https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2023/03/alt.jpeg
Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı Erhan Arıklı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, seçimlerin yaklaştığı bu günlerde YDP’ye ve şahsına yönelik karalama kampanyası başlatıldığın iddia ederek, “bizi yıpratmaya çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.
Arıklı’nın açıklamasının tamamı şöyle oldu;
“KAMUOYUNA ARZUHALİMDİR…
Tahmin ettiğimiz ve beklediğimiz gibi, seçimler yaklaştıkça YDP’ye ve şahsıma yönelik saldırılar da artarak devam ediyor.
Belli ki bazı çevreler, YDP’nin seçimlerde göstereceği performanstan ciddi şekilde rahatsız. Bu nedenle siyasi projelerimizle, fikirlerimizle ve icraatlarımızla mücadele etmek yerine, şahsımı hedef alan bir karalama kampanyası yürütmeyi tercih ediyorlar.
Elbette bu saldırıların ilk hedefinde, geminin kaptanı olarak ben varım.
Son günlerde YDP düşmanlarının tetikçi olarak Serdinç Maypa’yı devreye soktuğunu görüyoruz. Önceki gece yaptığı yayında da şahsımla ilgili bir dizi ağır suçlamada bulundu.
Madem bu iddialar kamuoyunun önünde dile getiriliyor, biz de kamuoyunun önünde cevap verelim. Çünkü bizim saklayacak hiçbir şeyimiz yok.
1. KIB-TEK VE RÜŞVET İDDİASI
2021 yılında Kıb-Tek bana bağlıyken birilerinden rüşvet talep ettiğim iddia ediliyor.
Bu iddia tamamen gerçek dışıdır.
O dönemde Kıb-Tek Yönetim Kurulunda bugün de milletvekili adayı olan Turan Büyükyılmaz ve Ömer Çete arkadaşlarımız görev yapıyordu. Bu arkadaşlarımız, göreve gelir gelmez kurumda yıllardır devam eden usulsüzlükleri ve yolsuzlukları önlemek için ciddi bir mücadele başlattılar. Hatta rüşvet ve şaibeli ilişkilerle anılan bazı iş insanlarının kuruma girişine dahi yasak koydular. Bir çok yolsuzluk dosyasını polise verdiler.
O dönemde kurumun en önemli sorunlarından biri akaryakıt taşımacılığıydı. Kurum yüksek navlun bedeli yüzünden ciddi zarar ediyordu.
Göreve geldiğimizde yakıt taşıma ihalesi açılmıştı. İhalenin keşif bedeli, ton başına 38.5 dolardı. Bu rakamı yüksek bulduk ve ihaleyi iptal ettik. Yeni bir ihale açtık. İhale sonunçlanıncaya kadar da taşımacılık işini Bakanlar Kurulu Kararı ile Türkiye Enerji Bakanlığının bir alt kuruluşu olan TPİC’e yaptırmaya başladık. TPİC bu akaryakıtı, ihale keşif bedelinin çok daha altında fiyatlara taşıdı ve Kurum ciddi ölçüde tasarruf etti. Şu anda da Kurumun ihtiyacı olan yakıtı TPİC taşıyor ve navlun bedelini de Anavatan ödüyor.
Taşıma işini TPİC e yaptırmaya başladığımızdan itibaren kıyametler koptu!
Çünkü yıllardır bu işten kazanç sağlayan bazı şirketlerin kurduğu düzen bozulmuştu. Bunun üzerine şahsıma ve bakanlığım aleyhine büyük bir kampanya başlatıldı.
Türkiyenin saygın ve resmi bir kuruluşu olan TPİC in özel bir kuruluş olduğu, benim bu kuruluştan rüşvet aldığım, gelen yakıtın pahalı ve kirli olduğu, jeneratörleri bozduğu, halkı zehirlediği gibi bir sürü iddialar ortaya atıldı. Her gün Teknecik’ten yükselen kara dumanlar haber yapılarak “Arıklı’nın kirli yakıtı halkı zehirliyor” manşetleri atıldı.
Peki sonra ne oldu?
Biz hükümetten ayrıldık. Bugün de Teknecik’ten yükselen kara dumanları görüyoruz. Ama artık suçlanan bir Arıklı Bakan yok!
Tekneciğe gelen yakıtı yine TPİC taşıyor ve parasını artık Türkiye ödüyor.
Sayıştay raporlarına gelince…
Bizim görevde olduğumuz dönemle ilgili bu iddiaları doğrulayan tek bir tespit ortaya konulmuş değildir. Gündeme getirilen iddialar, bizden sonraki dönemlerde yapılan alımlarla ilgilidir.
2. ADA 74 GEMİSİ VE DEVLETİN ZARARA UĞRATILDIĞI İDDİASI
Gelelim Ada 74 gemisine…
Kıbrıs Türk Denizcilik Şirketinin yüzde 49 hissesi KKTC İnkişaf Sandığına, yani Maliye Bakanlığına; yüzde 51 hissesi ise Türkiye Özelleştirme İdaresine aitti.
Şirketin yönetiminde de Türkiye tarafından atanmış üç, KKTC tarafından atanmış iki üye bulunuyordu. Şirketin Genel Müdürü ise Türkiye Özelleştirme İdaresi tarafından atanmıştı.
Ancak bu atamalar sadece prosedür gereği idi. Çünkü şirket yaklaşık 25 yıl önce faaliyetlerini durdurmuş, ticari faaliyetleri sıfırlanmış, kasasında beş kuruşu bulunmayan bir şirketti.
Şirketi yeniden canlandırma kararı Türkiye Özelleştirme İdaresi tarafından alındı. Bunun için bir gemi almaya karar verildi…
Gemiyi bulan da onlar oldu, pazarlığı yapan da onlar oldu. Geminin satın alma bedelini de kendileri ödediler. Gemi Yunanistan’dan satın alındı.
Benden önce başlayan bu süreç ben bakan olduktan sonra da devam etti.
Daha sonra gemide arıza meydana geldi. Tamiri için büyük paralar harcandı. Bu masraflar da Türkiye Özelleştirme İdaresi tarafınca karşılandı. Sonunda gemi satıldı.
Şimdi sırf beni yıpratmak için bu gemiyi benim Yunanlılardan aldığım ve devleti zarara uğrattığım iddia ediliyor.
İnsaf!
Bu iddiayı ortaya atanlara basit bir sorum var:
Gidip Maliye Bakanlığına sordunuz mu? Bu geminin satın alınması için KKTC Maliyesi tek kuruş para ödendi mi?
Ziraat Bankasından gönderilen para, Prosedür gereği Türkiye Cumhuriyeti Özelleştirme İdaresi tarafından Kıbrıs Türk Denizcilik Şirketinin hesabına aktarılan ve buradan da ilgili Şirkete gönderilen paradır.
Öyleyse hangi parayla, hangi işlemle, hangi yetkimi kullanarak devleti zarara uğratmışım?
İftira atmak yerine önce belgeleri inceleyin!
3. 74 GAYRİMENKUL İDDİASI VE MAL VARLIĞIM
Bir başka iddia da 74 adet gayrimenkulüm olduğu ve bunları bakan olduktan sonra edindiğim yönünde.
Değerli Halkım,
Arıklı ailesi Kıbrıs’ın en kalabalık ailelerinden biridir. Tapu kayıtlarından Arıklı ailesine mensup kişilerin mallarının dökümünü çıkarıp bunları benim şahsi mal varlığım gibi göstermeye çalışıyorlar.
Aileye ait bütün malları, şahsıma aitmiş gibi sunmak, bir algınıperasyonudur. Daha öncede bir gazetede yer alan ailemize ait tapu kayıtlarının Tapu Dairesinden alınarak yasalara aykırı bir şekilde kim tarafından dışarıya servis edildiği Sayın İçişleri Bakanına sorulması gereken bir sorudur.
Bana ve çocuklarımın üzerine kayıtlı gayrimenkullerin hemen hemen tamamı benim siyasete atılmamdan önce edinilmiş mallardır. Maypanın konu ettiği eşime ait gayri menkulün kaynağı; Köşklü Çiftlikteki bir dairenin satışı ve Öğretmenler Bankasından alınmış kredidir. Ev bankaya ipoteklidir ve taksitleri halen ödenmektedir.
Ailemize ait ORAY İnşaat, geçmişte Kıbrıs’ın büyük inşaat şirketlerinden biriydi. Yüzlerce ekonomik konut inşa etti. İnsanları banka kredilerine mahkûm etmeden, doğrudan sözleşmeyle ev sahibi yaptı.
Bugün tapu kayıtlarında görülen konutların önemli bir bölümü de bu şekilde satılmış, ancak taksitleri henüz ödenmediği için tapu devri yapılmamış konutlardır. Taksitler tamamlandığında tapuları hak sahiplerine devredilecektir.
Şimdi soruyorum:
Bir aile şirketinin yıllar içinde yaptığı yatırımları, sattığı konutları ve aile bireylerinin mülkiyetindeki malları toplayıp bunları benim şahsi servetimmiş gibi sunmak hele hele bunları siyasete girdikten sonra edinilmiş mallar olarak lanse etmek hangi vicdana, hangi ahlaka sığar?
4- HUKUK ÖNÜNDE HESAPLAŞACAĞIZ!
Değerli Halkım,
Bütün bunlar, şahsıma yönelik saldırıların sadece bir bölümüdür.
Daha birçok gerçek dışı iddia ortaya atarak kamuoyunda algı yaratmaya çalışan bu şahsı dün bir kez daha polise şikâyet ettim. Hakkında zem ve kadih kapsamında yasal girişimde bulundum.
Geçmişte de kendisi hakkında dört kez şikâyette bulunmuştum. Polis, şikâyetlerimizle ilgili soruşturmasını tamamlayarak dosyaları aylar önce Savcılığa göndermiş. Ancak bugüne kadar hakkında herhangi bir işlem yapılmadı.
Dün bu konuyu yeniden gündeme getirdik ve Savcılığa şu soruyu sorduk:
Serdinç Maypa’nın sizin tarafınızdan dokunulmazlığı mı var?
Elbette cevabını bekliyoruz.
Benim kimseyle kişisel bir kavgam yok. Siyasi mücadeleye de sonuna kadar varım. Beni eleştirebilirsiniz, icraatlarımı sorgulayabilirsiniz, siyasi tercihlerime karşı çıkabilirsiniz. Bunların hepsi demokratik hayatın gereğidir.
Ama iftira atamazsınız! İnsanların onuruyla, şerefiyle ve itibarıyla oynayamazsınız!
Ben yıllardır siyasetin içindeyim. Çok ağır eleştiriler de gördüm, çok zor dönemlerden de geçtim. Hiçbir zaman eleştiriden kaçmadım, hesap vermekten de korkmadım.
Ancak kimsenin şahsıma ve aileme yönelik iftira kampanyalarıyla siyaset yapmasına da izin vermeyeceğim.
BİZİ PROJELERİMİZLE, FİKİRLERİMİZLE VE SİYASETİMİZLE YENMEYE ÇALIŞIN! İFTİRAYLA, KARALAMAYLA VE ALGI OPERASYONLARIYLA DEĞİL!
YDP yoluna devam ediyor.
Bizim mücadelemiz şahsi makamlarımız için değil, bu ülke ve bu halk içindir.
Bizi susturamayacaksınız, yolumuzdan döndüremeyeceksiniz!
Çünkü bizim saklayacak hiçbir şeyimiz yok!”
Daha azını gör