

Küresel piyasalarda bu hafta tahvil faizlerindeki yükseliş, petrol fiyatlarında Orta Doğu kaynaklı oynaklık ve ABD Merkez Bankasının (FED) faiz patikasına ilişkin beklentiler öne çıktı.
Haftaya G7 ülkelerinin 100 milyon varillik koordineli petrol stok salınımında uzlaşması ve ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşın kısa sürede sona ereceği yönündeki mesajlarıyla başlanırken, hafta boyunca da jeopolitik riskler ve enflasyon endişeleri fiyatlamalar üzerinde etkili oldu.
ABD’de eylül ayı istihdam artışının 29 bin kişi ile piyasa beklentisinin altında kalması, ekim ayında faiz artırımı ihtimalinin yaklaşık yüzde 70’ten yüzde 20 bandına gerilemesine yol açtı.
Ancak enflasyon cephesindeki görünüm, para politikasında sıkılaşma endişelerinin tamamen ortadan kalkmasını engelledi. ISM hizmet PMI verisinin 54,9 ve fiyatlar alt endeksinin 74 seviyesinde gerçekleşmesi, hizmet sektöründe maliyet baskılarının sürdüğüne işaret etti.

Tahvil piyasasında ise satış baskısı dikkat çekti. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,34’e yükselerek Nisan 2002’den bu yana en yüksek seviyesini görürken, 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,72 ile 24 yılın zirvesini test etti. Haftanın ikinci yarısında ise tahvillerde zirve sevilerden ılımlı düşüş gözlemlendi.
Çarşamba günü yayımlanan FED’in eylül toplantısına ilişkin tutanaklarda, tüm üyelerin 25 baz puanlık faiz artırımını desteklediği ve çoğunluğun yıl sonuna kadar bir artırım daha öngördüğü ortaya çıktı. New York FED’in bir yıllık enflasyon beklentisinin yüzde 3,9’a yükselerek Mayıs 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaşması da fiyat baskılarına ilişkin kaygıları artırdı.
Enerji piyasasında Brent petrol hafta içinde 97 dolar sınırına kadar geriledi. Ancak Hürmüz Boğazı’nda tanker saldırılarının artması, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları ve Meksika Körfezi’ndeki kasırga sebebiyle petrol üretiminin bir kısmının durdurulması Brent petrol fiyatını yeniden yukarı taşıdı.
Trump’ın, 3 Kasım ara seçimlerine kadar İran’a saldırı düzenlenmeyeceğini açıklaması ise daha fazla yükselişi sınırladı. Petrol haftayı yüzde 1,88 primle 104,53 dolardan tamamladı.

Küresel piyasaların gelecek haftaki ana gündem maddesi ABD enflasyon verileri olacak. Çarşamba günü açıklanacak eylül ayı tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) aylık yüzde 0,6 artması bekleniyor. Önceki ay yüzde 0,4 olan aylık artışın hızlanması, yıllık enflasyonun da yüzde 3,4’ten yüzde 3,6’ya yükselmesi öngörülüyor.
Perşembe günü açıklanacak üretici fiyat endeksi (ÜFE) verisinde aylık artış beklentisi ise yüzde 0,5 seviyesinde bulunuyor. Önceki ay yüzde 0,4 artan ÜFE’nin yanı sıra, ABD perakende satışları da maliyet baskıları ve tüketici talebinin seyri açısından takip edilecek.

Bu arada petrol fiyatlarının yüksek seyrine karşılık tahvil faizlerinde yaşanan sınırlı gerileme altın fiyatlarına destek oldu. Ons altın bu hafta yüzde 1,31 primle 4.194 dolardan kapanış yaptı. Gram altın fiyatında da yüzde 1,53 artış gözlemlendi. Gram fiyatı 6.642 TL’den haftayı tamamladı.
Analistler “FED’in yıl sonuna kadar bir faiz artırımı daha öngörmesi ve uzun vadeli tahvil faizlerinin 24 yılın zirvelerinde seyretmesi, önümüzdeki hafta açıklanacak enflasyon verilerinin önemini artırıyor. Enflasyonun beklentileri aşması, faiz artırımı fiyatlamalarını güçlendirerek tahvil faizlerini daha da yukarı taşıyabilir. Böyle bir senaryo özellikle kıymetli metaller üzerinde yeniden baskı oluşturabilir” ifadelerini kullanıyor.
Ons fiyatında 4.200-4.230 dolar bandı kısa vadeli direnç bölgesi olarak gösteriliyor.
yenibakış gazetesi-kktc son dakika