

Sayın Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, bugün Cumhurbaşkanlığı’nda gerçekleştirdiği siyasi parti başkanları toplantısında yine bir “seçicilik” sergiledi. TDP Genel Başkanı ve HP Genel Başkanı’nı çağırmış, diğer partilerin başkanlarını ise dışlamış. Meclis’te milletvekili bulunmayan, temsiliyeti sınırlı bu iki partiyi öne çıkarıp diğerlerini yok saymak, tam da “adamına göre” siyasetin klasik bir örneği olarak tarihe geçiyor. Peki bu neyin nesi? Taraf tutmak mı, yoksa daha tehlikelisi ırkçılık mı? Sayın Cumhurbaşkanı bu sorunun cevabını kamuoyuna açık ve net bir şekilde vermelidir.
KKTC’nin siyasi arenasında partiler, halkın farklı kesimlerini temsil eder. Bazıları Meclis’te güçlü bir varlık gösterirken, bazıları sandıkta daha az oy alır. Ancak demokrasinin temel ilkesi, tüm meşru partilerin eşit muamele görmesidir. Özellikle Cumhurbaşkanı gibi tarafsız olması gereken bir makamın, sadece belirli partileri davet etmesi, geriye kalanları ise kapının dışında bırakması kabul edilemez. HP ve TDP’nin Meclis’te milletvekili bulunmadığı gerçeği ortadayken, diğer aktif partilerin başkanları neden yok sayılıyor? Bu ayrımcılığın gerekçesi nedir?
Bu tür davetler, “Siyasi Partiler Konseyi” gibi mekanizmalar üzerinden yapılmalıysa, o zaman kural net olmalı: Ya herkes çağrılır ya da kimse çağrılmaz. Seçici davranmak, sadece güvensizlik yaratır; kutuplaşmayı derinleştirir. KKTC gibi küçük bir coğrafyada, hele de ekonomik sıkıntılar, altyapı sorunları ve dış ilişkiler gibi kritik meseleler varken, Cumhurbaşkanı’nın tarafgirliği ülkeye fayda sağlamaz. Tam tersine, “biz ve onlar” ayrımını körükler.
Tarih boyunca benzer ayrımcılıklar, toplumda derin yaralar açmıştır. Irkçılık, etnik köken, ideoloji veya oy potansiyeli üzerinden yapılan her türlü dışlama, demokrasinin düşmanıdır. Sayın Erhürman’ın geçmişteki açıklamalarında “birlik” ve “kapsayıcılık” vurgusu yapması güzel; ancak icraatta bunun tam tersini görmek, halkta büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor. Eğer bu davetler belirli bir siyasi gündemi öne çıkarmak için yapılıyorsa, o gündem nedir? Neden diğer partiler dışarıda bırakılıyor? Bu soruların cevabı şeffaf olmalıdır.
KKTC’de siyaset artık “adamına göre” değil, “halka göre” yapılmalıdır. Oy kullanmamak aptallıktır; ama seçilenlerin de milletin tamamını kucaklaması şarttır. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’dan beklenti, bu seçici tutumuna son vermesi ve tüm parti başkanlarını eşit bir platformda buluşturmasıdır.