

Türkiye’de 20 yılı geride bırakan uluslararası iletişim şirketi Vodafone, bu sürede rekor büyüklükteki yatırıma imza attı. 30 bini aşkın baz istasyonuyla 25,2 milyon mobil, 1,3 milyon sabit genişbant abonesine hizmet veren şirketin çocuklara yönelik kodlama eğitimleri, kadına şiddeti önlemeye yönelik faaliyetlerinin yanı sıra, yine kadın girişimciliğinin destekçilerinden olan Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy’la, daha çok bugünü konuştuk… Bugün hangi toplum kesimine ne tür hizmetler veriliyor, bunların geri dönüşü nasıl gerçekleşiyor?
2025-2026 mali yılı sonuçlarında epey güçlü bir büyüme sergilediğinizi görüyoruz. Gelirlerde önemli artış var, yatırımlarınızın hızlandığı dikkat çekiyor. Bu rakamlar size ne söylüyor?
Engin Aksoy: Vodafone olarak, Cumhuriyet tarihinin en büyük uluslararası doğrudan yatırımcılarından biriyiz. Tam 20 yıldır, sorumlu ve şeffaf yönetişim anlayışımızla ve “daha iyi bir gelecek için teknoloji” vizyonumuzla, ülkemizin toplumsal ve ekonomik gelişiminde önemli bir rol oynadık ve oynamaya devam ediyoruz. Bugüne kadar yaptığımız toplam yatırımın reel değeri 500 milyar TL’yi aştı. Nisan 2025 – Mart 2026 arası dönemi kapsayan mali yıl sonuçlarımıza göre, servis gelirlerimiz 144,8 milyar TL olarak gerçekleşti. 31 Mart 2026 sonu itibarıyla son bir yılda 28,8 milyar TL yatırım yaptık.

Yatırımlar abone sayınıza nasıl yansıyor?
Engin Aksoy: Mobil abone sayımız 25,2 milyon, sabit genişbant abone sayımız 1,3 milyon oldu. Faturalı abone sayımız ise 21,7 milyona yükseldi. Vodafone Yanımda ve Online Self Servis gibi dijital kanallarımızı kullanan aylık aktif müşteri sayımız 18,1 milyon olurken, bu müşterilerimizin aylık toplam etkileşimi 345 milyona ulaştı. Mali yılımızda müşterilerimizin toplam mobil data kullanımı 5.540 petabyte olarak gerçekleşti. Bu dönemde dijital servisler alanında da gelişmeye devam ettik. Yeni nesil mobil finans çözümümüz Vodafone Pay’in ürünlerini kullanan tekil kullanıcı sayısı 10 milyonu aştı. Bine yakın farklı işlem yapabilen kişisel dijital asistanımız TOBi, aylık ortalama 7,1 milyon müşteriyle etkileşime geçti ve bir yıl içinde 262 milyon kez konuşma başlattı.
Tabii, abone sayısının artmasında müşteri memnuniyeti birinci öncelikte. Zaten sektörünüz müşteri memnuniyetinin yön verdiği bir sektör. Bu konuda Memnuniyet Merkezi adıyla bir oluşum başlattığınızı da biliyoruz. Nasıl sonuçlar aldınız?
Engin Aksoy: Vodafone’da müşteri deneyimine müşterilerimizin bizimle kurduğu güven temelli bir ilişki olarak bakıyoruz. Müşterilerimiz için sadece teknoloji sunan bir şirket değiliz; aynı zamanda müşterilerimizin sorunlarını sahiplenen, çözüm üreten ve memnuniyetleri için çalışan bir markayız. Bu anlayışla, bir yıl önce, “Vodafone’la Oldu Bilin” mottosuyla Memnuniyet Merkezi adını verdiğimiz bir program başlattık. Bu kapsamda pek çok projeyi hayata geçirdik. Örneğin, aşım iade kampanyamızdan 1 milyon müşterimiz faydalandı. Yurt Dışına Hoş Geldin Hediyesi ile 1,8 milyon müşterimiz seyahatlerinin ilk dakikalarında sevdikleriyle endişelenmeden iletişim kurdu. Vodafone İlk Hattım ile çocuklara; Süper65 ile 65 yaş üzeri müşterilerimize özel avantaj sunduk. 1 milyondan fazla müşterimiz bu faydalardan yararlandı. Yeni sadakat platformumuz Vodafone Happy ile 2,5 milyon müşterimize 1,3 milyar TL değerinde avantaj sunduk. “Vodafone’u kesinlikle tavsiye etmeyeceğim” diyen müşteri oranımızı %25 iyileştirdik. Kesinlikle tavsiye edeceğini söyleyen müşteri oranımızda ise %33’lük bir artış yakaladık. Ayrıca, Türkiye Müşteri Deneyimi Ödülleri’nden 8 ödül, uluslararası arenada ise 3 ödül aldık.
Herhangi bir hizmeti kullanırken, derdimizi anlatmak bazen saatler alabiliyor. Çağrı merkezine bağlanmak, dijital asistana derdimizi anlatabilmek bazen sorun olabiliyor. Müşteri temsilcisine bağlanıncaya kadar defalarca tekrarlamak durumunda kalıyoruz. Vodafone reklamlarında gördüm “1 kere anlatın yeter” diyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız?
Engin Aksoy: Bugün dünyanın neresinde olursa olsun müşteriler, sorunlarını anlatmak için oradan oraya yönlendirilmeden, derdine tek bir yerden hızlı ve şeffaf bir şekilde çözüm bulmak istiyor. Biz de müşterilerimize hak ettikleri bu deneyimle buluşturmak istiyoruz. O yüzden, bir adım daha atarak, müşterilerimize “Sorununuzu bize bir kere anlatmanız yeterli. Gerisini Vodafone olarak biz sahipleniyoruz” diyoruz. Bu anlayışla, kapsamlı bir deneyim tasarladık. Müşterilerimiz taleplerini bize diledikleri yerden bırakabiliyor. Çözüm uzmanlarımız talebi baştan sona takip ediyor; çözümle ilgili müşterilerimizi bilgilendiriyor. Müşterilerimiz taleplerini dijital kanallarımızdan rahatlıkla takip edebiliyor. Biz de müşterilerimizin taleplerini bıraktıktan sonra 24 saat içinde çözmek için çalışıyoruz. Eğer belirttiğimiz sürede çözemezsek müşterilerimize bu deneyimi telafi ediyoruz.

Paylaşımlarınızda çalışma arkadaşlarınızla ve muhtemel çalışma arkadaşlarınızla gıpta edilesi bir enerji görüyorum. Onların birçoğu, abonelerinizle ilk iletişimi kuranlar oluyor. Yani bir anlamda çalışan memnuniyeti eşittir müşteri memnuniyeti diyebiliriz. Siz çalışan memnuniyeti için neler yapıyorsunuz?
Müşterilerimizle ilk saflarda buluşan müşteri hizmetleri ve mağaza ekiplerimize “Memnuniyet Öncüleri” diyoruz. Müşterilerimize pürüzsüz bir deneyim sunabilmeleri için bu ekiplerimize yatırım yapıyoruz. Örneğin, mağaza ekiplerimiz, “Beni Arayın” uygulamamızla, mağaza içinde anında çözülemeyen konulara dair Çözüm Uzmanlarımıza ilgili konuda bir kayıt açabiliyor. Mağaza ekiplerimiz için özel olarak geliştirdiğimiz ve üretken yapay zekâ teknolojisine dayalı Akıllı Asistanım, mobil ödemeden müşteri kayıt evraklarına kadar yüzlerce sayfalık dokümandaki verileri kullanarak sorulara saniyeler içinde cevap verebiliyor. Bu asistan sayesinde mağaza ekiplerimizin işleri kolaylaşıyor, verimliliği artıyor; ekiplerimiz bu sayede müşterilerimize daha hızlı ve etkili destek olabiliyor. Memnuniyet Öncülerimizin arasındaki sinerjiyi artırmak ve karşılıklı empati ortamını oluşturmak için Tersine Deneyim inisiyatifleri başlattık. Müşteri hizmetlerinde çalışan arkadaşlarımız mağazada, mağazada çalışan arkadaşlarımız müşteri hizmetlerinde bir gün geçiriyor. Ayrıca, “Vodafone’da Her Sesin Bir Değeri Var” yaklaşımıyla çalışan deneyimini güçlendirmek için yeni memnuniyet çözümlerini de hayata geçirdik.
Engin Bey, bu söyleşiyi yaptığımız gün itibarıyla, 5G’nin 40’ı çıktı diyebiliriz geleneksel deyimimizle… İlk rakamlar size ne söyledi? Başarılı bir geçiş oldu mu? Abone sayısında, abone transferinde 5G’nin katkısı ne oldu? Ne olmasını bekliyorsunuz?
Geçişle ilgili olarak her şey planlarımız dâhilinde gerçekleşti. İlk geri dönüşler, hedeflediğimiz kapsama oranlarını yakaladığımızı gösteriyor. 5G uyumlu telefonu bulunan ve 5G ayarlarını yapmış müşterilerimizin %95’inden fazlası 5G’yi kullanmaya başladı. Bu dönemde, uluslararası bağımsız denetim kuruluşu P3 tarafından 81 ilde yapılan detaylı tarama testlerine göre Türkiye’nin en geniş 5G kapsamasına sahip operatörü olduk. Ancak, şunu da belirtmek gerek; çok büyük ölçekli bir teknoloji geçişi yaşandı ve bu ölçekteki bir dönüşüm sonrasında şebeke üzerinde çok sayıda konfigürasyon yapılması gerekiyor. Türkiye genelinde 30 bin baz istasyonundan oluşan büyük bir şebekemiz var. Bu büyük yapı üzerinde kapsama, kapasite ve hız açısından optimizasyonlar yapılması gerekiyor. Bu optimizasyonların yapılması ve şebekenin tam anlamıyla stabil hâle gelmesi zaman alıyor. Bugün itibarıyla, 5G şebekemizin 1 Nisan’a kıyasla çok daha oturmuş olduğunu söyleyebiliriz. İlk günden bu yana müşterilerimizin deneyiminde gittikçe artan bir iyileşme gördük. Erişilen hızlarda 10 kata varan artışlar, ortalamada da 3 katın üzerinde artış olduğunu söyleyebiliriz.
yenibakış gazetesi-kktc son dakika