Başbakan Tufan Erhürman, Kıbrıs konusunda; “Sayın Anastasiadis Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliği konusunda kafa bulanıklığı yaşıyor. Son dönemdeki açıklamaları gösteriyor ki onlarca yıldır süren müzakerelerde siyasi eşitliğin; birlikte yönetmek, yetki ve sorumlulukları paylaşmak anlamına geldiğini henüz hazmedebilmiş değil” dedi.
Erhürman, Kıbrıslı Türklerin iradesinin kararlara yansımayacağı bir yönetim biçiminin söz konusu olamayacağına vurgu yaparak, “Federasyonu eşit iki toplum birlikte kuracak, birlikte yönetecek.
Bu iki toplum tüm yetkileri, sorumlulukları ve varlıkları paylaşacak. Devlet, Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların iradelerini kararlarına yansıttığı oranda sürdürülebilir ve işlevsel olur. Herhangi bir toplumun iradesinin dışlandığı bir model sürdürülebilir ve işlevsel olamaz” ifadelerini kullandı.
“Önlemler aldık”
Başbakan Tufan Erhürman, dövizdeki yükselişten dolayı ülkede yaşanan ekonomik sıkıntılara da işaret ederek, hem tasarruf, hem gelirlerin artırılması, hem de tüketicinin korunması için önlemler aldıklarını vurguladı.
CTP Basın Bürosundan verilen bilgiye göre, Başbakan, CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, Lapta’da gerçekleştirilen toplantıda bölge halkıyla buluşarak, hükümet icraatları hakkında bilgi verdi, yurttaşların sorularını yanıtladı.
CTP Girne İlçesi’nin düzenlediği Lapta Halk Toplantısı’na Erhürman’ın yanı sıra Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Erkut Şahali ile Alsancak Belediye Başkanı Fırat Ataser ve Lapta Belediye Başkanı Mustafa Aktuğ da katılarak çalışmaları aktardı.
9 aylık icraatları aktardı
Başbakan ve CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, ülkedeki yapısal ve ekonomik sorunlar hakkında bilgi verdiği konuşmasında, 9 aylık kısa süre içerisinde hayata geçirilen icraatları aktardı.
Ülkenin dövizdeki yükselişten dolayı içinde bulunduğu durumu anlatan Erhürman, 9 ayda dövizin artışına rağmen, Haziran ayının sonuna kadar akaryakıt zamlarını, Haziran ayında elektrik zammını engellediklerini, daha sonra da yılsonuna kadar elektriğe zam yapılmaması için gerekli çalışmaları tamamladıklarını ifade etti.
Erhürman, ayrıca milletvekillerinin, bakanların ve Cumhurbaşkanı’nın tahsisatlarından kesinti gerçekleştirildiğini, casinolardan ve bet ofislerden ek vergi alındığını, Maliye’nin Fiyat İstikrar Fonu, KDV ve taşınmaz kirası gelirlerinden fedakarlıkta bulunularak, hem tasarruf, hem gelirlerin artırılması, hem de tüketicinin korunması için önlemler aldıklarını vurguladı.
“Hükümet harcamaları büyük oranda öz kaynaklarla yaptı”
Türkiye’deki sistem değişikliği nedeniyle aktarılması beklenen kaynakların aktarılmasında gecikmeler yaşandığını, bu nedenle pek çok ödemenin öz kaynaklarla gerçekleştirildiğini ifade eden Erhürman, buna karşın yatırımlara da olanaklar ölçüsünde devam edildiğini, Güzelyurt’ta üreticilere yerel kaynaklardan tarımsal su sağlandığını, bunun her hal ve şartta üretimi destekleme vizyonunun bir göstergesi olduğunu söyledi.
Uzun bir süreden beri bekleyen Güzelyurt-Lefke yolunun Doğancı’ya kadar olan kısmının da dokuz aylık dönem içerisinde tamamlandığını belirten Erhürman, şimdi aynı çalışmanın Alsancak ve Lapta’daki sıkıntıların aşılması için sürdürüldüğünü ifade etti.
“Federal devleti siyasi eşitlik çerçevesinde iki toplum birlikte yönetecek”
Ülkedeki yapısal sorunların planlı şekilde çözüleceğini, onlarca yılda oluşan sistemin bir anda değişmesinin mümkün olmadığını belirten Erhürman, sosyal ve ekonomik kalkınma adına yapılması gereken çok şey olduğunu söyledi.
Erhürman, Kıbrıs Sorunu konusunda son günlerde yaşanan gelişmelere de değinerek şöyle konuştu:
“Gelişmeler bize açık biçimde bir şeyi gösteriyor. Sayın Anastasiadis, Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliği konusunda kafa bulanıklığı yaşıyor.
Son dönemdeki açıklamaları gösteriyor ki onlarca yıldır süren müzakerelerde siyasi eşitliğin; birlikte yönetmek, yetki ve sorumlulukları paylaşmak anlamına geldiğini henüz hazmedebilmiş değil. Yetkileri kurucu devletlere aktarayım da başım ağrımasın diyor. Kıbrıslı Türklerin iradesinin kararlara yansımayacağı bir yönetim biçimi söz konusu olamaz. Böyle bir yönetim biçimi istediğini söylediği işlevsel, işleyebilen devlet yapısını da sağlayamaz.
Federasyonu eşit iki toplum birlikte kuracak, birlikte yönetecek. Bu iki toplum tüm yetkileri, sorumlulukları ve varlıkları paylaşacak. Devlet, Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların iradelerini kararlarına yansıttığı oranda sürdürülebilir ve işlevsel olur. Herhangi bir toplumun iradesinin dışlandığı bir model sürdürülebilir ve işlevsel olamaz”.