
24 Eylül 2026 Perşembe

Hukukçu Emine Aslan, “Zina 1999 yılına kadar Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak düzenlenmişti. Bu tarihten sonra suç olmaktan çıkarıldı” dedi. Medeni hukukta zinanın, ağır kusur ve mutlak boşanma sebeplerinden biri kabul edildiğini anlatan Aslan şunları söyledi: “Ancak mahkemeler bu fiilin ispatında çok güçlü deliller arıyor. Otel kayıtları, fotoğraflar, yazışmalar gibi unsurlar sadakat yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendiriliyor. Durum bu kadar vahimken, üçüncü kişilere karşı herhangi bir tazminat veya cezai sorumluluk öngörülmemesi caydırıcılığı ortadan kaldırıyor. Toplumsal değerlerin ve evlilik kurumunun korunması açısından en azından manevi tazminat uygulanabilir. Son yıllarda bize bu konuda gelen taleplerde ciddi oranda artış var. Özel hayatın gizliliği ve kişisel özgürlükler dengesi gözetilerek bu konuda kapsamlı bir düzenleme hazırlanabilir.”
Aldatılan kişinin, eşiyle beraber olan üçüncü kişiden manevi tazminat talep edip edemeyeceğinin, uzun yıllardır Yargıtay’ı meşgul eden bir konu olduğunu ifade eden Aslan, “Bu sorun bütün mahkemeler açısından bağlayıcı olan Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararı ile çözülmüş ve aldatılan eşin üçüncü kişiden manevi tazminat isteyemeyeceği kabul edilmişti. Ancak bu konu boşanma avukatlarına en çok gelen talepler arasında yer alıyor, düzenleme şart” diye konuştu.
türkiye istatistik kurumu-yenibakış gazetesi