaşık 4 milyar lira kaynak ayırdık.”
yenibakış gazetesi-kktc son dakika