

SAMSUN Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden (OMÜ) Prof. Dr. Pınar Sökülmez Kaya, ızgarada pişirilen etlerin fazla ısıya maruz kalarak kömürleşen bölgelerinde kanserojen maddelerin oluşabileceğini belirterek, “Mangal yapılırken etlerin yanmamasına dikkat edilmelidir. Kömürleşmiş etler kanser riski taşıyabilir. Ayrıca etin ateşe fazla yakın olması B1, B12 vitamini ve folik asit kaybına neden olurken, damlayan yağların oluşturduğu dumanın ete temas etmesi de sağlık açısından risk oluşturabilir” dedi.
OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Sökülmez Kaya, Kurban Bayramı öncesinde sağlıklı et tüketimi ve doğru kullanımı hakkında özel açıklamalarda bulundu. Yeni kesilmiş etin sert yapısının hemen tüketilmesi, kalbin yükünü artıran ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyleyen Prof. Dr. Kaya, “Bayram günü kesilen hayvanların eti çoğu zaman kısa süre içerisinde pişirilip tüketilmektedir. Fakat yeni kesilmiş etin sert yapısı hem pişirme aşamasında hem de sindirim sırasında bazı sorunlara yol açabilir. Bu durum hazımsızlık, mide şişkinliği gibi problemlere neden olabildiği gibi kalbin yükünü artırarak ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getirebilir” diye konuştu.
‘HİJYEN KURALLARINA UYULMAMASI ZOONOZ HASTALIK RİSKİNİ ARTIRABİLİR’
Kesim, saklama ve pişirme süreçlerinde tamamen hijyenik şekilde hareket edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Kaya, “Kurban Bayramı sofralarında et tüketimi ön plana çıksa da sağlıklı beslenme kurallarından uzaklaşılmamalı, porsiyon kontrolüne dikkat edilmelidir. Gün içerisinde yeterli su tüketilmeli ve dengeli beslenilmelidir. Kırmızı et; protein, demir ve B grubu vitaminleri açısından önemli bir besindir. Ancak doymuş yağ ve kolesterol içeriği nedeniyle kontrollü tüketilmelidir. Kalp-damar hastalığı, diyabet ve hipertansiyon hastalarının yağsız ya da az yağlı etleri tercih etmesi gerekir. Özellikle mide ve bağırsak rahatsızlığı bulunan kişilerin kurban etini hemen tüketmemesi, birkaç gün dinlendirdikten sonra haşlama veya ızgara yöntemiyle hazırlayarak yemesi önerilir. Kolesterol problemi yaşayanların sakatattan uzak durması gerekir. Kurbanlık hayvanların veteriner kontrolünden geçmiş olmasına dikkat edilmelidir. Kesim, saklama ve pişirme süreçlerinde hijyen kurallarına uyulmaması zoonoz hastalık riskini artırabilir. Bu nedenle etler çiğ ya da az pişmiş şekilde tüketilmemelidir” dedi.
‘ÇÖZDÜRÜLEN ET TEKRAR DONDURULMAMALI’
Prof. Dr. Kaya, “Kesilen etin yıkanması doğru değildir, çünkü nemli kalan et bakterilerin çoğalmasını hızlandırabilir. Etlerin uygun koşullarda en az 24 saat dinlendirilmesi önerilir. Kurban etleri büyük parçalar halinde değil, yemeklik porsiyonlara ayrılarak saklanmalıdır. Donmuş etler oda sıcaklığında değil, buzdolabında çözdürülmeli; çözülen et tekrar dondurulmamalıdır. Ayrıca çiğ et hazırlığında kullanılan kesme tahtalarında sebze ve meyve doğranmamalıdır” ifadelerini kullandı.
‘BAYRAMDA SAKATAT TÜKETİMİNDE KOLESTEROL VE KALP-DAMAR HASTALARI DİKKATLİ OLMALI’
Bayram sürecinde kolesterol hastaları sakatat tüketiminden kaçınmaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Pınar Sökülmez Kaya, şöyle konuştu:
“Et pişirirken haşlama, ızgara ve fırında pişirme yöntemleri tercih edilmeli, kızartmadan mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Et yemeklerine ekstra yağ eklenmesine gerek yoktur. Izgara yapılırken et ile ateş arasındaki mesafe iyi ayarlanmalı, etin yanarak kömürleşmesi önlenmelidir. Çünkü kömürleşen bölgelerde kanserojen maddeler oluşabilir. Bayram sofralarının vazgeçilmezlerinden olan kavurma hazırlanırken tereyağı veya kuyruk yağı eklemek yerine etin kendi suyunda ve kısık ateşte pişirilmesi daha sağlıklı bir yöntemdir. Bayram sürecinde sakatat tüketiminde de artış yaşandığı için özellikle kolesterol yüksekliği bulunanlar ve kalp-damar hastalığı riski taşıyan kişilerin bu ürünlerden uzak durması önerilir. Haşlama, fırın ve ızgara yöntemleri yağ tüketimini azaltmaya yardımcı olur. Mangal yapılırken etlerin yanmamasına dikkat edilmelidir. Kömürleşmiş etler kanser riski taşıyabilir. Ayrıca etin ateşe fazla yakın olması B1, B12 vitamini ve folik asit kaybına neden olurken, damlayan yağların oluşturduğu dumanın ete temas etmesi de sağlık açısından risk oluşturabilir.”