DOLAR 46,1611 0.06%
EURO 53,3375 0.11%
ALTIN 6.041,920,05
BITCOIN 29001651.84411%
Lefkoşa
°

SABAHA KALAN SÜRE

Erhürman: “Kıbrıs sorununda başladığımız noktanın çok daha ilerisindeyiz”

Erhürman: “Kıbrıs sorununda başladığımız noktanın çok daha ilerisindeyiz”

ABONE OL
11 Haziran 2026 13:10
Erhürman: “Kıbrıs sorununda başladığımız noktanın çok daha ilerisindeyiz”
0

BEĞENDİM

ABONE OL
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2023/03/alt.jpeg
https://yenibakisgazetesi.com/wp-content/uploads/2024/03/300-x-250-1.jpg

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs sorununda yeni bir sürecin başladığını, gelişmelerin küçümsenmemesi gerektiğini belirterek, “Başladığımız noktanın çok daha ilerisinde bir yerdeyiz” dedi.

Erhürman, ancak “bu defa bu iş bitti diye de bakacak bir durumda değiliz.” diyerek, temkinli ilerlenmesi gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanlığının ortaya koyduğu dört maddelik metodolojiye bağlı kaldığını ve bu maddelerin Birleşmiş Milletler nezdinde son dönemde içselleştirilmeye başlandığının görüldüğünü kaydeden Erhürman, “gerçekten çözüme ulaşma” hedeflerine işaret etti.

Erhürman, Kıbrıs sorunuyla ilgili süreci Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir istişare ve koordinasyon içinde yürütmeye devam ettiklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı’nda “Cumhurbaşkanlığında 200 Gün” başlığıyla düzenlenen basın toplantısında, ilk 200 gündeki çalışmalarını paylaşan Erhürman, Kıbrıs sorunun yanı sıra iç meselelerle ilgili de konuştu.

Anayasal yetkiler çerçevesinde üç yasanın yeniden görüşülmek üzere Cumhuriyet Meclisi’ne iade edildiğini, iki yasanın ise görüş bildirilmesi amacıyla Anayasa Mahkemesi’ne gönderildiğini kaydeden Erhürman, Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Kamu Yönetimini İzleme ve Yurttaş Şikayetlerini Değerlendirme Birimi’ne gelen 183 başvurun 132’sinin sonuçlandırıldığını açıkladı.

–  “Gerçekten çözüme ulaşacak bir süreç istiyoruz”

Şeffaflık ilkesi gereği görevdeki ilk 200 günün ardından bir değerlendirme toplantısı yapmaya karar verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erhürman,  çalışmalarını beş başlık altında değerlendirdi.

Cumhurbaşkanlığı’nın ilk ve temel görevinin Kıbrıs sorunu olduğunu belirten Erhürman, çözüm iradesi tanımlarken herhangi bir model üzerinden tanımlama yapmadıklarını hatırlatarak, “Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesi, benim aldığım yüzde 63 oyun dahi üzerindedir.” dedi.

Erhürman’ın Cumhurbaşkanı’nın bu iradeyi görmezden gelerek görev yapamayacağını kaydetti.

Geçmiş deneyimlerden ders çıkarılması amacıyla Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde ortaya koydukları dört maddelik metodolojiye bağlı kaldıklarını söyleyen Erhürman, “Oyun başlamadan önce oyunun kuralları belli olsun ve bu kurallar bizi çözüme taşıyacak kurallar olsun.” anlayışıyla hareket ettiklerini belirtti.

– “Dört maddeye yönelik ‘asla kabul edilemez’ gibi bir yaklaşım yok”

Dört maddelik öneriyi Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ve görüştükleri diplomatik temsilcilerle paylaştıklarını kaydeden Erhürman, önerilerin uluslararası muhataplar tarafından özellikle bu son dönemde değerlendiriliyor olduğunu söyledi.

Tufan Erhürman, dört maddeye yönelik “asla kabul edilemez” şeklinde bir yaklaşımla karşı karşıya olunmadığına da dikkat çekti.

BM Genel Sekreteri Guterres’in görev süresinin son döneminde Kıbrıs sorununa ilgisini kaybetmediğini aksine bu konuya önem verdiğinin herkes tarafından görüldüğünü ifade eden Erhürman, Guterres’in birçok kez “Bu defa farklı olacak.” vurgusu yaptığını hatırlattı.

Genel Sekreterin aşamalı yaklaşım ve zaman sınırlaması üzerinde de durduğunu kaydeden Erhürman, bu değerlendirmelerin kendileri için yol gösterici olduğunu belirtti.

Kıbrıs Türk tarafının müzakereye karşı olmadığını ancak geçmişteki sonuçsuz süreçlerin tekrarlanmasını istemediğini belirten Cumhurbaşkanı Erhürman, “Biz müzakere olsun diye müzakere değil, gerçekten çözüme ulaşacak bir süreç istiyoruz.” dedi.

“Kıbrıs sorununda bir gelişme var mı? Başladığımız noktanın çok daha ilerisindeyiz.” ifadelerini kullanan Erhürman, temkinli bir şekilde süreci ilerletmeye devam edeceklerinin altını çizdi.

– (Güven artırıcı önlemler) “Arzu edilen adım atılamadı ancak ilerlemeler var”

Güven artırıcı önlemler başlığı altında da konuşan Erhürman, özellikle “ileri adım” olarak ifade edilebilecek geçiş noktaları konusunda arzu edilen adımın atılamadığını ancak bazı ilerlemeler sağlandığını kaydetti.

Yeni geçiş noktaları konusunda arzu edilen sonucun henüz elde edilemediğini söyleyen Erhürman, Metehan geçiş noktasında yapılan düzenlemelerin vatandaşlar tarafından fark edildiğini, Bostancı geçiş noktasında seyrüsefer hizmeti verilmeye başlandığını, Derinya’da  aynı hizmetin henüz uygulamaya koyulamadığına ifade etti.

Hellimin Yeşil Hat üzerinden ticaretinde denetimleri yapacak Bureau Veritas’ın yaklaşık beş yıllık beklemenin ardından görevlendirildiğini hatırlatan Erhürman, tescilli ürünlerle ilgili PDO/PGI Alt Komitesi kurulması önerisinin de kabul edildiğini söyledi.

Sivil toplumun sürece katılımını sağlayacak mekanizmanın da kurulum aşamasına geldiğini ifade eden Erhürman, güven yaratıcı önlemler konusunda hedeflenen noktada olunmasa da somut ilerlemelerin yaşandığını yineledi.

– (Uluslararası temaslar)“Daha önce davet gelmeyen Kazakistan’da temaslar yaptık”

Erhürman, Kıbrıs Türk halkının görüşme masası dışındaki uluslararası temaslarına değinerek, özellikle Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ’nın iki defa Avrupa’da olmak üzere Kıbrıs konusu dışında çeşitli konularda da görüşme gerçekleştirdiği temaslarına işaret etti.

“Görüşme masasının dışında da bir dünya var.” anlayışıyla hareket ettiklerini kaydeden Erhürman, Antalya Diplomasi Forumu ve Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Konseyi Gayriresmi Zirvesi kapsamındaki görüşmelerine değindi.

Türk Devletleri Teşkilatı görüşmeleri kapsamında daha önce davet gelmeyen Kazakistan’dan davet alarak orada da birtakım temaslar yapıldığını kaydeden Erhürman, “Amacı doğru zemine oturtmaya çalışıyoruz.” dedi.

Uluslararası ilişkiler konusunda beklentilerin gerçekçi zeminde tutulması gerektiğini belirten Erhürman, gelişmelerin ne aşırı beklentiyle ne de küçümseyici bir yaklaşımla değerlendirilmesini doğru bulduğunu kaydetti.

Kıbrıs Türk tarafının Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nda gözlemci statüsünde bulunduğunun altını çizen Erhürman, bu statülerin eğitim, yükseköğretim, spor, turizm ve teknik iş birliği alanlarında olabildiğince değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

– “Türkiye ile tam istişare ve koordinasyon içerisindeyiz”

Türkiye ile ilişkiler bağlamında değerlendirmelerde bulunan Erhürman, hedefin bu ilişkilerin doğru zeminde ve iyi ilişkiler anlayışıyla yürütülmesinin sağlanması olduğunu kaydetti.

Kıbrıs sorununa ilişkin dış politika faaliyetlerinin geçmişte de Türkiye ile istişare içerisinde yürütüldüğünü ifade eden Erhürman, kendi döneminde de aynı yaklaşımın devam ettiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erhürman, “Kıbrıs sorunuyla ilgili süreci Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir istişare ve koordinasyon içerisinde yürütmeye devam ediyoruz.” dedi.

– (İç meseleler) “Anayasal sorumlulukları yerine getiriyoruz”

Son olarak Cumhurbaşkanlığı’nın iç meselelere ilişkin çalışmaların hakkında bilgi veren Erhürman, Cumhurbaşkanlığı’nın “içerde de görevler olduğunu” kaydetti; anayasal yetkilerini kullanmaktan geri durmasının söz konusu olamayacağını söyledi.

Toplumda tartışma yaratan üç yasayı yeniden görüşülmek üzere Meclis’e iade ettiklerini, iki yasayı da Anayasa Mahkemesi’ne gönderdiklerini belirten Erhürman, bu işlemleri “icraat” olarak sunmaktan memnuniyet duymadığını ancak anayasal sorumluluklarını yerine getirdiklerini kaydetti.

Bazı atama kararnamelerini imzalamadığını da ifade eden Erhürman, atamalarda yalnızca hukuka uygunluğun değil, liyakatin de dikkate alınması gerektiğini ve buna göre hareket ettiklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı’nın kamu yönetiminin düzenli çalışmasını sağlamak gibi bir sorumluluğu da olduğuna dikkat çeken ve bu kapsamda Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kurulan Kamu Yönetimini İzleme ve Yurttaş Şikayetlerini Değerlendirme Birimi’nin vatandaşlarla doğrudan temas halinde çalıştığını belirten Erhürman, birime ulaşan 183 konudan 132’sinin sonuçlandırıldığını kaydetti.

-(Sorular)“GYÖ’leri görüşmek için 5+1 toplantısı yapılması hiçbir şekilde kabul edilebilir değil”

Erhürman, “Cumhurbaşkanlığı’nda 200 Gün” başlıklı basın toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Bir soruya karşılık Erhürman, “Güven Yaratıcı Önlemleri (GYÖ) görüşmek için 5+1 toplantısı yapılması hiçbir şekilde kabul edilebilir değil” diyerek, şöyle devam etti:

“5+1’e gideriz. Baştan beri mesele yoktu ama gitmeden önce bilmek isteriz ki gerçekten bazı konularda birtakım çözümlere ya yaklaştık ya ulaştık ve bunları da o toplantının sonunda ilan edeceğiz.

Herhalde Lefkoşa’da Metehan Sınır Kapısı’nda birtakım rahatlamaların olduğu ya da Bostancı Sınır Kapısı’nda artık seyrüsefer çıkarma olanağının sağlandığını BM Genel Sekreteri önünde konuşup da açıklamanın bir manası yoktur.”

Erhürman, 5+1 yapılacaksa bunun hem GYÖ’lerle ilgili sonuç üretmesini hem de çözüm süreci açısından ileri bir adım atıldığını gösteren sonuçların BM Genel Sekreteri’nin ağzından çıkmasını istediklerini vurguladı.

Başka bir soru üzerine, dört maddelik metodolojinin sadece kendilerinin değil herkesin masasında olduğunu kaydeden Erhürman, 5+1’in gerçekleşme ihtimalinin çok yüksek olduğu görüşünü belirtti.

Erhürman, “İş ola 5+1, iş ola müzakere baştan beri tercih ettiğim bir şey değil” dedi.

-“Benim baktığım pencereden hayal kırıklığı veya ‘bize bunu nasıl yaparlar’ gibi bir yaklaşım yok”

Rum lider Nikos Hristodulidis’in Kazakistan ziyaretiyle ilgili soru üzerine Erhürman, şöyle konuştu:

“Ben ana muhalefet partisi lideriyken Türk Devletleri Teşkilatı ile ilişkileri çok önemsediğimi, Kıbrıs Türk halkına nereden bir pencere açılırsa bu pencereden muhakkak girilmesi gerektiğini ama bu konudaki beklentilerin de gerçekçi olmayan bir biçimde yükseltilmemesi gerektiğini söylemiştim zaten. Şu anda da aynı noktadayım.

Benim baktığım pencereden hayal kırıklığı veya ‘bize bunu nasıl yaparlar’ gibi bir yaklaşım yok. Çünkü ekibimizle birlikte uluslararası ilişkileri okumaya çalışıyoruz ve bölgesel ihtiyaçların, bir devletin kendi uluslararası ilişkiler ihtiyaçlarının nerelerde şekillendiğini görüyoruz… Bunu herhangi bir kesimi suçlayıcı ya da Kıbrıs Türk halkının Türk Devletleri Teşkilatı üzerinden dünyayla kuracağı bağlantıyı zedeleyici bir dille de ele almayı doğru bulmam.”

-Erdoğan’ın açıklaması… “Son derece doğru bir açıklama, bizim için de aynı şey geçerli”

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün yaptığı, “Doğu Akdeniz’deki haklarımıza kast edilirse en sert şekilde cevabını veririz” açıklamasının hatırlatılması üzerine Erhürman, “Son derece doğru bir açıklama, bizim için de aynı şey geçerli.” dedi.

Güvenlik, enerji, deniz yetki alanları gibi başlıkların adada Kıbrıs Türk halkının iradesi olmaksızın hareket edilebilecek başlıklar olmadığını kaydeden Erhürman, “Dolayısıyla hukuken problemli, tehlikeli, hiçbir şekilde gerçekçi değil ama bu hamleler devam ediyor.” diye konuştu.

“Bu bölgede enerjide, ticaret yollarında, deniz yetki alanlarında, güvenlikte Kıbrıs Türk halkını ve Türkiye Cumhuriyeti’ni dışlama, dışarıda bırakmaya yönelik hiçbir hamle sonuca ulaşamaz. Daha da kötüsü bölgeye ve adaya ilişkin kalıcı çözüm, istikrar, barış arayışlarını zedeler” vurgusu yapan Erhürman, haklar ihlal edilirken, bunu seyirci kalınamayacağını, TC Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu yöndeki açıklamasının da çok yerinde olduğunu kaydetti.

-“Yanlış bir algı oluşturuldu. Konu Taşınmaz Mal Komisyonu’nun etkililiği ile ilgili değil”

Taşınmaz Mal Komisyonu ile ilgili Avrupa Konseyi’nde önemli bir toplantı olduğunun hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erhürman, konunun bu akşam itibarı ile karar aşamasına varmasını beklediklerini, süreci takip ettiklerini ancak karar aşamasına varmadan ayrıntılı bir açıklamayı tercih etmediklerini belirtti.

Konuyla ilgili kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulduğunu söyleyen Erhürman, bu algıyı şöyle özetledi:

“Bu akşam çıkacak karar, ‘Taşınmaz Mal Komisyonu’nun etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul edilmesinden vazgeçilmesi sonucu doğurabilir’ gibi bir algı yayıldı. Böyle bir şey söz konusu değil.”

Başka bir soruya karşılık, Metehan Geçiş Kapısı’ndaki çözümlerin araçlı geçişteki bütün sorunları halletmediğini, Haspolat konusundaki ısrarlarını bu sebeple sürdürdüklerini dile getiren Erhürman, Derinya’daki seyrüsefer konusunun ise çözülmediğini yineleyerek, “Sebep olarak da bize aktarılan ‘oraya gönderecek personel bulamadık’ gibi çok da kabul edebileceğimiz bir şey olmayan argüman.” dedi.

Karma evliliklerden doğan çocuklar konusunda resmi açıklanan değil ancak uygulamada bildikleri birtakım gelişmeler olduğunu kaydeden Erhürman, “Uygulamadaki gelişmeler bizi tatmin gelişmeler mi? Hiçbir şekilde değil. Bizim oradaki pozisyonumuz çok net. Karma evliliklerden doğa çocuklarımızın tümünün Avrupa Birliği vatandaşlığı alma hakkı vardır” diye konuştu.

Erhürman, bu konuda yoğun bir şekilde çalışmaya devam ettiklerini belirtti.

-“Kıbrıs Türk halkı yeni bir hayal kırıklığı istemiyor”

Bir soruya karşılık, “Ben çözüm isteyen biriyim ama çözüm istemek demek ‘çözüm isterim’ diyerek, ortaya çıkabilecek fırsatları züccaciye dükkanına girmiş fil gibi devirip, devirip, götürmek demek değil” diye konuşan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının yeni bir hayal kırıklığı istemediğinin altını çizdi ve şunları kaydetti:

“Kıbrıs Türk halkı bu defa, bu iş çözüme ulaşsın istiyor. Ben bu bilinçle hareket ediyorum. 2004, 2017… 2026 hayal kırıklığı eklemem ucuna. Bütün iyi niyetimle arkadaşlarımla birlikte bu süreçten sonuç alınsın diye uğraşıyorum. Kimin ne yazdığı ne çizdiği de üzerimde zerre baskı oluşturmaz… Kesinlikle umutsuz değilim ama umut tacirliği yapacak hiç değilim.”

-“Hükümet denildiğinde benim aklıma gelen isim Ünal Üstel’dir”

Bir gazetecinin, “Sayın Dışişleri Bakanı’nın Kıbrıs politikası hakkında söylediği kimisine göre bireysel görüşüdür ama kamuoyunda yalanlanmadığına göre hükümetin görüşüdür” şeklinde bir algı olduğunu belirterek,  “Hükümetle masaya oturup, bunları konuşuyor musunuz? Bir diyalog var mı aranızda?” sorusu üzerine Erhürman, “Hükümet denildiğinde benim aklıma gelen isim şu an itibarı ile Ünal Üstel’dir. Ünal Üstel ile de biz temaslarımızı sürdürüyoruz.” dedi.

Muhtemelen gelecek hafta içinde Siyasi Partiler Konseyi’ni bir kez daha toplayacağı bilgisini de veren Tufan Erhürman, şöyle devam etti:

“Onun dışındaki açıklamalar konusunda sadece şunu söyleyeceğim. Önemli şeyler konuştuğumuzu zannediyorum bugün, daha önemli sorular da olabilir onlara alan açalım. Çok önemli olmayan şeylere boğulmayalım.”

Erhürman, basın toplantısının sonunda, bir sonraki değerlendirmesini yıl bitince yapacağını da açıkladı.

Salih Pakarı

    En az 10 karakter gerekli

    Video İzle