

Türkiye’de son dönemde ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonları adeta bir moda haline geldi. Sabah baskınları, gözaltılar, Adli Tıp testleri, pozitif sonuçlar ve tutuklamalar… Kamuoyu her seferinde aynı manzarayla karşı karşıya kalıyor. Peki bu operasyonların arkasında gerçekten sadece “temiz toplum” mücadelesi mi var, yoksa daha karanlık bir gündem mi saklanıyor?
Herhangi bir ünlü, seçim döneminde sosyal medyada ya da bir röportajda Erdoğan’a ve AK Parti’ye yönelik eleştirel bir görüş belirtirse, kısa süre sonra kapısına dayanan narkotik ekipleriyle karşılaşacaktır. Test sonucu pozitif çıkanalara anında tutuklama emri çıkacaktır. önümüzdeki seçimler öncesi sistematik bir sindirme operasyonu yapılıyor.
Bugüne kadar yapılan operasyonlarda isimler değişiyor: Şarkıcılar, oyuncular, eski spor yöneticileri, mankenler… Bazıları gerçekten uyuşturucuyla bağlantılı olabilir. Toplum olarak uyuşturucuya karşı sıfır tolerans göstermeliyiz. Ancak aynı hassasiyet, iktidara yakın duran, AK Parti’yi öven ya da sessiz kalan ünlüler için neden gösterilmiyor? Neden o isimler radar dışında kalıyor? “Adamına göre” adalet anlayışı burada da kendini gösteriyor. Seçici soruşturmalar, muhalif sesleri susturmak için araçsallaştırılıyor.
Bu operasyonlar tam da seçim arifesinde hız kazanıyor. Tesadüf olamayacak kadar düzenli. Eleştirel bir tweet at, bir programa çıkıp “bu gidişat yanlış” de, ertesi gün “uyuşturucu kullanıyorsun” diye damgalanıyorsun. Böylece korku iklimi yaratılıyor: “Konuşursan senin de başına gelir.” Sanat camiası tedirgin, yapımcılar set öncesi test yaptırmayı düşünüyor. Özgür ifade alanı daralıyor.
KKTC’den Mersin’e, yüreğimiz Türkiye’nin her köşesinde atıyor. Bizler “adamına göre” değil, “hukuk herkese” diyoruz. Uyuşturucu baronlarını, büyük satıcıları bırakıp sadece kamuoyunda sesi çıkan ünlülere odaklanmak, asıl sorunu örtbas etmek değil midir? Gerçek temizlik, bağımsız yargıyla, eşit uygulamayla olur. Seçim öncesi bu tür hamleler, halkın gözünü boyamak içindir.
Vatandaş olarak uyanık olmalıyız. Oy kullanmamak aptallıktır. Bu tür oyunları bozmanın yolu, sandığa gitmek ve gerçek adaleti savunanları desteklemektir. İktidar, ünlüler üzerinden korku salarak muhalefeti sindirebileceğini sanıyorsa, yanılıyor. Halkın feraseti her zaman bu tür taktiklerin üstesinden gelmiştir.