DOLAR 50,14210,20%
EURO 55,9072-0,62%
ALTIN 6.556,39-0,60
BITCOIN 38017050.16976%
Lefkoşa
°

SABAHA KALAN SÜRE

Vatandaşın gündemi Cenevre değil ‘Yapılan zamlar’

ABONE OL
8 Ocak 2017 13:34
0

BEĞENDİM

ABONE OL
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2023/03/alt.jpeg

Tulga: Ülkenin esas gündeminin Kıbrıs sorunu değil vatandaşın alım gücüdür. Vatandaşın esas gündemi mazottur, akaryakıttır,  reel gündem budur”

 

 “DPÖ son verilerinde hayat pahalılığını yüzde 10 olarak açıkladı. Bu oran  maaşlara yansıtılması durumunda bile bu artışın ancak akaryakıt ve elektrikteki zamları karşılayabilir”

 

“ Hayat koşulları zorlaştıkça insanların başını kaldırması mümkün görünmüyor. İnsanlar her gün evine kapandığında kendi sorunlarıyla baş başadır.   Neredeyse yarım asır sonra Cenevre’de önemli bir zirve yaşanacak, ancak vatandaş kendi sorunlarıyla boğuşmaktan bu konuya kafa yoramıyor”

 

 

 

 

 

Deniz ABİDİN

 

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO) Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, Türkiye’nin Ortadoğu’nun bir parçası durumuna geldiğini belirterek, yapılan bir sürü yanlışların sonucu olarak terörün ithal edildiğini söyledi. Tulga, bu duruma büyük ölçüde Suriye’nin etken olduğunu belirterek, geçmişteki yanlış politikaların bugün terör olarak geri döndüğünü kaydetti. Kürt sorunun çözümlenmemiş olarak ortada durduğunu ifade eden Tulga, tüm bunların kırılgan olan ekonomiyi olumsuz etkilediğini belirtti. Tulga, Türkiye’de  son dönemlerde tehlikeli bir şekilde bir kamplaşmanın oluştuğunu vurguladı.

 

“Türkiye’de yönetimin hakimiyeti ortadan kalktı”

Tulga, kamplaşmanın diyaloğu da ortadan kaldırdığını söyleyerek, yönetim olarak hakimiyetin ortadan kalktığını kaydetti. Tulga, yeniden bir uzlaşı kültürü oluşturmak gerektiğinin altını çizerek, ancak bu şekilde terör olaylarının önüne geçilebileceğini kaydetti. Tulga, Türkiye’deki gerilimin ortadan kalkması için ciddi adımlar  atılması gerektiğini söyledi. Tulga, Başkanlık sistemi tartışmalarının da gerginliği tetikleyen unsurlardan biri olduğunu kaydetti.

  

 

“Halk yoksulluk derecesine geldi”

Tulga, Türkiye’de yaşanan gerginliğin ekonomik yapı, ithalat, ihracatı ve  turizmi de etkilediğini belirterek, bunun sonucunda ise  Türk Lirası’nın sürekli değer kaybettiğini belirtti.  Tulga, yaşanan olumsuzlukların  halkın alım gücünün düşmesine ve  yoksulluk derecesine gelmesine neden olduğunu belirterek, bunun kaosa neden olduğunu vurguladı. Tulga, şunları söyledi: “Türkiye’deki ekonomik kırgınlıklar yoksulluğa yansıyor. Bu durum burada bizim ülkemizde de yaşanıyor. Türk Lirasının değer kaybına bağlı olarak üretmeyen ülkemiz oradaki artışı satın alıyor. Dövizin yansıması olduğu gibi burayı da etkiliyor. Türkiye’de Türk Lirasının değer kaybı yüzde 20’lerde etkilerken bizi yüzde 60’larda etkiliyor. Çünkü burada bizim kattığımız bir şey yok, sadece alıyoruz. Bu da mazota, benzine, elektriğe, gıda fiyatlarına yansıyor”

 

“Yüzde 10’luk artış elektrik bedelini bile karşılamıyor”

Tulga, Devlet Planlama Örgütü’nün (DPÖ) en son yaptığı açıklamada, hayat pahalılığının yüzde 10’lara düştüğünü hatırlatarak, bunun hem yoksullaşma anlamına hem de bütçe açıklarının olduğu anlamına geldiğini belirtti. Tulga, yaklaşık 200 milyon lira civarında bir açığın sadece hayat pahalılığı üzerinden ülkeye yansıdığını ve bunun önceden saptanamayan bir şey olduğunu kaydetti. Tulga, yüzde 10’luk ortalama bir artışın maaşlara yansıtılması durumunda bile bu artışın sadece akaryakıttaki ve elektrikteki artışı karşılayabileceğini söyledi. Başbakan Özgürgün’ün  Asgari Ücretin 2 bin liranın üzerinde olması gerektiğini açıkladığını ifade eden Tulga, şöyle devam etti, “Bugün 1830 lira olan asgari ücret Başbakan’ın söylediği gibi 2 bin veya üzerinde olmasının yaklaşık 170 lira artacağı anlamına geliyor. 170 lira bugün elektrik bedelini bile karşılamıyor. Bu da alım gücünün bu ülkede giderek azalacağının göstergesidir. Bizim söylediğimiz artık DPÖ gibi devlet kurumları tarafından bile belirtiliyor”

Tulga, ülkede yapılması gerekenlerin Kıbrıs sorunu çözülmeden önce gündeme gelmesi gerektiğini belirterek, üretici için, katma değer yaratmak için ve gıda güvenliği için çaba sarf edilmesi gerektiğini belirtti. Tulga, işsizliğin giderilmesi, istihdam yaratılması ve ülkedeki refahı daha yukarılara çıkarmak için bir çabanın ortaya konması gerektiğini belirtti. Tulga, devleti daha çok işlevsel bir hale getirebilmek ve demokratik bir yapı oluşturmak için uğraş verilmesi gerekliliğine dikkat çekti . Tulga, “Bunlar yapılmış olsaydı Kıbrıs sorunun çözümüne de katkı sağlamış olurduk” dedi. Tulga, A planı veya B planı söylemlerinin çok yanlış olduğunu ifade etti. Her gelen hükümetin  bir öncekini arattığını belirten Tulga, toplumun bu konuda uzlaştığını kaydetti. Tulga, yaratılan güvenli yapının Kıbrıs sorununu etkileyeceğini düşündüğünü belirterek, “bu yapılmış olsaydı Kıbrıs sorunun çözümü çok daha kolay olurdu” diye konuştu.

Tulga, A ve B planları şeklinde ifade etmek yerine düzgün bir yapının ortaya konmasını sağlamanın ve nefreti dışlayan politikaların ortaya konmasını sağlamanın daha doğru bir davranış olacağını kaydetti.

 

“Kıbrıs sorunu esas gündem olmaktan çıkacak”

Tulga, şunları belirtti, “9 Ocak’ta Cenevre Zirvesi başlayacak. Her zaman olduğu gibi yine koparmamaya çalışacaklar. Ancak diğer taraftan da bir süre için gündemden düşeceği aşikardır. Belki birkaç kez daha zorlanır. Belki bundan sonra bir zirve daha yaşanır. Çözümsüzlük ihtimalinde, Kıbrıs sorunu esas gündem olmaktan çıkacaktır. Her kırılganlık süreci geciktirir. Böylece çözüm ihtimali azalır. Yıllardır da yaşadığımız odur”

 

“Esas gündem vatandaşın alım gücü”

Tulga, ülkenin esas gündeminin Kıbrıs sorunu değil vatandaşın alım gücü olduğunu kaydetti. Tulga, “Vatandaşın esas gündemi mazottur, akaryakıttır, alım gücüdür, reel gündem budur. Sağlık, eğitim, esas gündem buradadır. Hayat koşulları zorlaştıkça insanların başını kaldırması mümkün görünmüyor. İnsanlar her gün evine kapandığında kendi sorunlarıyla baş başadır.   Neredeyse yarım asır sonra önemli bir zirve yaşanacak. Ancak, vatandaş kendi sorunlarıyla boğuşmaktan bu konuya kafa yoramıyor. Politikalar ve çözüm çabaları vatandaşın daha iyi hayat koşullarında yaşayabilmesi için yeterli değil. Bugüne kadar çözüm diye ortaya konulanlar çözüm olamadı. Bütün iddialar boş çıktı”

 

admin

    Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

    Video İzle